Dişi köpek kısırlaştırma programlarında laparoskopik cerrahi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, VETERİNERLİK DOĞUM VE JİNEKOLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM TEZ
Danışman: HALİT KANCA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tez çalışmasının amacı; prepubertal ve yetişkin köpeklerde geleneksel ve laparoskopik ovariektominin (OVE) karşılaştırılmasıdır. Çalışmada 46 yetişkin (9-48 ay) ve 46 prepubertal (5-8 ay) dişi köpek kullanılmıştır. Köpekler rastgele prepubertal OVE (pOVE), yetişkin OVE (yOVE), prepubertal laparoskopik OVE (pLOVE) ve yetişkin laparoskopik OVE (yLOVE) gruplarına ayrılmıştır. Tüm cerrahi prosedürler, aynı protokol kullanılarak genel anestezi altında gerçekleştirilmiştir. Geleneksel OVE ventral orta hattan gerçekleştirilmiştir. Geleneksel OVE toplam cerrahi süresi ve 5 farklı cerrahi aşama süresi kaydedilmiştir. Laparoskopik OVE'de çift portal teknik ve elektrotermal bipolar damar mühürleme sistemi (LigaSure™) kulanılmıştır. Toplam cerrahi süre ve 7 farklı cerrahi aşama süresi kaydedilmiştir. Tüm intraoperatif ve postoperatif komplikasyonlar kaydedilmiştir. Çalışma gruplarında cerrahi süreler karşılaştırılmış; yaş, vücut ağırlığı, ovaryan pedikül yağlanma skoru (OPYS) vücut kondisyon skoru (VKS) ve intraoperatif komplikasyonlarının cerrahi sürelere olan etkileri araştırılmıştır. Vücut kondisyon skoru beşlik sistem olarak kaydedilmiş ve VKS=1-2 kaşektik; VKS=3 normal; VKS=4-5 obez olarak değerlendirilmiştir. Ovaryan pedikül yağlanma skoru 0-3 arası derecelendirilmiş; OPYS=0-1 yok, OPYS=2-3 var olarak değerlendirilmiştir. Tüm köpeklerde Melbourne Üniversitesi Ağrı Skalası kullanılarak postoperatif 1, 6, 24 ve 48. saatlerde ağrı skorları belirlenmiştir. Cerrahi stres yanıtının değerlendirilmesi amacıyla her gruptan 7'şer köpek seçilmiştir. Preoperatif ve 1, 6, 24. saatlerde alınan serum örneklerinde tümör nekroz faktör (TNF)-α, interleukin (IL)-6, C-reaktif protein (CRP), kortizol ELISA yöntemi ile araştırılmıştır, glikoz fotometrik yöntem ile belirlenmiş, tam kan analizi yapılmıştır. Preoperatif ve 48, 96, 144. saatlerde alınan serum örneklerinde haptoglobin (Hp) ELISA yöntemi ile araştırılmış, seruloplazmin (Sp) seviyesi ve paraoksonaz (PON)-1 aktivitesi belirlenmiştir. Cerrahi stres parametreleri ve ağrı skorlarının gruplar arası farkının incelenmesinde varyans analizinden yararlanılmıştır. Etkileşim anlamlı bulunmadığında ileri aşama testi olarak kontrastlar; anlamlı bulunduğunda ise Post-hoc Bonferroni düzeltmesi kullanılmış ve basit etkiler analizi yapılmıştır. Stres parametreleri ve ağrı skorlarına ilişkin verilerin gösteriminde En Küçük Kareler Ort.±SH kullanılmıştır. Cerrahi süreye, yaş ve OPY'nin etkilerinin incelenmesinde ve cerrahi sürelerin karşılaştırılmasında Student t testi kullanılmıştır. Cerrahi süreye, VKS'nin etkisinin incelenmesinde varyans analizinden yararlanılmıştır. Anlamlı bulunan durumlarda Post-hoc olarak Tukey testi uygulanmıştır. Vücut ağırlığının cerrahi sürelere etkisinin belirlenlenmesi ise Pearson korelasyon testi ile incelenmiştir. Veriler ortalama±standart hata şeklinde bildirilmiştir. P değerleri 0,05). Geleneksel