Türkiye'de tarım politikalarında kadının toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında incelenmesi: Çay yetiştiriciliğinde kadının yeri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZELİHA YASAN ATASEVEN

Danışman: BÜLENT GÜLÇUBUK

Özet:

Türkiye'de kadınlar sağlık, eğitim, beslenme, üretim gibi toplum ve aile yaşantısının her alanında erkeklere göre daha fazla çalışmakta ve sorumluluk almaktadır. Tarım sektöründe kırsal nüfus azalma eğilimi göstermesine rağmen kadınlar tarım sektöründe halen emek-yoğun bir şekilde çalışmaya devam etmektedir. Ancak, kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi için toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bu eşitliğin tarımın her alanında uygulanabilmesi ve bu uygulamaların toplumsal cinsiyet özelinde tarım politikalarına yansıtılabilmesi son derece önemlidir. Kadınların uygulanacak politikalara entegre edilmesinden ziyade kadınların bu politikaların tam merkezinde olması gerekmektedir. Tarım sektöründe kadın emeğinin en fazla görüldüğü bölgelerden birisi Doğu Karadeniz Bölgesi'dir. Bu Bölge'de temel geçim ve istihdam alanlarından en önemlisi olan çay yetiştiriciliği çoğunlukla küçük ölçekli arazilerde aile çiftçiliği şeklinde yapılmaktadır. Bunun yanında, çay yetiştiriciliğinde toplam işgücünün %90'ı kadınlardan oluşmaktadır. Çay yetiştiriciliğinde özellikle budama ve hasat dönemlerinde erkeklerden daha fazla kadın işgücüne rastlanılmaktadır. Tezin temel amaçları çay yetiştiriciliği ile uğraşan kadınların sosyo-ekonomik özelliklerinin belirlenmesi, çay üretimine katılımlarının ortaya konulması, üretimde karar alma sürecindeki durumlarının belirlenmesi, çay yetiştiriciliğinde mevcut kadın aile işgücü durumunun saptanması, tarım politikalarında ve özelde çay yetiştiriciliğinde kadının ele alınış biçiminin belirlenmesi, çay yetiştiriciliğinde çalışan kadın aile işgücünün yaşam ve çalışma koşullarının ortaya konulması, sorunlarının belirlenmesi ve politika uygulamalarının incelenerek bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin getirilmesidir. Araştırma alanını oluşturan Rize ve Trabzon illerindeki çay yetiştiriciliği yapan bütün tarım işletmeleri, araştırmanın popülasyonunu oluşturmuştur. Örnek işletme sayısı yetiştirici aile sayısı dikkate alınarak "Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemi"ne göre hesaplanmış ve toplam 184 çay yetiştiricisi kadın ile yüz yüze anket yolu ile görüşülmüştür. Araştırma neticesinde elde edilen sonuçlara göre, ortalama çay yetiştiriciliği alanı 5.6 da'dır. Görüşülen kadınların %88'i orta ve yaşlı yetiştiriciler olup %58.7'si ilkokul düzeyinde eğitime sahiptir. Kadınların çok büyük bir oranı (%79.3) tarım dışında herhangi bir işte çalışmamaktadır. Bunun yanında, kadınların %94'ü çay yetiştiriciliğinden elde ettikleri gelirin geçimlerini sağlamaya yetmediğini ifade etmiştir. Ayrıca, çalışmaya katılan kadınların sadece %57.6'sı çay yetiştiriciliğinden memnundur. Bunun yanında, kadınların %71.7 gibi büyük bir oranının da kendisine ait çay cüzdanı olmadığını belirtmiştir. Toplumsal cinsiyet konusunda kadınların farkındalık durumu incelendiğinde kadınların sadece %52.2'sinin toplumsal cinsiyet kavramından haberdar oldukları görülmüştür, fakat toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının içeriği hakkında bilgi sahibi olmadıkları da görülmüştür. Women in Turkey have worked and taken more responsibility in all areas of society and family life such as health, education, nutrition and production compared to men. Although the rural population tends to decline in the agricultural sector women still continue to work in the agricultural sector in a labor-intensive. However, it is extremely important in order to ensure rural development for ensuring gender equality and for applying in all areas of agriculture this gender equality, for reflecting these practices into gender-specific agricultural policies. Women need to be at the center of these policies rather than integrating women into the policy to be implemented. One of the regions where women's labor is most visible in the agricultural sector is the Eastern Black Sea Region. In this region, tea plantation which is the most important basic livelihoods and employment areas is mostly done in the form of family farming in small scale farms. Besides, 90% of the total labour force consists of women in tea plantation. In tea plantation especially in pruning and harvesting periods, it is seen more female labour force than men. The main aims of the thesis is to determine the socio-economic characteristics of women who deal with tea plantation, to present their participation in tea production, to determine their situations in the decision-making process in production, to determine current female labor force status in tea plantation, to determine the way women are handled in agricultural policies and specific to tea plantation, to reveal living and working conditions of female family labour force in tea plantation, to determine their problems and examining the policy implementations and suggesting solutions for these problems. All agricultural farms that plant tea in the Rize and Trabzon provinces that constitute the research area have constituted the population of the research. The sample number was calculated according to the "Simple Random Sampling Method" considering the number of family members and it has interviewed 184 tea producers by face-to-face questionnaire. According to the results obtained from the research, the average tea planting area is 5.6 da. 88% of the interviewed women are middle and old farmers and 58.7% has education at primary school level. A very large proportion of women (79.3%) are not employed in any job other than agriculture. However, 94% of the women stated that they cannot afford the income they earn from tea farming. In addition, only 57.6% of the women participating in the study are satisfied with tea planting. Besides, 71.7% of the women stated that they donot have their own tea certificate. When women's awareness of gender is examined it is seen that only 52.2% of women are aware of the concept of gender, but it is also seen that women do not have knowledge about the content of the concept of gender equality.