Hematopoetik kök hücre transplantasyonu sonrası dolaşkan solubl adezyon molekülleri ve sitokinler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HARİKA ÇELEBİ

Danışman: MUHİT ÖZCAN

Özet:

ÖZET Hematopoietik kök hücre transplantasyonu bir çok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. GVHH transplant sonrası sık görülen ciddi bir komplikasyondur. Bu çalışmada GVHH'nin patogenezinde önemli rol oynayan Th1/Th2 sitokin dengesi ile hematopoezle yakından ilişkisi olan solubl adezyon molekül düzeylerini inceledik. Eylül 1998 - Aralık 1999 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ibni Sina Hastanesi, Hematoloji Bilim Dalı, Kemik İliği Transplantasyon Ünitesinde transplantasyon yapılan 30 lösemili olgu ve 17 sağlıklı gönüllü çalışmaya alındı. ELISA yöntemiyle serumda TNF-a, IFN-y, IL-10, sICAM, sVCAM ve sL-selektin düzeyleri çalışıldı. Tüm olgular birlikte değerlendirilldiğinde TNF-a, IFN-y ve sVCAM'in haftalık seyirleri sabit seyrederken, IL-10, sICAM ve sL-selektin düzeylerinde anlamlı dalgalanmalar görüldü (sırasıyla, p=0.001, p=0.0001, p=0.0001). Lökosit sayısı ile sL-selektin düzeyleri arasında pozitif bir korelasyon bulundu (r=0.458, p=0.005). PKHT ve KİT yapılan olgularda, iki grup arasında Th1/Th2 sitokinleri ve solubl adezyon molekül düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı. PKHT yapılan olgularda IL-10 düzeylerinde haftalık seyirlerinde anlamlı farklılıklar saptandı (p=0.001). Dalteparin alan ve almayan olgular arasında IFN-y, sVCAM, sICAM ve sL- selektin düzeylerinde anlamı bir farklılık görülmezken, TNF-a düzeyleri dalteparin alan olgularda 0. gün ve engrafman günü almayan olgulara göre anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla, p=0.047, p=0.025). IL-10 düzeyleri ise dalteparin alan olgularda, bazal, aplazi ve engrafman günleri dalteparin almayan olgulara göre daha düşüktü (sırasıyla, p=0.003, p=0.028, p=0.0001). Ancak bazal değerleri farklı olduğundan aplazi ve engrafman günlerindeki farklılık dalteparin etkisi ile açıklanmadı. Dalteparin alan ve almayan olguların bazal TNF-a, IFN-y ve sL-selektin düzeyleri sağlıklı kontrol grubuna göre bir farklılık göstermezken, sVCAM ve sICAM düzeyleri ise her iki grupta daha 55yüksekti. Dalteparin alan ve almayan olgularda sICAM ve sl_-selektinin haftalık seyirlerinde anlamlı farklılıklar görüldü. PKHT grubunda dalteparin alan ve almayanlar arasında TNF-a, IFN-y, sVCAM, sICAM ve sL-selektin düzeylerinde anlamlı bir değişiklik görülmezken, dalteparin alan olgularda İL- 10 düzeyleri, -9. ve engrafman günü almayanlara göre daha düşüktü (sırasıyla, p=0.038, p=0.026). sL-selektin düzeyleri PKHT grubunda dalteparin alan ve almayan olgularda haftalık seyirlerinde anlamlı farklılıklar görüldü (sırasıyla, p=0.018, p=0.003). KİT grubunda, dalteparin kullanan ve kullanmayan olgular arasında IFN-y, sVCAM ve sICAM düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık görülmezken, TNF-a düzeyleri KİT yapılan ve dalteparin kullanan olgularda 0. ve engrafman günü kullanmayan olgulara göre daha yüksekti (her ikisi için de, p=0.016). AGVHH veya KGVHH olan ve olmayan olgular arasında 100. gün yapılan değerlendirmede TNF-a, IFN-y ile sVCAM ve sL-selektin düzeylerinde önemli farklılık görülmezken, IL-10 düzeyleri AGVHH ve KGVHH'li olgularda yüksekti. AGVHH'li olgularda IL-10 düzeyleri ile AGVHH'nin şiddeti arasında pozitif korelasyon bulundu (r=0.517, p=0.049). sICAM düzeyleri ise KGVHH'li olgularda anlamlı olarak daha yüksekti. Sonuç olarak; 1-Allojeneik hematopoetik kök hücre transplantasyonu sonrası Th1 sitokinler (TNF-a ve IFN-y) stabil seyrederken, Th2 sitokin olan IL-10 düzeyi hazırlama rejimiyle azalıp; engrafman haftasında arttı. Bu durum Th1 sitokinlerin Th1 dışı üretimleriyle açıklanabilir. Solubl adezyon moleküllerinden ICAM ve L-selektin düzeyleri lökosit sayısı ile ilişkili olacak şekilde değişiklikler gösterdi. 2- GVHH'nin sık olduğu düşünülen PKHT ile KİT olguları arasında sitokin ve solubl adezyon molekül profili açısından farklılık saptanmadı. 3-Dalteparin kullanımının TNF-a yüksekliğine yol açmak dışında sitokin ve solubl adezyon molekül profilini etkilemediği görüldü. 4- AGVHH seyri sırasında solubl adezyon molekül ve Th1/Th2 sitokinler AGVHH olmayanlardan farklı değildi. 5- Dalteparin proflaksisinin sonu olan +100. gün örneklerindeki IL-10 düzeyi ile GVHH'nin şiddeti arasında pozitif korelasyon saptandı. 566- önceki çalışmalarda KGVHH'li doku örneklerinde arttığı gösterilen ICAM'ın solubl düzeyinin atrmış olduğu ilk kez gösterildi. Bu çalışma PKHT ve KİT arasında solubl adezyon molekülleri ve sitokinlerde fark olmadığını göstermiş olması, dalteparinin profilaktik etkisinin klinik olarak gösterilmiş olmasına karşın bu etkisinin bu parametrelerden bağımsız olduğunu göstermiş olması açısından önemlidir. Ayrıca bazı grupların aksine AGVHH gelişiminin bu parametrelerle önceden tahmin edilemiyeceğinin bir kez daha desteklenmiş olması yararlı bir bilgidir. Ancak daha önce KGVHH'li olgularda dokuda artığı gösterilen ICAM'ın solubl formunun da yüksek bulunması KGVHH için prediktif olabilir. 57