OVE toplam cerrahi süreleri, çalışma boyunca belirgin değişim göstermemiştir. Buna karşın, operatörün laparoskopik cerrahi becerisinin çalışma boyunca ilerleme kaydettiği; toplam cerrahi sürenin zaman içinde azaldığı belirlenmiştir. Çalışma boyunca LOVE toplam cerrahi süreleri kısalmış; son 21 LOVE'nin toplam cerrahi süresi (n=21; 17,14±0,04 dk), geleneksel OVE (n=21; 15,24±0,06 dk) ile benzer olmuştur (p>0,05). Vücut ağırlığı ile cerrahi süre arasında ilişki belirlenmemiştir (r=0,095; p=0,37). Geleneksel OVE, kaşektik köpeklerde (13,52±0,42 dk), obez köpeklere (16,56±1,24 dk) göre kısa sürmüştür (p=0,025). Laparoskopik OVE toplam cerrahi süresi ve cerrahi aşama süreleri VKS'den etkilenmemiştir (p>0,05). Geleneksel OVE toplam cerrahi süresi ve cerrahi aşama süreleri ve LOVE toplam cerrahi süresi OPY'den etkilenmemiştir (p>0,05). Buna karşın, LOVE sırasında sağ ovaryumun bulunması; OPY olan köpeklerde (2,11±1,89 dk), OPY olmayan köpeklere göre (2,94±0,24) kısa sürmüştür (p=0,029). Geleneksel OVE sırasında herhangi bir intraoperatif komplikasyonla karşılaşılmamıştır. Laparoskopik OVE sırasında majör intraoperatif komplikasyon şekillenmemiş; dokuz adet minör intraoperatif komplikasyon belirlenmiştir (9/46; %19,6). İntraoperatif komplikasyon şekillenmeyen LOVE toplam cerrahi süresi (20,04±0,93 dk), komplikasyon şekillenen LOVE'ye (25,20±2,33 dk) göre kısa sürmüştür (p=0,024). Geleneksel OVE uygulanan bir yetişkin köpekte postoperatif antibiyotik uygulanmış; LOVE gruplarında ek antibiyotik uygulamasına ihtiyaç duyulmamıştır. Postoperatif yara komplikasyonu ile karşılaşılmamıştır. Ağrı skorları için oluşturulan istatistiksel modelde Zaman×Grup etkileşiminin anlamlı olduğu belirlenmiştir (p 0,05). Serum glikoz değerleri için oluşturulan istatistiksel modelde Zaman×Grup etkileşiminin anlamlı olmadığı (p=0,333); zaman içinde değişimin anlamlı olduğu belirlenmiştir (p 0,05). Serum TNF-α değerleri için oluşturulan istatistiksel modelde Zaman×Grup etkileşiminin anlamlı olmadığı (p=0,272); gruplar arası farklılık belirlenmiştir. Serum TNF-α konsantrasyonlarının, pLOVE grubunda (872,59±156,99 pg/ml), geleneksel OVE gruplarına (yOVE:1589,39±156,99; pOVE:1594,77±156,99 pg/ml) göre düşük olmuştur (p=0,004). Zaman içerisinde serum IL-6 konsantrasyon değişimi ve gruplar arası IL-6 değerleri farklılık göstermemiştir (p>0,05). En yüksek serum IL-6 konsantrasyonları; 24. saatte yOVE grubunda (5071,71±642,32 pg/ml); en düşük IL-6 değerleri ise 24. saatte pLOVE grubunda (2217,10±642,32 pg/ml) belirlenmiştir. Serum CRP değerleri için oluşturulan istatistiksel modelde Zaman×Grup etkileşiminin anlamlı olmadığı (p=0,253); gruplar arası farkın anlamlı olduğu belirlenmiştir (p 0,05). Sonuç olarak, geleneksel OVE ve LOVE, prepubertal ve yetişkin köpeklerde, kısırlaştırma programları için güvenilir ve uygun yöntemlerdir. Vücut ağırlığı, VKS ve OPY; LOVE toplam cerrahi süresini etkilememektedir. Laparoskopik OVE, deneyimden bağımsız majör intraoperatif komplikasyon oluşmadan uygulanabilmektedir. Kısa bir laparoskopik cerrahi deneyim kazanma süreci ile minör intraoperatif komplikasyonların ve cerrahi süre uzamasının önüne geçilebilmektedir.