Kronik adenotosillitli olgularda Chylamydia pneumoniae varlığının çeşitli yöntemlerle araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, MİKROBİYOLOJİ VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM GENÇ
Danışman: DEVRAN GERÇEKER
Özet:ÖZET Kronik Adenotonsillitli Olgularda Chlamydia pneumoniae Varlığının Çeşitli Yöntemlerle Araştırılması Akut ve kronik adenotonsillitler toplumda oldukça sık görülen üst solunum yolu infeksiyonlandır Bunun yam sıra birçok soruna neden olan, rekürren veya kronik adenotonsillit nedeniyle oluşan adenotonsiller hipertrofi de oldukça fazla gözlenmektedir. Uygun medikal tedaviye rağmen adenotonsillitin en az 3-6 aydan beri devam etmesi kronik adenotonsillit olarak tanımlanır. Yetersiz süre ve dozdaki antibiyotik tedavisi lenfoid foliküler dokuda fokal infeksiyona neden olabilir ve böylece adenotonsillit devam edebilir, günler ve haftalar sonra yeni bir adenotonsillit atağı görülebilir. Adenotonsillitlerin etyoloj isinde sıklıkla virüsler rol oynadığından boğaz kültürü sonucunda herhangi bir bakteri tespit edilememektedir. Bazı vakalarda ise klinik bulgularla seyreden infeksiyonun varlığına rağmen infeksiyon etkeni belirlenememekte ve medikal tedavi başarısızlıkla sonuçlandığından tonsil ve adenoidler cerrahi girişim ile çıkarılmaktadır. Özellikle medikal tedaviye yanıt vermeyen ve boğaz sürüntüsü örneklerinde patojen bir bakteri üremesinin olmadığı olgularda adenotonsillit etyolojisinde C.pneumoniae gibi bir bakterinin de düşünülmesi gerekmektedir. C.pneumoniae sıklıkla atipik pnömoni etkeni olarak bilinen hücre içi bir bakteridir. Bunun yam sıra farenjit, bronşit, pürülan sinüzit ve seröz otitis media gibi diğer akut ve kronik solunum sistemi infeksiyonlarma da sebep olmaktadır. C.pneumoniae'mn, rekürren ve kronik üst solunum yolu infeksiyonlarmda, bu bakteri için rezervuar olduğu düşünülen tonsil ve adenoid dokuda araştırılması gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmaya, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz kliniğinde kronik adenotonsillit ve bunun neden olduğu klinik sorunlar nedeniyle tonsillektomi veya adenoidektomi yapılan 51 hasta katılmıştır. Yaş ve cinsiyet açısından hasta grubuyla uyumlu 50 sağlıklı kişi kontrol grubu olarak seçilmiştir. 51 hastadan 35 tonsil, 19 adenoid olmak üzere toplam 54 doku örneği ve her hastadan 2 boğaz sürüntüsü örneği alınmıştır. Bir boğaz sürüntü örneği 2SP taşıma besiyeri diğeri Stuart taşıma besiyeri içine konulmuştur. Aynı işlem kontrol grubundan alman boğaz sürüntü örneklerinde de uygulanmıştır. Stuart taşıma besiyeri içindeki boğaz sürüntü örnekleri %5 koyun kanlı agar, Çukulata agar, MacConkey agar ve Sabouroud Dextroz Agar besiyerlerine ekilerek rutin bakteriyolojik incelemeler yapılmıştır. Tüm örneklerden fenol-kloroform ekstraksiyonu ve etanol presipitasyonu ile DNA izolasyonu yapılmış, bakterinin PstI 61fragmanına spesifik primerler (HL-1, HR-1) ve ayrıca 16S rRNA bölgesini hedefleyen primerler (CpnA, Cpnl220R) ile PZR yöntemi kullanılarak C.pneumoniae DNA' sı araştırılmıştır. Hastalardan alman doku örnekleri %10 formalinle fiske edilip, parafin ile dondurulduktan sonra 4 um'lik kesitler alınmış tür-spesifik monoklonal antikor kullanılarak immünhistokimyasal boyama yapılmıştır. Rutin bakteriyolojik incelemeler sonucunda 13 hastanın ve 2 kontrol olgusunun boğaz kültüründe normal boğaz florasındaki bakterilerin dışında patojen mikroorganizma üremesi olduğu tespit edilmiştir. Boğaz kültürlerinde 10 hastada ve 2 kontrol olgusunda olmak üzere en fazla S. aureus üremiştir. Bakterinin PstI fragmanına spesifik primerler ile yapılan PZR çalışmalarında 2 adenoid doku örneğinde ve 2 boğaz sürüntü örneğinde olmak üzere toplam 4 örnekte C.pneumoniae DNA'sı tespit edilmiştir. Ayrıca 16S rRNA bölgesini hedefleyen primerler ile yapılan PZR çalışmalarında da bu sonuçlar doğrulanmıştır. Kontrol grubundan alman boğaz sürüntü örnekleri ile yapılan PZR çalışmalarında hiçbir örnekte C.pneumoniae DNA'sı saptanmamıştır. IHC yönteminde, PZR ile C.pneumoniae DNA'sı tespit edilen adenoid doku örneklerinden sadece l'inde C.pneumoniae antijenleri saptanmıştır. Fisher-Exact testi kullanılarak yapılan istatistiksel değerlendirmede; hasta ve kontrol grubunda boğaz sürüntü örneklerinde yapılan PZR sonuçlan karşılaştırılmış ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p = 0.27). Bu çalışmada kronik adenotonsillit ile C.pneumoniae arasında direkt olarak bir ilişki bulunmamıştır. Ancak C.pneumoniae özellikle de yetersiz antibakteriyel tedavi verilenlerde bir çok kronik infeksiyonun etyoloj sinde önemli olduğu gibi kronik adenotonsillit etyoloj isinde önemli olabilir. C.pneumoniae ve kronik adenotonsillit arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla çok sayıda hasta ile sağlıklı kişinin dahil edildiği çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Sözcükler: C.pneumoniae, IHC, Kronik Adenotonsillit, PZR 68