Kıyı alanlarındaki mülkiyet sorunlarının değerlendirilmesi: Bursa ili Mudanya ilçesi örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGÜL ÜNLÜ

Danışman: Harun Tanrıvermiş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

mülkiyet hakkı ile kamu yararı kavramları arasındaki güçlü bağlantıyı ve bunun neden olduğu sorunları esas almaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de kıyı bandındaki sahiplik profilinin belirlenmesini, kıyı kenar çizgisi hattında kalan özel ve kamu kullanımında bulunan taşınmazların mülkiyet ve kullanım durumlarından ve idari uygulamalardan kaynaklanan sorunların saptanmasını ve bunlara çözüm üretilmesi için önerilerde bulunulmasını amaçlamaktadır. Makro ölçekte, araştırma çalışmasında konuya ilişkin yargı kararları, arşiv kayıtları, yasal düzenlemeler, uygulama sonuçları ile planlama çalışmasının genel çerçevesi irdelenmiştir. Mikro ölçekte ise Bursa ili Mudanya ilçesi örneği üzerinden örnekleme yolu ile seçilen taşınmaz malikleri ve kıyı alanları yönetimi süreçlerinde yer alan paydaşlar ile yüz yüze görüşmeler ve anket çalışmaları yapılarak veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında yapılan görüşme ve anketlerden elde edilen bulgulara göre kıyı alanlarına ilişkin planlama ve koruma kararlarının taşınmaz kullanıcılarına etkileri, bu kararların sebep olduğu mülkiyet sorunları ve ortaya çıkardığı sonuçlar tespit edilmiştir. Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan uygulamalar ile malik ve paydaş anketlerinin sonuçları beraber değerlendirildiğinde, Türkiye'de kıyı alanları yönetiminin birden fazla kurumun yetkisinde olması, yerel halkın çözüm sürecindeki temsiliyetinin yetersizliği, kıyı alanlarında özel mülkiyetin varlığı gibi durumlar kıyı alanlarının planlamasını başarısız kıldığı ve kıyı kenar çizgisi tespitleri ile kadastro çalışmalarının eş zamanlı bir şekilde yapılmaması taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarının kaybedilmesine ve bu durumun da taşınmazların piyasa değerlerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Buna ilave olarak salt kamu yararının korunması amacıyla devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların bütün yükü maliklere yüklendiğinden, devlet ile şahıslar arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) kadar uzanacak hukuki sürecin başlamasına sebep olduğu saptanmıştır. Türkiye'de kıyıların korunması ve kıyıda kalan taşınmazların maliklerinin zararlarının tazmin edilmesine yönelik politika geliştirilmesinin gerekliliği anlaşılmış ve bunun da kıyı alanları mevzuatı, planlaması ve kullanım kararlarına entegrasyonuna yönelik modelin ortaya konulması ile mümkün olabileceği değerlendirilmiştir. Bu amaçla, kent makroformunun ve taşınmaz değerlerinin yaratacağı olası değişimlerin sağlıklı bir şekilde belirlenmesi ve kıyı kullanımlarının kamuya kazandırılması için kamulaştırma, trampa ya da imar hakkı transferi gibi uygulama araçları konusunda güçlü düzenlemeler yapılması ve bunun da uluslararası değerleme standartları ve bilimsel temeller çerçevesinde yasal düzenlemelerde değerleme yaklaşımları kapsamlı olarak yeniden değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği görülmektedir.