MR defekografi ile pelvik taban yetmezliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HABİP ESER AKKAYA
Danışman: NURAY HALİLOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:MR Defekografi İle Pelvik Taban Yetmezliğinin Değerlendirilmesi Amaç: Bu çalışmada amaç kendi hasta grubumuzda pelvik taban yetmezliğinin MR defekografi bulgularını ortaya koymak ve hem inceleme sırasında, hem de değerlendirmede dikkat edilmesi gereken noktaları vurgulamaktır. Gereç ve Yöntem: Kasım 2013-Haziran 2016 tarihleri arasında ünitemizde MR defekografi tetkiki yapılmış 124 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. İncelemeyi tolere edemeyen ve artefaktlar nedeniyle yeterli kalitede görüntü elde edilemeyen 5 hasta çalışma dışında bırakıldı. Bütün hastaların görüntüleri biri pelvik taban yetmezliği konusunda deneyimli olmak üzere iki radyolog tarafından fikir birliği ile değerlendirildi. MR defekografi görüntüleri üzerinden kas, ligament, fasyalar ve anal sfinkterler değerlendirildi. Ön, orta ve arta kompartman patolojileri araştırıldı, varsa derecelendirilmesi yapıldı. Levator hiatusun aksiyel çapı ve iliokoksigeal açı, istirahat ve ıkınma fazında ölçülüp karşılaştırıldı. H çizgisi, M çizgisi, ARA, istirahat, ıkınma ve defekasyon fazlarında ölçüldü ve ayrı ayrı karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların %19.3'ünde (n=23) anal sfinkterde geçirilmiş cerrahiye ikincil defektif görünüm mevcuttu. Anal sfinkteri normal olan hastalarda ortalama anal sfinkter kalınlığı 9.96 mm idi. Hastaların %66.4'ünde (n=79) ön kompartman bozukluğu, %45.4'ünde (n=54) orta kompartman bozukluğu, %96.6'sında (n=115) arka kompartman bozukluğu mevcuttu. Hastaların %68'inde birden fazla kompartman tutulumu saptandı. Hastaların %7,5'inde (n=9) defekasyon fazında rektum dolu iken ön ve orta kompartman desensusunun seçilemediği ancak rektumun boşaldığı defekasyon fazının geç görüntülerinde desensus olduğu saptandı. Hastaların %8,4'ünde (n=10) ise rektum boşaldıktan sonra alınan geç faz defekasyon görüntülerinde, ön ve orta kompartman desensusun rektum dolu iken yapılan yapılan değerlendirmelerden daha ileri derecede olduğu tespit edildi. M ve H çizgisinin uzunluğu; istirahat ve ıkınma, istirahat ve defekasyon, ıkınma ve defekasyon fazlarında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Levator hiatusun transvers çapı ve iliokoksigeal açılar istirahat ve ıkınma fazlarında 51 karşılaştırıldığında ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Spastik pelvik taban sendromu olmayan hasta grubunda ARA istirahat ve ıkınma, istirahat ve defekasyon, ıkınma ve defekasyon fazlarında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Spastik pelvik taban sendromu olan hasta grubunda ARA istirahat ve ıkınma, istirahat ve defekasyon fazlarında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Ikınma ve defekasyon fazlarındaki dereceleri arasında ise istatiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: MR defekografi, pelvik taban yetmezliğinde ön, orta ve arka kompartman patolojilerini detaylı olarak değerlendirebilmekte ve mükemmel yumuşak doku çözünürlüğü sayesinde kas, fasya, ligament ve sfinkterlerin anatomik olarak incelenmesine imkan sağlamaktadır. Ikınma fazında özellikle desensusa işaret eden bulgular gerçekte olduğundan daha hafif derecede ortaya çıkabilir. Defekasyon fazında ilk alınan görüntüler arka kompartmanın değerlendirilmesinde başarılı iken, rektum büyük oranda boşaldıktan sonra alınan geç faz görüntüler ön ve orta kompartman patolojilerinin daha doğru tespit edilebilmesini sağlar. Anahtar Kelimeler: MR defekografi, Pelvik taban yetmezliği, Ikınma fazı, Defekasyon fazı