ENDÜLÜS İSLAM DÜŞÜNCESİNDE ESMÂ-SIFÂT TARTIŞMASI VE İBN HAZM


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞBA ÖZTÜRK

Danışman: ŞABAN ALİ DÜZGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Endülüs'te Müslümanlar 711 yılından, 1492'de Gırnata (Granada) Sultanlığı'nda Benī Aḥmer Devleti'nin yıkılışına kadar toplamda 781 yıl boyunca varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu süre zarfında siyasi çekişmelerin içinde Kurtuba (Cordoba), Gırnata (Granada) ve Tuleytula (Toledo) gibi önemli kültür merkezleri oluşmuş ve Müslüman ve Müslüman olmayan birçok kişi gelip buralarda eğitim almıştır. Astronomi, tıp ve matematik gibi alanların yanında felsefede de ciddi bir birikim sağlanmıştır. Dinî ilimlerde ise hadis ve tefsir öne çıkmıştır. Hatta Mālikīliğin resmî mezhep olduğu dönemde İmam Mālik'in Muvaṭṭa adlı eseri birçok kişi tarafında ezberlenmiştir. Böylece Mālikīlik fıkhi mezhep olmanın ötesinde bir yere sahip olmuş ve kelami konuların tartışılması yasaklanmıştır. Tezimizde Endülüs'te ortaya çıkan bu durumda, İbn Ḥazm merkezinde, Allah'ın isim ve sıfatlarına dair görüşler ortaya koyulmuştur. Bunun için öncelikle konunun temeli açısından ilk dönemden itibaren ilahi isimler ve sıfatlara dair üretilen bilgiye yer verilmiş, bu bilgilerin üzerine İbn Ḥazm'ın görüşleri değerlendirilmiştir. İbn Ḥazm, Mu'tezilī alimlere benzer şekilde ilahi sıfatlar yerine ilahi isimleri tercih etmiş ve kendine has bir metot geliştirmiştir. Son olarak Yahudi ve Hıristiyanların uluhiyete dair görüşlerine yer verilmiştir. Bu görüşlerin bir yansıması olarak ya da siyasi sebeplerle de olsa yazılmış reddiyelerde ilahi isimlerin nasıl ele alındığı irdelenmiştir.