Fasulye antraknozu etmeni Colletotrichum lindemuthianum'un genetik karakterizasyonu ve patojene karşı dayanıklılık kaynakları üzerine araştırmalar
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLSÜM PALACIOĞLU
Danışman: HARUN BAYRAKTAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Fasulye üretim alanlarında önemli ekonomik kayıplara neden olan Colletotrichum lindemuthianum'un neden olduğu antraknoz hastalığına karşı mücadele yöntemlerine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen bu tez kapsamında ilk olarak ülkemizin 7 farklı ilinden elde edilen 91 patojen izolatı arasındaki genetik farklılıklar iPBS ve ISSR yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Her iki marker sisteminin structure ve cluster analizi sonucunda coğrafik dağılım ile ilişkili olarak patojen izolatları arasında %72 genetik benzerlikte iki ana grubun bulunduğu tespit edilmiştir. Moleküler varyans (AMOVA) analizide bu genetik varyasyonun %58.7'nin izolatlar arasındaki genetik farklılıklardan, %41.29'luk kısmının ise populasyonlar arasındaki farklılıklardan ileri geldiğini ortaya koymuştur. Kantitatif PCR analizi ise patojen izolatlarına karşı fasulyede savunma ile ilişkili gen (PR1, PR2, PR3, PAL, GST, LOX ve POD) ekspresyonlarında zamana bağlı olarak önemli farklılıkların oluştuğunu göstermiştir. Elde edilen 693 fasulye genotipi taşıdıkları dayanıklılık genleri için değerlendirildiğinde ise Co-15, Co-4, Co-6, Co-1, Co-11 ve Co-14 dayanıklılık genlerinin test edilen genotiplerde yaygın olarak bulunduğu görülmüştür. Patojenisite testlerinde ise 7 çeşit ve 6 fasulye genotipinin bu etmene karşı dayanıklı olduğu belirlenmiştir. Hastalığa karşı dayanıklı genotiplerdeki en yaygın dayanıklılık geninin Co-11 olduğu ve bunu Co-6 ve Co-15 genlerinin takip ettiği görülmüştür. Ayrıca bu genotiplerin Co-1, Co-4, Co-10 ve Co-13 genlerini taşıdığı belirlenmiş olup bu Co gen kombinasyonlarının hastalığa karşı daha yüksek bir dayanıklılık sağlayabileceği düşünülmektedir. Fasulye antraknozuna karşı mücadelede BTH (acibenzolar-S-methyl), silisyum ve jasmonik asitin (MeJA) etkisi incelendiğinde ise BTH uygulamasının en yüksek etkiye sahip olduğu ve PR1 ve PR2 gen ifadelerinin enfeksiyonun erken döneminde hızlı bir şekilde artmasını sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçların antraknoz hastalığına karşı mücadele yöntemlerinin ve ıslah programlarının etkinliğinin artmasına, konukçu savunma mekanizması ile ilişkili genlerin rolleri hakkında daha fazla bilgi edinmemize ve hastalığa karşı farklı kontrol stratejilerinin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.