Kliniğimizdeki in vitro fertilizasyon-embriyo transferi(IVF-ET) uygulamalarında GnRH antagonist ve agonist protokollerin karşılaştırılması: 1000 siklusun retrospektif analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDA ŞAHİN AKER

Danışman: RUHŞEN AYTAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında İn vitro fertilizasyon-embriyo transferi( IVF-ET ) uygulanan 1000 siklusun GnRH antagonist ve agonist protokollerinin etkinliğinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ekim 2007- Ekim 2012 yılları arasında 20-39 yaşları arası,primer ya da sekonder infertil,düzenli menstrüel siklusu olan,VKİ 18-29 kg/m2 arasında olan,bazal FSH değeri ≤13 IU/L olan, prolaktin ve TSH seviyeleri normal sınırlarda olan hastalar ve taze sikluslar çalışmaya dahil edilmiştir. Retrospektif tarama ile 1000 siklus çalışmaya dahil edilmiştir, bu siklusların 283'üne agonist protokol,717'sine antagonist protokol uygulanmıştır. Her iki protokol grubu demografik özellileri, tedavi karakteristikleri, gebelik oranları açısından karşılaştırılmıştır. Antagonist protokol grubunda hastaların yaş ortalamaları, FSH düzeyleri agonist gruptakilere göre anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu görüldü(p<0,001). Agonist protokol grubunda indüksiyon süresi (10,27±2,1 gün), hCG günü estradiol düzeyi(3057±2119pg/mL), en yüksek estradiol düzeyi (3427±2464 pg/mL), toplanan oosit sayısı (12,99±7,28), transfer edilen embriyo sayısı (2,21±1,16), elde edilen metafaz 2 oosit sayısı (11,04±6,79) istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Günlük kullanılan ortalama gonadotropin dozu antagonist protokol grubunda (249±82,87 ünite) istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,02). Agonist protokol grubunda 'coasting' uygulaması ve OHSS gelişimi istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Siklus iptal oranlarına bakıldığında antagonist protokol grubunda istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Agonist protokol grubunda siklus başına kimyasal gebelik oranı %40,3 iken antagonist protokol grubunda %28,5'tir. Agonist protokol grubundaki bu değer istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Agonist protokol grubunda klinik gebelik oranı %31,4 devam eden gebelik oranı %27,2 iken antagonist grupta sırasıyla %27,2 ve %25,1'di. Her iki protokol grubunda agonist gruptaki bu yükseklik istatistiksel olarak anlamlı değildi (sırasıyla p=0,179 ve p=0,115). Agonist ve antagonist protokol grubunda transfer başına kimyasal gebelik oranı agonist protokol grubunda %42,1,antagonist protokol grubunda %32,8 idi. Agonist protokol grubunda bu oran istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,008). Agonist protokol grubunda transfer başına klinik gebelik oranı %32,8,devam eden gebelik oranı %28,4'tü. Antagonist protokol grubunda bu oranlar sırasıyla %31,4 ve %28,9'du. Her iki protokol grubunda agonist gruptaki bu yükseklik istatistiksel olarak anlamlı değildi (sırasıyla p=0,660 ve p=0,873). Çalışmamızda klinik gebelik üzerine her iki protokol grubunun etkileri benzer bulunmuştur (OR=0,814,%95 CI=0,603-1,099; p=0,18). Kimyasal gebelik üzerinde GnRH agonist protokol daha başarılı bulunmuştur (OR =1,696,%95 CI=1,272-2,262;p<0,001). Devam eden gebelik üzerine etkisine bakıldığında her iki protokolün benzer olduğu bulunmuştur (OR=1,115,%95 CI=0,817-1,523; p=0,493). Sonuç olarak GnRH agonist protokol grubunda daha fazla sayıda ve kalitede oosit elde edilmesi, daha fazla sayıda embriyo transferine rağmen; GnRH agonist ve GnRH antagonist protokol grubunda benzer klinik ve devam eden gebelik oranları bulunmuştur. GnRH agonist protokolün uzun stimülasyon süresi ve OHSS görülme sıklığı nedeniyle son yıllarda GnRH antagonist protokol tedavilerde öncelikle tercih edilmektedir.