Elektif abdominal cerrahilerde perioperatif çoklu ilaca dirençli bakteri kolonizasyonu, cerrahi profilaksi ve cerrahi alan enfeksiyonlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AFİFE ZEYNEP YILMAZ
Danışman: İSMAİL BALIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda perioperatif dönemde aktif sürveyans yapılarak kolonizasyon durumu ve mevcut kullanılan profilaksi uygulamaları ile cerrahi sonrası enfeksiyon gelişimi arasındaki ilişkilerin gözlemlenmesi, postoperatif dönemde enfeksiyon gelişimine neden olabilecek diğer risk faktörlerinin ve perioperatif kolonizasyon riskini artıran faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Cerrahi sonrası hastane ve yoğun bakım yatış süresini etkileyen durumlar, tüm nedenlere bağlı 90 günlük mortalite ve profilaksisi ilişkili yan etki gelişimi incelenen konular arasında yer almıştır. Gereç ve Yöntem: Prospektif gözlemsel kohort olarak tasarlanan çalışmada, Eylül 2025-Şubat 2026 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı tarafından elektif abdominal cerrahi işlem yapılması planlanan hastalar, preoperatif dönemde rektal ve inguinal bölgelerinden alınan tarama örnekleri sonuçlarına göre çoklu ilaca dirençli mikroorganizma (ÇİDM) kolonizasyonu olan ve olmayanlar olarak iki grupta incelenmiştir. Hastalar postoperatif dönemde 90 gün boyunca cerrahi sonrası gelişen enfeksiyonlar, yatış süresi, mortalite ve profilaksi ilişkili yan etki gelişimi açısından takip edilmiştir. Postoperatif 5. günden sonra hastane yatışı devam eden hastalardan kontrol tarama örnekleri alınmıştır.Perioperatif tarama örneklerine ön zenginleştirme yöntemi sonrası standart ekim yöntemleri ve fenotipik direnç testleri uygulanarak kolonizasyon durumu tespit edilmiştir. Veriler SPSS 26.0 ile analiz edilmiştir. Parametrik iki grup karşılaştırmalarında varyans homojenliği Levene testi ile değerlendirilmiştir ve homojenlik sağlanamadığında Welch düzeltmesi uygulanmıştır. Anlamlı karşılaştırmalar için uygun etki büyüklüğü ölçütleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 59 hasta dahil edilmiştir. Preoperatif kolonize olmayan grup 33 hasta ( %55,9) ve kolonize olan grup 26 hasta ( %44,1) olarak tespit edilmiştir. Yapılan cerrahi işlemler içerisinde ilk sırada kolorektal bölge cerrahileri yer almıştır (n = 35; %53,8). Cerrahi sonrası 90 günlük takipte enfeksiyon gelişim oranı %49,1 olarak saptanmış (n = 29). En sık gelişen enfeksiyon türü %48,5 oranında (n = 16) cerrahi alan enfeksiyonu olmuştur. 90 günlük tüm nedenlere bağlı mortalite %3,4 oranında (n = 2) belirlenmiştir. ÇİDM kolonizasyon varlığı ile cerrahi sonrası enfeksiyon gelişimi, uzamış hastane yatışı ve 90 günlük mortalite arasında bağımsız bir ilişki gösterilememiştir (p > 0,05). En sık kullanılan profilaktik antibiyotik sefazolin olmuştur ve profilaksi ilişkili advers olay gelişim oranı %6,7 saptanmıştır. Perioperatif antibiyotik profilaksi uygulamalarında kullanılan antibiyotik grubu, dozlama süresi ve postoperatif dönem profilaksinin devamı enfeksiyon gelişimi ile ilişkili bulunmuştur (p <0,05). Cerrahi sonrası profilaksinin devamının enfeksiyon gelişimini önlemede ek yarar sağlamadığı gözlenmiştir. Ayrıca hasta ve cerrahi ilişkili bazı faktörler ile enfeksiyon gelişimi arasında ilişki gösterilmiştir (p <0,05). Ek olarak perioperatif aktif sürveyans; kolonizasyon durumunun zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceğini ve rektal tarama örneklerinin inguinal tarama örneklerine göre özellikle dirençli gram negatif mikroorganizma kolonizasyonunu saptamada daha yüksek duyarlılığa sahip olduğunu göstermiştir. Sonuç: Çalışmamız perioperatif kolonizasyon, antibiyotik profilaksi uygulamaları ve enfeksiyon risk faktörlerini aynı hasta popülasyonu içerisinde birlikte değerlendirmiştir. Elde edilen bulgular, cerrahi sonrası enfeksiyon gelişimi önleme stratejilerinin bütüncül değerlendirilmesinin gerekli olduğunu göstermektedir. Ancak gelecekte yapılacak çok merkezli, daha geniş örneklemli ve moleküler yöntemlerin kullanıldığı çalışmalarla, ÇİDM kolonizasyonunun sonuçlar üzerine etkisini daha net ortaya koyabileceği ve yüksek riskli hasta gruplarında uygulanacak enfeksiyon önleme stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.