İNSAN HAKLARI PERSPEKTİFİNDE GIDA GÜVENLİĞİ VE 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA GIDA SUÇLARI (TCK m. 185-186)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İNSAN HAKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİSA YAREN OKUMUŞ

Danışman: Abdurrahman Saygılı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Canlı yaşamının sürdürülebilirliği için gıda, tartışmasız bir gerekliliktir. Ancak gıdanın işlevini yerine getirmesi birtakım şartlara bağlıdır. Bu şartların en başında gıdanın güvenliği gelmektedir. Güvenli olmayan gıda beslenmeye hizmet etmenin aksine insan sağlığını bozulmasına yol açmakta; yaşamsal, ekonomik, sosyal birçok soruna davetiye çıkarmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda da gıda sektöründe çokça rastlanan gıda güvenliği ihlalleri, her ne kadar bu konuda insanların, üreticilerin, tedarikçilerin ve devletin somut adımlar atmasını sağlamışsa da gelinen noktada gıda güvenliğinin hala bir insan hakları meselesi olarak ele alınması genel eğilim değildir. Çalışma da gıda güvenliğinin neden ve hangi insan hakları gözlüğüyle görmek gerektiğini açıklamak amacındadır. Çalışma, ilk bölümünde gıda, gıda hakkı, kamu sağlığı gibi kavramlara değinmek suretiyle gıda güvenliğinin ne anlama geldiğini, tarihsel arka planı ve hukuki zeminiyle ele almaktadır. Gıda güvenliği, beslenmenin kendisi kadar geçmişe dayanan bir ihtiyaç olarak birçok insan hakkıyla kesişir bir ilişki içerisindedir. Gıda güvenliği söz konusu olduğunda hakim tavrın tüketici haklarının korunması ya da gıda sektöründeki rekabet ortamının düzenlenmesi arasında sıkışması, alandaki ihlallerin sebep olabileceği sonuçlar düşünüldüğünde önleme, tespit, müdahale ve mücadele bakımlarından rehavet yaratmaktadır. Dolayısıyla gıda güvenliğinin genelde kamu sağlığı ve insan onuruna yaraşır bir gelecek, özelde ise bireylerin insan haklarının sağlanması bakımından bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi zaruriyet haline gelmiştir. Zira sektörel uygulamaların kayıtsızlığı ile hukuki düzenleme ve yaptırımların etkinsizliği, mikrodan makroya ciddi tehlikeler barındırmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde de 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun literatürde "gıda suçları" şeklinde tabir edilen 185 ve 186. maddelerinde düzenlenmiş "Zehirli Madde Katma" suçu ile "Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti" suçu incelenmektedir. Bu suç tiplerinin, Türk Ceza Hukuku bakımından gıda güvenliği ihlalleriyle mücadele etmekte en önemli ve etkin kullanılması gerekilen savunma mekanizmaları olduğu kanısından ve ceza hukukunun sadece toplum düzenini sağlamayı değil, toplumu ileri götürmeyi amaçlayan bir hukuk dalı olmasından hareket edilmektedir. Bu sebeple çalışmanın ilk bölümünde inşa edilen "bir insan hakları gerekliliği olarak gıda güvenliği" bilincinin, bu maddelerin incelenmesi ve uygulanmasında temel motivasyon edinilmesi amaçlanmaktadır.