Geçmişten geleceğe kültürel miras: Kırkpınar yağlı güreşleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT C. KARADOĞAN

Danışman: HAKAN UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dünya üzerinde yüzyıllar öncesinden yapılmaya başlanan faaliyetler için "geleneksel" kelimesi kullanılmaktadır. Buradaki geleneksellik bir faaliyetin yüzyıllar öncesinden, toplumun belleğinde oluşturduğu anlam ve işlevlerdeki değişimi ile bunların kuşaktan kuşağa aktarımını ifade etmektedir. Bu minvalde yağlı güreş, Türkler açısından bakıldığında geleneksel sporlardan güreşin, bilinen türlerinden en fazla takip edileni ve uygulananıdır. Fakat Türk toplumu açısından yağlı güreşler sadece bir mücadele sporu olmayıp, farklı anlamlar da taşımaktadır. Örneğin, savaşa hazırlık durumunda düşmana bilenme, ruhun tatmini noktasında gücün kutsanması, milli gücü anlatan mitlerin meydana gelmesi ve ahlak gibi manevi bir değerin eğitimi hatta içgüdüsel olarak beslenmesi, kuvvet ile inancın yek vücut hale getirilmesi, hatta zaman zaman ibadetin sembolleşmesidir. Bununla bağlantılı olarak bilimsel dille ifade edilen "kolektif bilinçaltı" başka bir değişle, içgüdüsel olarak Türklerin yerleştiği her yerde, takvimle de bağlantılı şekilde koyunlarla kuzuların katımında, toylarda, ocak tüttürmede, bayramlar ve sair törenlerde mutlak surette güreşin kendisine yer bulduğu ödüllerin dini motifler çerçevesinde üç, yedi, dokuz, kırk katları oranında verildiği de tespit edilmiştir. Ayrıca yağlı güreşin icra edildiği mevkii olarak efsanelere dahi konu olan Kırkpınar'ın, günümüzde ilk defa Yunanistan sınırları içerisindeki Ammovonou (Simonia-Simavna) yöresinde başladığı, fakat Balkan Savaşlarından sonra şimdi yapıldığı yer olan Tavuk Ormanı mevkiine (Sarayiçi) taşınmıştır. Bunu müteakiben Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin, dünya üzerinde müzik ile ibadeti, ibadet ile sporu, spor ile toplumun kültürel değerlerini, evrensel kavramlar olan saygı, sevgi, hoşgörü, nezaket gibi kıymetlerle bünyesinde harmanlayan, süreklilik açısından da altı asırdır yapıla gelen yegâne mücadele spordur. Yağlı güreşin ana unsurları olan pehlivanlar, hakemler, ağalar, cazgırlar, peşkirciler, davulcular ile zurnacılar ile bu sporun alametleri olan kispet, zembil, kırmızı dipli mum gibi kavramlar ve bunların dışında Kırkpınar Yağlı Güreşleri UNESCO'nun Kültürel Mirası listesinin içindedir. Türkler açısından yağlı güreşin harekete geçirdiği duygular durağan ve katı olmaktan çok uzaktır. Bu anlayışla sembol ve imgeleri farklılık gösterebilmektedir. İşte bünyesinde taşıdığı bu özellikleri ile de Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin yegâne oluşu, güreşleri Türk tarihinde oldukça seçkin bir yere taşımıştır. Hemen tüm yağlı güreş pehlivanlarının Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyıla kadar dini ritüeller çerçevesinde tekkelerde yetişmesi, teolojik yapılanmayı da beraberinde getirdiği gibi onların saray tarafından da tercih edilmelerinde önemli bir etken olmuştur. Pehlivanların, sarayda vazifelendirilmek sureti ile padişahların yanında yer bulabilmelerinin şartları arasında, sadece tekke şeyhlerinin onları tavsiye etmesinin yeterli olmadığı, aynı zamanda onların Kırkpınar'da da güreşmiş olmasının tercihte önemli bir etken olduğu çalışmadaki dikkat çeken bulgular arasındadır. Kırkpınar Yağlı Güreşlerine savaş zamanları dışında hiçbir zaman ara verilmediği ifade edilse de Osmanlı Devleti'nde bir dönem, temaşaların kısa süreliğine yasaklanmasının neticesinde, kendilerine müsabaka yapacak çayır bulamayan Osmanlı pehlivanları, yurtdışına çıkarak yaşam mücadelelerini uzak coğrafyalarda vermek zorunda kalmışlardır ki, bu durum Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar da devam etmiştir. Kesintilere uğrasa da yüzyıllardır devam eden serüveninde Kırkpınar Yağlı Güreşleri, zaman zaman sıradanlaştırılma tehdidi ile de karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk yıllarında mevcut siyasal oluşumun ve onun politik kaygılarının sosyal değerler etrafında organize olarak Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin yapılabilmesi adına dolaylı olarak sarf ettiği gayretin yanı sıra, yine tek parti hükümetlerinin alternatif Türkiye Başpehlivanlığı tertip etme çabaları da üzerinde durulması gereken bir husus olarak karşımıza çıkmıştır. Geleneksel Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin yeniden eski ihtişamlı günlerine ulaşabilmesi maksadıyla, onun farkında olan ve değer veren, meydana geldiği kültüre karşı aidiyet hissi duyan şahıslar ve kurumların içten çabalarıyla tekrardan ayağa kalkabilmesi mümkündür. Anahtar Kelimeler: Kırkpınar, Yağlı Güreş, Tekke, Pehlivan, Kispet, Edirne, Er Meydanı, Hakem, Ağa