İnfliksimab tedavisi alan ankilozan spondilit ve romatoid artrit hastalarında ilaca karşı antikor gelişimi, infliksimab düzeylerinin klinik parametreler ve oksidatif durum ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELEK PALA AKDOĞAN

Danışman: Aslıhan Gürbüz Bolkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Romatoid artrit (RA) ve Ankilozan spondilit (AS), toplumda sık görülen, kronik inflamatuar romatizmal hastalıklardandır. AS, çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkar ve esas olarak omurgayı ve sakroiliak eklemleri etkiler. RA ise sıklıkla el-el bileği ve ayak-ayak bileğinin küçük eklemlerinde başlar. Sosyal hizmetler ve sağlık alanında yüksek harcamalara neden olmaları nedeniyle bu hastalıkların etyopatogenezini, biyolojik etkilerini ve en etkin tedavi stratejilerini araştırmak toplumsal ve ekonomik açıdan önemlidir. Mevcut tedavi stratejileri semptomları hafifletmeye yönelik olup; yeni tanıyı takiben "Hastalık Modifiye Edici Anti-Romatizmal İlaçlar'' ile tedaviye başlanmakta olup bu ilaçlarla tedaviye rağmen hastalık aktivite skorları yüksek seyreden hastalara biyolojik ajan tedavileri uygulanmaktadır. Biyolojik ajanlar, inflamasyonun farklı noktalarında etkili olarak inflamasyonu indükleyen özgün yolakları ve sinyalleri inhibe etmektedirler. Tümör Nekroz Faktör-alfa (TNFα); AS, RA ve başka birçok inflamatuvar hastalığın patogenezinde önemli rol oynayan proinflamatuar bir sitokindir. Son yıllarda romatizmal hastalıkların tedavisinde TNFα'nın biyolojik aktivitelerini nötralize eden anti-TNF ilaçlar kulanılmaya başlanmıştır. Bu ajanlara karşı gelişen otoantikorlar ilaç klirensini arttırmakta ve yetersiz ilaç düzeylerine neden olarak klinik yanıtta bozulmaya yol açabilmektedir. Oksidatif stres, oksidan fazlalığı ve/veya antioksidan eksikliğinden kaynaklanır ve hücre ölümünü tetikleyen, ciddi metabolik disfonksiyona ve makromoleküler hasara yol açar. Bu oksidatif stres durumunda üretilen reaktif oksijen türlerinin (ROT), RA ve AS gibi kronik inflamatuar hastalıkların etyolojisinde ve patogenezinde önemli rol oynadığına dair kanıtlar gösterilmiştir. Yine, farklı çalışmalar ROT'u, plazma TNFα seviyeleri ile artrit başlangıcı ve ilerlemesiyle ilişkilendirdiğinden, inflamatuar yanıt sırasında aktive nötrofiller tarafından üretilen ROT rolüne odaklanılmıştır. Bu sebeplerle, çalışmamızda TNFα inhibitörlerinden olan infliksimab tedavisi alan AS ve RA hastalarında, infliksimab düzeyi ölçümü, infliksimaba karşı antikor oluşumu, AS hastalarında hastalık aktivite skorları ile oksidan, antioksidan ve inflamatuar parametreler (CRP, ESH) arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma AÜTF İç Hastalıkları Romatoloji Kliniğinde, infliksimab tedavisi alan, RA ve AS tanılı, gönüllü hasta grubunda yapılmıştır. Hastalardan kan örnekleri bir sonraki infliksimab uygulamasından hemen önce alınmıştır. Hastaların aynı gün içinde ayrıntılı fizik muayenesi yapılıp, hastalık aktiviteleri skorlanmış ve rutin laboratuvar tetkikleri değerlendirilmiştir. Kan örneklerinde ELISA ile infliksimab ilaç düzeyi ve infliksimab antiilaç antikor oluşumu incelenmiş ve laboratuvarımızda Malondialdehit düzeyi, Katalaz, Ksantin oksidaz ve Glutatyon peroksidaz aktiviteleri ölçülmüştür. Bulgular: İnfliksimaba karşı antikor saptanan hasta grubunda infliksimab ilaç düzeyleri, antikor saptanmayan gruba kıyasla daha düşük bulunmuştur. İnfliksimaba karşı antikor saptanan AS hastalarında BASDAI skoru, antikor saptanmayan gruba kıyasla daha yüksek saptanmıştır. AS hastalarında BASDAI ve BASFI skorları arasında pozitif korelasyon görülmüştür. AS hastalarında BASDAI skoru ile MDA düzeyleri ve GSHPx aktiviteleri arasında pozitif lineer korelasyon saptanmıştır. Bulgularımız göstermeyi amaçladığımız şekilde olup literatür ile uyumlu olarak bulunmuştur. Sonuç: İnfliksimaba karşı antikor saptanan AS ve RA hastalarında ilaç düzeyleri muhtemelen ilaç klirensinin artmasına bağlı olarak daha düşük bulunmuştur. İnfliksimaba karşı antikor saptanan AS hastalarında BASDAI skoru ise muhtemelen ilacın tedavi etkinliğinin düşmesine bağlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Yüksek hastalık aktivitesi gösteren AS hastalarında, düşük hastalık aktivitesi gösteren hastalara kıyasla, etyopatogenezde rol alan oksidatif stres belirteçlerinden olan MDA düzeyi ile literatürde infliksimab tedavisiyle arttığı gözlenen ve antioksidan durumu gösteren GSHPx aktivitesi daha yüksek bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Romatoid artrit, Ankilozan spondilit, İnfliksimab, Anti ilaç antikoru, Oksidatif stres.