Obez çocuk ve adolesanlarda böbrek fonksiyonlarının denetimi ve metabolik sendrom bileşenleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLŞAH ÖNERLİ SALMAN
Danışman: ZEYNEP ŞIKLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Obez çocuk ve adolesanlarda böbrek fonksiyonlarının denetimi ve metabolik sendrom bileşenleri ile ilişkisi Amaç: Çocukluk çağında obezite oranında artışına paralel olarak, insülin direnci ve metabolik sendrom sıklığı da artış göstermektedir. Obezitenin getirdiği sorunlar arasında böbrek hasarı giderek daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Kronik böbrek hastalığı erişkin yaş grubunda obezitenin önemli bir komplikasyonu olarak kabul edilmektedir. Ancak çocukluk çağı obezitesinin böbrek fonksiyonlarına etkisi konusunda yeterli literatür bilgisi yoktur. Böbrek fonksiyonlarının denetiminde farklı yöntemler kullanılabilse de obez çocuklarda böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde önerilen ideal bir yöntem de yoktur. Kreatinin klerensi hesaplamaları böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde sık kullanılan yararlı bir yöntemdir. Vücut yüzey alanının kullanıldığı GFH ölçüm yöntemleri, özellikle obez bireylerde vücut yüzey alanı artmış olacağından yanlış sonuçlar verebilir. Sistatin-C ise kas kütlesi ve diyetten daha az etkilenen alternatif bir glomeruler filtrasyon belirtecidir. Yüksek değerlerde olması böbrek hasarı açısından uyarıcıdır. Bu çalışmada obez çocuk ve adolesanlarda kreatinin klerensi, yağsız doku ile hesaplanan kreatinin klerensi, vücut hücre kütlesi ile GFH ölçülmesi, sistatin-C ve proteinüri düzeyleri incelenerek böbrek fonksiyonlarının durumu ve metabolik sendromla ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Gereç ve yöntem: Ocak 2014-Ocak 2015 tarihleri arasında genel muayene kontrolünde kilolu veya obez olduğu saptanan ve AÜTF Çocuk Endokrinolojisi polikliniğine yönlendirilen 108 obez olgu çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu, AÜTF çocuk genel polikliniğe rutin muayene için başvuran 46 sağlıklı 6 ila18 yaş arası çocuk ve adolesandan oluşturuldu. Olguların antropometrik ölçümleri yapıldı ve normogramlara göre değerlendirildi. Bioimpedans ölçüm cihazı (TANİTA®) ile olguların vücut yağ durumları belirlendi. Rutin obezite tetkikleri (açlık kan şekeri, açlık insülin, lipid profili, karaciğer enzimleri) yanında kreatinin, sistatin-C, 24 saatlik idrarda kreatinin ve protein tetkikleri yapıldı. Katılımcılarda metabolik sendrom bileşenleri araştırıldı. Çeşitli GFH ölçüm yöntemlerine göre glomeruler filtrasyon hızları hesaplandı. Sistatin-C sonuçları ve metabolik sendrom bileşenleri arasındaki ilişki iredelendi. Bulgular: Obez olgularımızın %35'inde, kontrol grubumuzun %4,3'ünde hiperinsülinizm, obez olguların %14,8'inde metabolik sendrom varlığı gösterildi. Obez olguların %22'sinde kontrol grubunun %6,5'inde trigliserid yüksekliği, obez olguların %37'sinde kontrol grubunun %15'inde HDL düşüklüğü, obez olguların %9,2'sinde kontrol grubunun %4,3'ünde hipertansiyon varlığı, obez olguların %1,8'inde açlık kan şekeri yüksekliği gösterildi. Metabolik sendromu olan ve olmayan obezler ve kontrol grubu arasında cinsiyet açısından istatisiksel fark saptanmadı. Obez ve kontrol grubu yaş ve cinsiyet açısından benzer gruplar olmalarına rağmen, obez olguların daha ileri puberte evresinde olduklarını saptandık. Sistatin-C seviyeleri karşılaştırıldığında obez grup ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmadı. Ancak metabolik sendromu olan obez olgularda metabolik sendromu olmayanlara göre Sistatin-C anlamlı olarak yüksek saptandı. Kreatinin düzeylerinde obez olgular ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Sistatin-C'yi temel alan Filler ve Sistatin-C ile serum kreatinini kombine eden Bouvet formüllerine göre hesaplanan GFH değerleri metabolik sendromu olan obez olgularda, metabolik sendromu olmayan obez olgulara ve kontrol grubuna göre daha düşük saptandı. Obez grupta kreatinin bazlı formüllerin ve VHK'yi kullanan formüllerin hepsi ile ve Sistatin-C ve kreatinini birlikte kullanan bir formülle (Donadio ve ark 1998) hesaplamada, GFH değerleri kontrol grubuna göre yüksek olarak bulundu. Metabolik sendromu olan bir hastada kreatinin klerensi ölçümü ile, kontrol grubundan ise altı olguda Donadio ve arkadaşları tarafından önerilen (1998) Sistatin-C ve kreatinin bazlı formül ile, GFH 60ml/dk/1.73m² altında (Evre III KBH) saptandı. VHK'yi temel alan GFH hesaplama formülleri ile elde edilen değerler, kreatinin bazlı formüllerle elde edilen verilerle benzer bulundu. Serum kreatinin değerleri ile total kolesterol, LDL, HDL, trigliserit, açlık kan şekeri ve açlık insülin değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Serum Sistatin-C değerleri ile total kolesterol, LDL, trigliserit ve açlık insülin değerleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki; Sistatin-C ile HDL arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki saptandı. Proteinüri seviyeleri yönünden metabolik sendromlu obez, metabolik sendromsuz obez ve kontrol grup katılımcıları arasında istatistiksel anlamlı fark saptamadık. Katılımcıların hiçbirinde nefrotik düzeyde proteinüri ve evre 4 ve üzeri KBH tespit etmedik. Sonuç: Obez çocuklar ve adolesanlarda saptanan proteinüri olmaksızın artmış GFH, böbrek hasarının fonksiyonel düzeyde olduğunun bir göstergesidir. Ancak obezite süresi arttıkça GFH azalmaya başlamakta ve olası renal hasarlanma sürecinin başladığını düşündürmektedir. Sistatin-C düzeyleri özellikle metabolik sendromu olan obez çocuklarda böbrek hasarını tahmin etmeye yardımcı olabilir. Artmış GFH ise, metabolik sendrom olsun veya olmasın, obezitenin böbrek üzerine olumsuz etkisini ortaya koyan yararlı bir göstergedir. Anahtar kelimeler: Obezite, Metabolik sendrom, Sistatin-C , Vücut hücre kütlesi, Glomeruler filtrasyon hızı