Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk göğüs hastalıkları bilim dalında kronik akciğer hastalığı ile takipli olan hastaların ebeveynlerinin tütün ürünü kullanma alışkanlıklarının ve hastaların tütün dumanına ikinci ve üçüncü el maruz kalımlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE SETENAY AKYÜZLÜER GÜNEŞ
Danışman: Fatma Nazan Çobanoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İkinci el tütün dumanına (İETD) [diğer adıyla çevresel tütün dumanı (ÇTD)] ve/veya üçüncü el tütün dumanına (ÜETD) maruz kalan kişiler en az tütün ürünü kullanan kişi kadar zararlı kimyasallara maruz kalırlar. Son dönemlerde tanı ve tedavi yöntemlerindeki olumlu gelişmelerin de yardımıyla çocukluk çağı kronik akciğer ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle izlenen hasta sayıları artış göstermektedir. Tütün dumanına maruz kalmanın özellikle kronik akciğer ve solunum yolu hastalığı olan bebekler ve çocuklar için zararlı olabileceği aşikârdır, çünkü bu hastalarda iyileşme postnatal yeterli akciğer büyümesine ve devam eden akciğer hasarından kaçınılmasına bağlıdır. Tütün dumanına maruz kalmak, daha kırılgan ve solunum yolu enfeksiyonlarına yatkın olan bu popülasyonda solunum yolu enfeksiyonlarını ve primer hastalıklarını da azdırır. Araştırmamızda bu hasta grubundaki çocukların ebeveynlerinin tütün kullanma alışkanlıklarının belirlenmesi ve çocukların tütün dumanına ikinci ve/veya üçüncü el maruz kalma durumlarının saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ankara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı'nda kronik akciğer ve/veya solunum yolu hastalığı tanısı ile takipli 250 hasta araştırmamızda yer almaktadır. Bu hasta grubundaki çocukların ebeveynlerinin tütün kullanma alışkanlıkları bir anket yardımıyla belirlenmiştir. Ayrıca çocukların tütün dumanına ikinci ve/veya üçüncü el maruz kalma durumları objektif bir biyobelirteç olan plazma kotinin düzeyi ölçümü ile saptanmış olup plazma kotinin düzeyi 12 ng/ml ve üzerinde olanlar çevresel tütün dumanına (ÇTD) maruz kalmış olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Yüz kırk beş (%58) hasta sigara içen en az bir kişi ile aynı evde yaşamaktadır. Hastaların annelerinin %24,8'si, babalarının ise %43,6'sı sigara içmektedir. Ayrıca hamileyken annelerin %16,4'ü sigara içmiş, %61,2'si ise sigara dumanına maruz kalmıştır. Kendileri içsin veya içmesin ailelerin %41,7'si arabalarında, %82'si ise evlerinde sigara içilmesine izin verdiklerini beyan etmişlerdir. Hastaların 84'ünün (%33,6) son yedi gün içinde sigara dumanına maruz kaldığı ebeveynleri tarafından beyan edilmiştir. Hastaların %72,4'ünün plazma kotinin düzeyi 12 ng/ml ve üstündedir. Tütün ürünü kullanan en az bir kişiyle aynı evde yaşayan çocukların plazma kotinin değerleri, aynı evde tütün ürünü kullanan biri olmayan çocuklarınkine göre anlamlı ölçüde daha yüksektir (p=0,005). Son bir hafta içerisinde tütün dumanına maruz kalanların plazma kotinin düzeyi kalmayanlardan anlamlı ölçüde daha yüksektir (p<0,001). Plazma kotinin düzeyleri arabalarında ve evlerinde sigara içilen grupta içilmeyenlere göre anlamlı derecede yüksektir (sırasıyla p<0,001 ve p=0,031). Ayrıca yaşadığı evde tütün ürünü kullanan biri olmayan 105 çocuğun 80'inin (%76,1) son bir hafta içinde tütün dumanına maruz kalmadığı belirtilen 166 çocuğun 50'sinin (%30,1) ve tütün ürünü kullanımına izin verilmeyen evlerde yaşayan 45 çocuğun 13'ünün (%28,8) plazma kotinin düzeyi ÇTD maruz kalımı için belirlenen ≥ 12 ng/ml üzerinde saptanmıştır. Sonuç: Hastanemiz Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı'nca izlenen kronik akciğer ve/veya solunum yolu hastalığı olan çocukların; ankete göre yaklaşık beşte üçü, plazma kotinin düzeyine göre ise yaklaşık dörtte üçü çevresel tütün dumanına maruz kalmaktadırlar. Anket ve plazma kotinin düzeyi analizi sonuçları birbiriyle uyumlu çıkmamıştır. Çocuklarda İETD ve ÜETD maruz kalımı için genel kabul gören bir plazma kotinin düzeyi yoktur. İleri çalışmalarda Türk çocuklarına özgü bir kesim değeri belirlenmesi ve verilerin bu kesim değerine göre değerlendirilmesi doğru olacaktır