(post)kolonyal öznenin arzu ve siyasal melezlik çerçevesinde çözümlemesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE KELLECİ
Danışman: Çınar Özen
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde, postkolonyalizmin kuramsal üretimini şekillendiren epistemolojik kaygılar nedeniyle ontolojik sorunsallaştırmanın ikinci plana atıldığı savunulmaktadır. Bu nedenle, (post)kolonyal özneler yalnızca Batı-merkezcilik eleştirisi dolayımıyla ve sınırlı bir ırksal-kültürel çerçevede analiz edilmiştir. Postkolonyalizm, kolonyal geçmişin izlerini taşıyan ve Batı'yı siyasal, kültürel, entelektüel olarak merkeze yerleştirmeyi sürdüren evrenselci anlatılara karşı önemli bir sorgulama sunar. Ancak bu sorgulama, (post)kolonyal siyasal öznelliği iç çelişkileri, çeşitlilikleri ve çatışmaları ile birlikte ele almak yerine, onu paradoksal olarak Batı karşısında görece sabit bir konuma yerleştirir ya da yalnızca Doğu-Batı ekseninde asimetrik ilişkiler üzerinden analiz eder. (Post)kolonyale ilişkin tarihsel ontolojik bir bakış geliştirmenin gerekliliği ve önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Kolonyal iktidar ilişkilerinin (post)kolonyal özne üzerindeki etkileri ve sonuçları, Doğu-Batı ilişkiselliği ilkesinin ötesindeki dinamikleri de dikkate alan çok daha derin bir tartışmayı gerektirir. Bu argümana dayanarak, tez boyunca bir yandan kolonyal iktidar ilişkilerinin hangi pratikler ve süreçler dolayımıyla işlediğine, diğer yandan da bağımsızlık sonrası siyasal öznelliğin üretilmesi üzerindeki etkilerine odaklanılmaktadır. Bu bağlamda, (post)kolonyal özneleşme dinamiklerini dışsal (iktidar) ve içsel (benlik) boyutları ile analiz edebilmek için, Michel Foucault'nun iktidar analizi ile Jacques Lacan'ın özne teorisinden yararlanılarak bir çerçeve kurulacaktır. Böylece (post)kolonyal öznelerin tarihsel ontolojisini şekillendiren kolonyal karşılaşmaların, kültürel alanın ve Batı ile ilişkilerin ötesinde sonuçları olduğu savunulacaktır. Nihai olarak, (post)kolonyal özneler, arzu ve bilinçdışı çerçevesinde incelenecek, melezlik ise siyasal olanı içerecek şekilde genişletilecektir.