Bilim ve ideoloji ekseninde siyasal gelişme kavrayışına eleştirel bir bakış
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REZZAN AYHAN TÜRKBAY
Danışman: FİLİZ ZABCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Ayhan Türkbay, Rezzan, Bilim ve İdeoloji Ekseninde Siyasal Gelişme Kavrayışına Eleştirel Bir Bakış, Doktora Tezi, Danışman: Prof. Dr. Filiz Zabcı, 369.s Bu çalışma, siyasal gelişme kavrayışını eleştirel bir bakış açısı ile incelenmektedir. Siyasal gelişme kavrayışına ilişkin eleştirel değerlendirme tarihsel koşullar göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Eleştirel bakış açısının yöneldiği amaç, kavrayışın ideolojik bir inşa sürecinin parçası haline geldiğini kanıtlamaktır. Bunun için bilim ve ideoloji karşıtlığını mutlaklaştıran ölçütler analiz aracı olarak kullanılmıştır. Siyasal gelişme kavrayışı tarihsel olarak çözümlendiğinde, sınırlarının Amerikan siyaseti ve dış politikası tarafından çizildiği karşımıza çıkmaktadır. Soğuk Savaş döneminde ve Amerikan siyaset bilimi içinde üretilmiş bir kavram olarak öncelikle anti-komünist mücadele içinde anlam kazanmıştır. Bu doğrultuda Amerika'nın öncülüğündeki kapitalist dünyayı ve çıkarlarını korumuş ve meşrulaştırmıştır. Siyasal gelişme kavrayışı, bilimsel olmanın üstünlüğü ve güvenilirliği ile ideolojik olanı dışlamış ve Üçüncü Dünya ülkelerine sosyalist kutba yönelmemelerini telkin etmiştir. Siyasal gelişme kavrayışı Soğuk Savaş boyunca ve Soğuk Savaş sonrasında değişen tarihsel koşullara göre şekil almıştır. Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında demokrasi/demokratikleşme anlamına gelen kavrayış, daha sonraki yıllarda demokrasi vurgusunun istikrarı ihmal ettiği gerekçesi ile düzen ve istikrar vurgusuna ağırlık vermiştir. 70'lerde, değişen ekonomik ve siyasal koşullar siyasal gelişme kavrayışının çözülmesine yol açmış ve epistemolojik çerçevesini değiştirmiştir. Siyasal gelişme kavrayışı, ekonomi biliminin kavramlarından yararlanmış ve rasyonel seçim modelleri ve politika analizleri ile varlığını sürdürmüştür. Bu koşullar altında başlayan süreç, neoklasik iktisadın egemen olması ve yeni sağın yükselişe geçmesi ile birlikte neoliberal gelişme paradigmasının öncülüğünü yapmıştır. Soğuk Savaşın sona ermesi ise siyasal gelişme kavrayışını başka bir mecraya taşımıştır. Siyasal gelişme kavrayışı bundan böyle neoliberal gelişme paradigmasının belirlediği küreselleşme söylemi çerçevesinde gelişmiştir. Küreselleşme, piyasaları küreselleştirdiği gibi, demokrasiyi de küreselleştirmiştir. Demokrasi, bu dönemde de meşrulaştırma işlevi gören bir retorik olmuştur. Böylece, siyasal gelişme kavrayışının sürekliliği tarihsel koşullara ve ABD'nin değişen çıkarlarına uyarlanarak sağlanmıştır.