Temporomandibular eklem rahatsızlıklarının USG, MRG ve KIBT bulgularının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLEK YILMAZ
Danışman: KIVANÇ KAMBUROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Temporomandibular Eklem Rahatsızlıklarının USG, MRG ve KIBT Bulgularının Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi Temporomandibular eklem (TME), mandibular kondil, glenoid fossa, artiküler tüberkül, retrodiskal doku, artiküler disk, sinoviyal membran ve eklem kapsül elemanlarından oluşan, ginglymus-arthrodial eklem birleşimidir. Temporomandibular eklem hastalıkları, sadece TME'i değil çiğneme kaslarını ve çiğneme sisteminin diğer bileşenlerini de etkiler. Temporomandibular eklem hastalıklarının klinik semptomları, TME'de ağrı, ses ve çene fonksiyonlarında kısıtlılık olarak ortaya çıkabilir. Temporomandibular eklem hastalıklarının etiyolojisi tam olarak anlaşılmış değildir ancak travma, fonksiyon bozuklukları, duruş pozisyonları, oklüzal mikrotravma, sistemik yatkınlık, uyku bozuklukları ve zararlı psikolojik değişiklikler gibi risk faktörleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Temporomandibular eklem hastalıklarının doğru teşhisi için, anamnez ve klinik muayeneye ek olarak, TME'i görüntülemede çoğunlukla kullanılan yöntemler KIBT (Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi), artrografi ve MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme)'dir. KIBT ile artiküler disk gibi yumuşak dokular görüntülenemez ve ayrıca bu yöntem ile hasta iyonize radyasyona maruz kalır. Artrografi, ağrı ve allerjik reaksiyon gibi komplikasyonlara yol açabilen invaziv bir yöntemdir. Manyetik rezonans görüntüleme ise TME hastalıklarının teşhisinde altın standart yöntem olarak kabul edilir ancak yüksek maliyet ve erişim güçlüğü MRG'nin rutin kullanımını sınırlar. Son yıllarda diş hekimliğinde daha da yagın kullanım alanı bulmaya başlayan ultrasonografi ise TME'i görüntülemede alternatif bir yöntem olarak düşünülebilir. Ultrasonografi ile disk pozisyonu, kondil hareketi ve osteoartroz hızlı ve güvenli bir şekilde değerlendirilebilir. TME ultrasonografisi hastalar için rahat, kolay uygulanabilen, hızlı ve düşük maliyetli bir yöntemdir. Çalışmamızın amacı, TME şikayeti ile kliniğimize başvuran hastalarda ultrasonografinin etkinliğini değerlendirmektir. Çalışmamıza Ocak ve Haziran 2017 arasında TME şikayeti ile fakültemizin Ağız, Diş ve Çene Anabilim Dalı'na kriterlere uyan 50 (35'i kadın ve 15'i erkek) hasta dahil edildi. Klinik değerlendirmeler 1 diş hekimi (D.Y) tarafından, detaylı anamnez alınarak ve dikkatli klinik muayene yapılarak kaydedildi. Ayrıca, disk deplasmanının, eklem efüzyonunun ve dejeneratif eklem değişikliklerinin teşhisi ile birlikte TME bölgesinin çeşitli yapılarının ölçümleri US, MRG ve KIBT kullanılarak değerlendirildi. Yüksek çözünürlüklü ACUSON S 2000 US cihazı (Siemens, Munih, Almanya) ile 5 - 14 MHz frekansla, "hokey sopası" şeklinde transdüser kullanılarak US görüntüleri elde edildi. MRG görüntüleri (General Electric HDİ 1,5 Tesla) ile elde edildi. Kemik dejenerasyonu belirlenen hastalardan ayrıca KIBT görüntüleri Promax 3D Max Proface (Planmecea, Helsinki, Finlandiya) elde edilmiştir. Duyarlılık, seçicilik, doğruluk, pozitif ve negatif prediktif değerleri hesaplanmıştır. Ölçümle elde edilen parametreler için görüntüleme yöntemleri arasındaki uyum düzeyleri Bland & Altman uyum sınırları ve Sınıf İçi Korelasyon Katsayısı (ICC) kullanılarak incelenmiştir. İstatistiksel anlamlılık sınırı olarak p<0.05 kabul edilmiştir. Çalışmamızda disk deplasmanı için, ağız kapalı pozisyonda duyarlılık % 99, seçicilik % 70, PPD % 97, NPD % 87.5 ve genel doğruluk oranı % 96, ağız açık konumda ise duyarlılık % 87.5, seçicilik % 85, PPD % 74.5, NPD %93 ve genel doğruluk oranı %86 hesaplanmıştır. USG ile dejeneratif değişikliklerin belirlenmesinde duyarlılık % 100, seçicilik %100, PPD %100, NPD %100 ve doğruluk % 100 olarak hesaplanmıştır. USG ile efüzyon tespit etmede duyarlılık % 73.5, seçicilik % 96, PPD % 98, NPD % 46.5 ve doğruluk % 78 olarak bulunmuştur. USG ile TME'de ağız kapalı transversal düzlemde elde edilen ölçüm değerlerinin MRG yöntemine göre -0.312 mm ve + 0.229 mm aralığında fark gösterdiği hesaplanmıştır. KIBT ve US bulguları karşılaştırıldığında ise, sağ ve sol TME'de USG ile yapılan ölçümler ile KIBT ile yapılan ölçümler arasındaki Sınıf İçi Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlı uyum göstermiştir (p< 0.05). Sağ ve sol TME'de kemik dejenerasyonu tespiti açısından USG ve KIBT ile yapılan değerlendirmelerde tam uyum saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: KIBT, USG, MRG, Temporomandibular eklem, Temporomandibular eklem hastalıkları.