Theodor W. Adorno'nun felsefesinde eğitim


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET ÖZGÜR GENÇKURT

Danışman: Hasan Haluk Erdem

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmanın hedefi Theodor W. Adorno'nun eğitim görüşlerinin incelenmesi, tanıtılması ve Türkçe literatüre kazandırılmasıdır. Düşünürün eğitim görüşleri ve felsefi düşünceleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve ortaya konulması da amaçlar arasındadır. Bu araştırmada günümüzde güncel olduğu düşünülen etik ve deneyim sorunlarının eğitimle ilişkileri bağlamında düşünürün analizlerinin incelenmesi için döküman analizi yöntemi kullanılacaktır. Araştırmada düşünürün kendi çalışmaları ve yabancı literatürde yapılan çalışmalar temel alınarak Adorno'nun eğitim görüşlerinin güncelliği ve önemi tartışılmıştır. Aydınlanmayla günümüze kadar gelen araçsal rasyonalite gibi temel düşünce yapılarının eleştirisiyle bunların eğitimle ilişkisi ele alınacaktır. Düşünürün eğitim görüşlerine zemin oluşturması bakımından ahlak felsefesi, toplum analizi, deneyim ve kültür başlıklarındaki yorumları mercek altına alınacaktır. Filozofun eğitim görüşlerine temel olan Bildung, Halbbildung, eleştirel özdüşünüm, araçsal akıl ve şeyleşmiş bilinç kavramları araştırma içerisinde incelenecek ve birbirileriyle ilişkileri değerlendirilecektir. Filozofun kültür endüstrisi çağında şeyleşmiş bilince ve yarım-eğitimliliğe (Halbbildung) dair analizlerinin ve yüksek kültür eserlerinden oluşan Alman idealist felsefe geleneğinden gelen bir kavram olan Bildung birikiminin sahiplenilmesi düşüncesi bugün de eğitim bağlamında geçerliliği koruduğu düşünülmekte ve Adorno'nun eğitim görüşünün temelinde yer alan eleştirel özdüşünüm etkinliğinin eğitim çalışmaları bakımından incelenmesi önemli görülmektedir. Eğitimin felsefi, sosyal ve tarihi temelleri açısından Adorno'nun eleştirileri ve düşünceleri, geçen yüzyılın çatışmalı mirası da göz önünde bulundurulduğunda eğitimin disiplinlerarası çalışmalardan beslenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.