Fars kaynaklarına göre Şah Tahmasb döneminde ( 1524-1576) safevi ülkesinde yaşanan iç sorunların Osmanlı-Safevi ilişkilerine etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AWESTA FUAD HASSAN HARKY
Danışman: JÜLİDE AKYÜZ ORAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma 1524 –1576 yılları arasında Farsça kaynaklara göre Tahmasb döneminde Safevi Devleti'nin iç sorunlarının Osmanlı-Safevi ilişkisine etkilerini ele almaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak Şah İsmail ve Safevi Devleti'nin durumu anlatılmaktadır. Daha sonra Tahmasb'ın hayatı ve tahta çıkışından bahsedilmektedir. İkinci bölümde iç sorunlara dayanarak Tahmasb döneminde Safevi Devletinin (siyasi ve ekonomik) durumu hakkında genel bilgiler verilmiştir. Safevi Devleti'nin siyasi durumu ile ilgili daha çok; Şah Tahmasb dönemindeki isyanlar (Bağdat İsyanı, Ulama Tekelü İsyanı, Hace Muhammed Salih Bitikçi İsyanı, Türkmen Yaka İsyanı, Sam Mirza ve Elkas Mirza İsyanı, Ahmed Han Geylan İsyanı, Gürcü İsyanı) açıklanırken Safevi Devleti'nin ekonomik durumu noktasında ise; savaşların ekonomiye etkisi, güvenlik sorunu, vergi sorunu ve diğer sorunlar üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda Kızılbaş aşiretleri (Ustaclu, Şamlu, Tekelü, Rumlu, Avşar, Zülkadr, ) ve bu aşiretlerin Tahmasb'ın tahta çıkmasındaki etkisine yoğunlaşılmaktadır. Bölümün sonucunda Şah Tahmasb dönemine bağlı olarak Safevi-Özbek mücadelesini konu edinmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümü hasseten Şah Tahmasb döneminde Safevi-Osmanlı ilişkisinden bahsetmektedir. Daha sonra Safevi-Osmanlı mektuplaşmasından (Tahmasb-Süleyman arasında) yola çıkarak Maverünnehir sınır meselesi değerlendirilmektedir. Şah Tahmasb ve Sultan Süleyman arasında yaşanan savaşların Amasya Antlaşması ile sonuçlanması anlatılmıştır. Bölümün başka bir kısmı Şehzade Bayezid'in Safevi Devleti'ne sığınması ve son olarak da Sultan Süleyman'ın vefatından sonra Safevi-Osmanlı ilişkisi üzerine yoğunlaşmaktadır.