Okuma anlama becerisi ile yazılı anlatı metni üretme becerisinin etkileşimi: 6.sınıf öğrenci metinleri üzerine betimsel bir çalışma


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELÇİN ESMER

Danışman: GÜLSÜN LEYLA UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı, okuma anlama edimleri zayıf olan ergenlerin yazılı metin üretme ve anlatı gerçekleştirme edimlerini, okuma anlama edimleri güçlü olan ergenlerin yazılı metin üretme ve anlatı gerçekleştirme edimleri ile karşılaştırarak metindilbilim verileri doğrultusunda çözümlemek ve okuma anlama edimi ile metin üretme ve anlatı gerçekleştirme edimleri arasındaki ilişkiyi sorgulamaktır. Bu çalışmanın evrenini, M.E.B Ankara ili Gölbaşı ilçesi Atatürk İlköğretim Okulu’nda eğitim-öğretim gören 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada ilk olarak, araştırmamızın örneklemi içinde yer alacak öğrencilerin okuma anlama edimlerine göre kümelenmesinde okuma anlama bozukluğu ile ilgili alanyazın içinde yer alan yaklaşımlardan hangisinin bu çalışma kapsamında benimseneceğini belirlemek için öğrencilerin sözcük ayırt etme- anlama, sözdizimsel-anlamsal kısıtlamaları kullanma ve okumaanlama edimlerini ölçmeyi sağlayacak nicel verilerin bilgisayar ortamında elde edileceği bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Bu ölçme aracında yer alan testlerin öğrencilere uygulanması sonucunda elde edilen nitel ve nicel sonuçların, ilgili alanyazın içinde, çocukların okuma anlama sorunlarını sadece metinden çıkarımlar yapma ve metindeki fikirleri bütünleştirme sorunu olarak gören yaklaşımla koşutluk gösterdiği görülmüştür. Çalışmada bu yaklaşım benimsenerek çalışmanın örneklemi, öğrencilerin okuma-anlama becerisini değerlendirme testinden aldıkları ortalama notlar göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Çalışmanın örneklem grubunu seçiksiz örnekleme yöntemi kullanarak seçilmiş, M.E.B. Ankara ili Gölbaşı ilçesi Atatürk İlköğretim Okulu 6.sınıfta okuyan okuma anlaması güçlü 30 öğrenci ve okuma anlaması zayıf 30 öğrenci toplamda 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem grubunda yer alan okuma-anlaması güçlü ve zayıf deneklerin yazılı metin üretme ve anlatı gerçekleştirme edimlerini karşılaştırmadan önce, örneklem grubunda yer alan deneklerin anlatı okuma farkındalık düzeylerinin de belirlenmesi gerekli görülmüştür. Söz konusu gereklilik doğrultusunda çalışmada örneklem grubundaki deneklerin anlatı okuma farkındalık düzeyleri, öğrencilerin uygun anlatı öğelerini işleme sokarak anlatı metinlerinin derin ve yüzey yapısında yer alan bilgiye ulaşma edimlerinde herhangi bir farklılık gösterip göstermediklerine göre sorgulanmaya çalışılmıştır. Bu sorgulama sonucunda elde edilen nicel ve nitel sonuçlar, okuma-anlama becerisi güçlü olan öğrencilerin, okuma-anlaması zayıf olanlara göre, anlatı okuma farkındalıklarının yüksek olduğunu, yani uygun anlatı öğelerini işleme sokarak anlatı metinlerinin derin ve yüzey yapısında yer alan bilgiye ulaşmada, daha başarılı oldukları göstermiştir. Çalışmanın örneklemi içinde yer alacak öğrencilerin okuma anlama edimlerine göre okuma-anlaması zayıf ve güçlü olarak kümelenmesinden ve anlatı okuma farkındalık düzeylerinin belirlenmesinden sonra, çalışmada okuma ile “belirli bir metin türünde yazma” edimi arasındaki ilişkiyi gözlemlemek adına örneklem grubunda yer alan öğrencilerden daha kapalı uçlu ve açık uçlu uyaranları kullanılarak yazılı anlatı metin örnekleri alınmıştır. Bu çalışmada araştırmacının kendisi tarafından geliştirilen ve temelde Labov ‘un (1972) sözlü anlatı çözümlemesine dayanan, ancak farklı araştırmacılar tarafından ortaya konmuş farklı anlatı yapılarındaki ortak öğeleri de içeren anlatı şematik yapısı dereceli puanlama anahtarı ve çalışmada yapılan anlatı şematik yapı çözümlemelerini örnekleyen yine araştırmacı tarafından geliştirilen çözümleme anahtarları temel alınarak bu yazılı anlatı metinlerinin anlatı şematik yapı nitel ve nicel çözümlemeleri yapılmış ve anlatılar düzeylerine göre sınıflandırılmıştır. Bu çözümlemeler ve sınıflandırılmalar sonucunda elde edilen nitel ve nicel sonuçlar, okuma-anlama edimi ile anlatı metni yazma edimi arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir.Okuma-anlaması güçlü olan denekler, okuma-anlaması zayıf deneklere göre, anlatı metin türüne ilişkin sezgisel bilgilerini işleve sokarak anlatılarında anlatı şematik yapı öğelerine daha etkin bir biçimde yer vermekte dolayısıyla da anlatı şematik yapısını daha iyi bir biçimde oluşturmaktadırlar. Bu grupta yer alan denekler, metin okuma-anlama sürecinde olduğu gibi, yazılı anlatı metin üretimlerinde de anlatı şematik yapısını oluşturarak, metnin farklı bölümleri arasındaki bağları kurmakta ve bu bölümleri bütünleştirmektedirler. Böylece, üretmiş oldukları anlatı metinlerinde metin varlıklarını ve ayırıcı özelliğe sahip dikkat çekici bir olayı okurun bilinç odağına değer yüklü olacak bir biçimde sunmaktadırlar. Bununla birlikte, her ne kadar okuma-anlaması güçlü deneklerin yazılı anlatı metin üretim edimleri, okuma-anlaması zayıf deneklere göre, daha iyi olsa da, bu deneklerde, kimi anlatı öğelerini etkin biçimde kullanmada dolayısıyla da anlatı şematik yapısını istenen biçimde oluşturmada güçlük sergilemektedirler. Bu nedenle de, kendi zihinlerinde var olan bilgiyi alıcı odaklı bir tutumla metne aktarmada yani bu bilgiyi metin içeriği haline dönüştürmede ve düzenlemede kimi sorunlar yaşamaktadırlar. Bu çalışma sonucunda, her iki denek grubu metinlerinde gözlenilen bu sorunların deneklerin anlatı metnine özgü şematik yapının kurulmasında işlev yüklenen metinsel eylemler ile ilgili belirli bir üstbilişsel donanıma sahip olmamalarından kaynaklandığı vargısına ulaşılmıştır.