Yunanistan'ın Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyeliği ve Türkiye'deki yansımaları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ÇETİNER
Danışman: HAKAN UZUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İkinci Dünya Savaşı sonrasında, başta ekonomik ve siyasi olmak üzere birçok alanda bütünleşmiş birlik kurmak, yıkılan Avrupa'yı tekrar ayağa kaldırmak amacıyla Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (AKÇT), Avrupa Topluluğu (AT) ve EUROATOM'un birleşmesiyle Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti'ne karşı bağımsızlık mücadelesine başladığı 1821 yılından beri batılı devletler yanında kendine yer edinmeye çalışan Yunanistan, İkinci Dünya Savaşı ve İç Savaş sonrası, büyük ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya kalmış, bu süreçte Batı Bloğu içinde daha fazla yer almaya çalışmıştır. Bu nedenlerle 8 Haziran 1959 tarihinde AET'ye başvurarak Avrupalı kimliğine kavuşmak istemiştir. 9 Temmuz 1961 tarihinde AET ile Yunanistan arasında Atina Anlaşması imzalanmıştır. 1967-1974 yılları arasında Albaylar Cuntası nedeniyle askıya alınan ilişkiler, 1974'de Cuntanın yıkılması ve Karamanlis'in liderliğiyle büyük bir hız kazanmıştır. Nitekim uyum süreci ve müzakereler başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş ve Yunanistan, en büyük hedeflerinden birine ulaşmıştır. 28 Mayıs 1979'da AET ile katılım anlaşmasını imzalayan Yunanistan, 1 Ocak 1981 tarihinde AET'nin resmen onuncu üyesi olmuştur. Komşu Yunanistan'dan yaklaşık bir ay sonra Türkiye de AET'ye başvurmuş ve Topluluk ile ilişkilere başlamıştır. Ancak, aynı dönemde ilişkilere başlayan Türkiye'de yaşanan askeri müdahaleler, iç karışıklıklar, istikrarsız politikalar ve sürekli değişen iktidarlar nedeniyle üyelik yolunda fazla bir yol kat edilememiştir. Buna karşın Yunanistan üyelik amacıyla, özellikle Albaylar Cuntası'nın yıkılıp yerine demokratik bir yönetim geldikten sonra AET'nin talep ettiği üyelik kriterlerini yerine getirmek için uğraşmıştır. Sonuç olarak da sürekli rakip olarak görülen Yunanistan'dan, AET'ye üyelik yolunda, geri kalınmıştır. Komşu Yunanistan'ın AET'ye üyeliği ile ilgili Türkiye'de elbette siyasi, akademik ve iş dünyası çevrelerinde bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Türkiye'nin de bir an önce AET'ye üye olması ve bunun için gerekli adımların atılması savunulmuştur. Bu üyeliğin siyasi bir amacı olduğu vurgulanmış, Yunanistan'ın, Topluluğu arkasına alarak Türkiye ile olan sorunları kendi lehine çözümlenmesini sağlayabileceğinden ve elde ettiği veto hakkını Türkiye'nin AET'ye üyeliğini engellemek için kullanabileceğinden duyulan endişeler dile getirilmiştir. Ekonomik olarak da Türkiye'nin bu üyelikten olumsuz etkileneceği yönünde görüşler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Ekonomik Topluluğu, AET, Türkiye'deki Yansımalar, Üyelik Süreci, Yunanistan