İç savaş sonrası İspanyol edebiyatında antikahraman ve varoluşçuluk örneği üç roman: La Sombra del Cipres es Alargada, Con la Muerte al Hombro ve el Hombre de Los Santos


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL TAĞMAN

Danışman: Hayal Şebnem Atakan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı; kahraman idealinin zaman içinde antikahramana aşamalı olarak dönüşümünü ortaya koymanın yanı sıra, 20. yüzyıl edebiyatının baskın karakteri olan antikahramanı varoluşçu düşüncelerle tanımlamaya çalışmak ve antikahramanın karmaşık ve çok türlü doğasını varoluşçu düşüncelerle açıklığa kavuşturmaktır. Bu bağlamda İspanya'da İç Savaş sonrası yazılmış Miguel Delibes'in La sombra del ciprés es alargada, José Luis Castillo Puche'nin Con la muerte al hombro ve Jesús Fernández Santos'un El hombre de los santos adlı eserlerinin antikahraman olarak görülen karakterleri, Søren Kierkegaard, Martin Heidegger, Jean Paul Sartre ve Albert Camus'nün varoluşçu düşünceleri doğrultusunda incelenmiştir. Çalışmamızda üç ayrı romandaki başkarakterlerin esasında neden antikahraman oldukları gösterilerek, antikahramanın ortaya çıkmasında siyasi, sosyal ve edebi anlamda dış etkilerin ne kadar önemli olduğuna dair cevaplar bulunmaya çalışılmıştır. Bir kahraman biçimi olarak antikahramana dikkat çekilmiş, varoluşçu kavramsal çerçeve sunularak, seçilen eserler üzerinden üç antikahraman varoluşçu izleklerle ortaya koyulmuştur. Bu çalışmada, antikahramanlık ve varoluşçuluğun birbiriyle ilişkili alanlar olduğu gösterilmeye çalışılarak, ele alınan romanlardaki başkarakterler Pedro, Julio ve Antonio'nun yalnızlık, yabancılaşma, otantiklik, umutsuzluk, kaygı, ölüm korkusu, bulantı ve saçma gibi varoluşçu düşünceler içinde olmalarının antikahramana dönüşmelerine etki ettiği vurgulanmıştır.