Kardiyovasküler Doku Mühendisliği Uygulamaları İçin Deselülerize Edilmiş Domuz Kalbi Hücre Dışı Matriksini İçeren Hibrit Yapı İskelelerinin Üretimi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUKET ÇELİK
Danışman: Fadime Kıran
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez çalışmasının amacı, kardiyovasküler doku mühendisliği uygulamaları için hibrit yapı iskeleleri üretmektir. Bu kapsamda, biyo-aktif bileşenler olarak insan mikrobiyotası kaynaklı postbiyotikler kullanılmıştır. Lactiplantibacillus plantarum HM-1 suşundan elde edilen postbiyotiklerin, hastane kaynaklı enfeksiyon etkeni olan Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) bakterisine karşı 19±1.4 mm değerinde inhibisyon zonu sergilediği ve minimum inhibisyon konsantrasyonunun (MİK) 20 mg/mL olduğu belirlenmiştir. Postbiyotiklere ait MİK-10 dozunun; DPPH radikalini % 88,65 oranında giderdiği, H9c2 sıçan kardiyomiyoblast hücre canlılığını artırabildiği ve bu hücreler tarafından sentezlenen pro-inflamatuvar sitokin sentezini indükleyerek immün-stimülant etki sergilediği, L929 fare fibroblast hücrelerinde COL1A1 gen ifadesini ise 2,11 kat artırdığı tespit edilmiştir. Tüm bu özellikleri ile kalp krizi sonrası gerçekleşen patofizyolojik süreçlere olumlu yönde katkı sağlayabileceği öngörülen postbiyotikler hibrit iskele üretimine dahil edilmiştir. İskele temel malzemesini oluşturan ve yeni doğan domuz kalbinden elde edilen deselülerize hücre dışı matriks (dHDM, % 1), jelatin (% 5) ve postbiyotik (2.000 µg/mL) kombinasyonu elektro-eğirme işlemine tabi tutulmuş ve hibrit iskeleler elde edilmiştir. Taramalı elektron mikroskop analizleri neticesinde iskelenin düzenli lif yapısına sahip olduğu, mekanik stabilite testleri neticesinde ise kalp hücrelerinin gelişimine ve fonksiyonlarına uygun Young modülü aralığı (4 kPa) sergilediği tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen biyo-degradasyon analizleri sonuçları hibrit iskelelerin 7 gün boyunca yapılarını koruduğunu, biyo-uyumluluk analizleri ise H9c2 hücrelerinin iskelelere tutunarak canlı kalabildiğini ve morfolojilerini kazanabildiklerini göstermiştir. Bununla beraber, üretilen iskelelerin MRSA'ya karşı anti-bakteriyel etkinlik sergiledikleri de doğrulanmıştır. Bu çalışma kapsamında ilk kez, mikrobiyota kaynaklı postbiyotikler doku mühendisliği yaklaşımlarına dahil edilmiş olup kardiyak rejenerasyon açısından umut verici sonuçlar elde edilmiştir.