Majör depresyon tanısı almış yetişkin bireylerde krill ve balık yağı alımının klinik ve biyokimyasal bulgular ve yeme davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BESLENME VE DİYETETİK, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT AÇIK

Danışman: Funda Pınar Çakıroğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Balık yağı ile özdeşleştirilen n-3 PUFA, MDB üzerine etkisi en fazla araştırılan farmakolojik olmayan yöntemlerde konularından biri olmuştur. Ancak balık yağıyla benzer içeriğe ve farklı yapısal formlara sahip olan krill yağı ile ilgili depresyon üzerindeki etkisinin karşılaştırıldığı çalışmalar sınırlıdır. Bu araştırma, MDB tanısı konmuş bireylerde krill ve balık yağının kullanımının klinik etkileri, biyokimyasal bulgular ve yeme davranışı üzerindeki etkinliğini değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 19-65 yaş aralığında olan psikiyatri kliniğinde MDB tanısı almış 57 birey alınmıştır. Çalışmada dahil edilme ve dışlama kriterleri uygulandıktan sonra randomizasyon gerçekleştirilmiş olup katılımcılar üç gruptan birine dahil edildiler. Bu gruplar; 1) krill yağı [(n=17), (EPA=340 mg, DHA=180 mg)], 2) balık yağı [(n=17), (EPA=360 mg, DHA=240mg)], 3) plasebo [(n=16), (EPA=0 mg, DHA=0 mg)]. Müdahale süresi 8 hafta olup, müdahale başlangıcında ve sonunda katılımcıların antropometrik ölçümleri, biyokimyasal bulguları ve besin tüketim kayıtları alınmış ve katılımcılara HDDÖ, DASS-21 ve ABİS ölçeği uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS ve R studio yazılım programından yararlanıldı. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların yaş ortalaması 36,1±12,7 yıldır. Araştırma grupları arasında sosyo demografik özellikleri ve yaşam tarzı faktörleri benzerdir (p>0,05). Araştırma gruplarının kendi içerisinde zamana bağlı olarak antropometrik ölçüm değerleri benzer bulunmuştur. Krill, balık ve plasebo grubunun ortalama HDDÖ skoru sırasıyla 19,1±6,1, 19,6±5,5 ve 21,3±5,2'dir. Müdahalenin sonlanması ile birlikte krill ve balık yağı grubunun ortalama HDDÖ skoru sırası ile 8,5±1,2 ve 10,0±1,2 azalırken (p 0,05). Aşırı besin isteği ölçeğine ait yemek isteme ve/veya yemek istemeye karşı koyamama halinde hissedilen suçluluk alt boyutu incelendiğinde plasebo grubunda müdahale sonrası medyan puanı (8,0 (6,0-9,7)) öncesine (5,5 (4,0-7,0)) kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p 0,05). Krill yağı alanların ortalama HbA1c oranları ve plazma trigliserid düzeyleri müdahale öncesine kıyasla sonunda daha düşüktür. Ayrıca hem krill hem de balık yağı grubunda plazma HDL-c ve ürik asit konsantrasyonu müdahalenin sonunda başlangıca kıyasla artış görülmüş ve bu farklılıklar istatiksel açıdan önemlidir. Sonuç olarak, hem krill hem de balık yağının depresyonu iyileştirmede güvenilir ve etkili bir adjuvan tedavi olarak kabul edilmelidir. Ancak krill ve balık yağının birbirlerine karşı belirgin bir üstünlüğü bulunmamıştır.