Bir bürokrat olarak Türkiye'de hakim (Osmanlı ilmiyesinden Cumhuriyet bürokrasisine)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUZAFFER ŞAKAR
Danışman: BÜLENT ALGAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yargı, mahkeme teşkilatını, belli muafiyet ve ayrıcalıklara sahip avukatlık, hâkimlik ve savcılık mesleklerini kapsayan, yasama ve yürütme organları dışında ayrı bir özerkliği bulunan, kendine özgü usuller çerçevesinde işleyen, uyuşmazlıkların çözülmesi, hak ve özgürlüklerin korunması, yasama, yürütme işlemlerinin denetlenmesi suretiyle iktidarın sınırlandırılması görevlerini yerine getiren devlet erkidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin asıl vurgusu yargı bağımsızlığına yöneliktir. Yargı bağımsızlığının en önemli koşulu ise hâkimlerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatlarından yararlanmaları ile mümkündür. Bürokrasi, işbölümünü, hiyerarşik yapılanmayı, gayri şahsi işleyişi, uzmanlaşmayı, merkezi bilgi üretimini, üretim zincirini, geniş bir ağın disiplin içerisinde yönetilmesini gerektiren örgütlenme biçimidir. Bürokrasi, siyasal iktidar tarafından alınan kararları uygulamakla yükümlü idari hiyerarşiye tabi memurlar tabakasını ifade etmektedir. Hâkimlerin bürokratik özellikler içeren bir takım uygulamaların muhatabı olması da kamu hizmeti sunmalarının bir gereğidir. Ancak, yargısal faaliyete ve hâkimlerin kamu görevlisi olmalarına ilişkin bu düzenlemeler, hâkimlik mesleğinin özgün yapısıyla ve hâkimlerin yargı erki içerisinde üstlendikleri fonksiyonlarla çelişmemelidir. Osmanlı döneminde ilmiye bürokrasisi içerisinde görev yapan hâkimler, Tanzimat Dönemi reformları sonrasında daha sıkı bir bürokratik düzene hapsedilmişlerdir. Cumhuriyet Döneminde de bu eğilim sürmüş ve hâkimler, merkeziyetçi yargı bürokrasisi içerisinde otorite hiyerarşisine tâbi olarak, tekdüze usullerle çalışmaya devam etmişlerdir. Uluslararası metinlerde ve Anayasa'da hâkimlere tanınan teminatlar, bürokratik düzenlemeler nedeniyle işlevsiz hale gelmiştir. Bürokratların sahip olduğu bir takım haklara dahi sahip olmayan hâkimler, yargı iktidarı tarafından alınan kararları uygulamakla yükümlü, atanmış görevlilere dönüştürülerek etkisizleştirilmişlerdir.