Abbâsîlerin Fâtımîlerle mücadelesi ve Sünnîliğe etkileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL YURTALAN
Danışman: Mehmet Kalaycı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, Abbâsîlerin Fâtımî-İsmâîlîlerle mücadelesinin Sünnîliğe etkilerini bütüncül bakış açısıyla ele alarak 4/10. ve 5/11. asırlara dair bir tarih anlatısı sunma çabasının ürünüdür. İslâm siyasî tarihi ve düşünce tarihinin en hareketli zaman dilimlerinden biri, farklı bir odak noktası üzerinden resmedilmeye çalışılmıştır. Çalışma, giriş, dört ana bölüm ve sonuç kısmından müteşekkildir. Giriş bölümünde, araştırmanın kapsamı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Araştırmanın kaynakları çeşitli kategoriler altında değerlendirilerek çalışma boyunca sıklıkla başvurulan kaynaklarla ilgili önemli ve kritik hususlar ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, Abbâsî-Fâtımî hilâfet mücadelesinin oturduğu zemini anlayabilmek için ilk üç asırda yaşanan gelişmeler gözden geçirilmiştir. Emevî karşıtlığı noktasında birleşen Abbâsoğulları ile Alioğullarının Abbâsî Devleti'nin kuruluşundan sonra nasıl karşı karşıya geldiği ele alınmıştır. Alioğullarının zaman içerisinde farklı kollara ayrılması neticesinde Abbâsîlere karşı oluşan çoklu muhalefet ve bunlardan biri olan İsmâîlîlerden bahsedilmiştir. İsmâîlîliğin ortaya çıkışı ve gizlilik dönemi ve Karmatî hareket ortaya konulduktan sonra Fâtımîlerin ortaya çıkışıyla İsmâîlî muhalefetin Abbâsîler karşısında alternatif bir hilâfet iddiasına dönüşme süreci irdelenmiştir. İkinci bölümde, Abbâsîlerin Fâtımî-İsmâîlîlerle mücadelesinin sosyo-politik boyutu üzerinde durulmuştur. Abbâsîlerin Fâtımîleri bir tehdit olarak algılama sürecinden bahsedildikten sonra Abbâsîlerin Fâtımî karşıtlığının nasıl çok yönlü bir mücadeleye dönüştüğü incelenmiştir. Abbâsî Halifesi Kâdir-Billâh'ın Fâtımî karşıtı bildirisi çerçevesinde, Abbâsîlerin Fâtımîlerin meşruiyetini çürütmeye yönelik girişimleri detaylı bir şekilde tahlil edilmiştir. Farklı geleneklerden ulemâya da imzalatılan bildirinin, söz konusu mücadelenin önemli bir boyutunu oluşturduğu tespit edilmiştir. Abbâsîlerin Fâtımî-İsmâîlîlere yönelik ekonomik yaptırımları ve etkileri ele alınmıştır. Sembollerin siyasî ve mezhebî araçlar olarak kullanılması suretiyle nasıl mücadelenin bir parçası kılındığı değerlendirilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Abbâsîlerin Fâtımî-İsmâîlîlerle mücadelesinin fikrî-mezhebî boyutu ele alınmıştır. İsmâîlî karşıtı metinlerin ortaya çıkış ve gelişim süreci kronolojik olarak takip edilmiştir. Sünnî geleneğe de kaynaklık edilen ilk metinler incelendikten sonra Sünnî gelenekteki İsmâîlîlik karşıtlığı tahlil edilmiştir. Doğrudan İsmâîlîlere yazılan reddiyeler, kelâm ve akâid türü metinlerde, makâlât eserlerinde ve diğer yazım geleneğinde yer alan İsmâîlîlik eleştirileri incelenmiştir. İlgili asırda İsmâîlî karşıtı Sünnî literatürün öne çıkan örnekleri, metnin bağlamı da esas alınarak yapısal ve konusal açıdan analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde Abbâsîlerin Fâtımî-İsmâîlîlerle mücadelesinin Sünnîliğin gelişim seyrindeki etkileri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, Sünnî hilafet anlayışı ve Sünnîliğin konumlandırılması olmak üzere iki ana etki alanı belirlenmiştir. Söz konusu mücadele sürecinde hilâfet meselesinin hukuk zeminine oturtulduğu, hilâfeti Abbâsîler üzerinden okumaya yönelik bir çabanın geliştiği, halifenin taşıması gereken şartlar ve sorumluluk alanı başta olmak üzere hilâfet teorisinin kapsamının genişletildiği ve hilafete dair mevcut sorunları aşma girişimlerinin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Sünnîliğin konumlandırılmasına etkilerinin ise Sünnîliği diğer geleneklerden ayrıştırma çabası ile Sünnîliği hâkim ana zümre olarak konumlandırmaya yönelik siyasî ve bireysel gayretler olarak tezahür ettiği belirlenmiştir. Bir yandan da bu dönemde Sünnîliğin bir üst/ortak kimliğe dönüştüğüne işaret edilmiştir. Diğer muhalif unsurlarla birlikte İsmâîlî karşıtlığının Sünnî gelenekte ortak itikâdî ve fıkhî unsurların öne çıkartılmasında etkili olduğu saptanmıştır. Bu çerçevede, ulûhiyet, nübüvvet, imamet ve selefin konumu gibi hususlardaki ortak ilkelerin sınırlarının netleştiği, mestler üzerine mesh, Ramazan ayının başlangıcı ve bitişinin tespiti için hilâli ya da hesabı esas alma, teravih namazı gibi meselelerdeki tercihlerin Sünnî ya da İsmâîlî kimliğe mensup olma noktasında belirleyici hale geldiği ortaya konulmuştur. Ayrıca medrese, ribât, hankâh gibi kurumların yaygınlaşmasının Fâtımî-İsmâîlîleri karşısında Sünnîliğin genişlemesindeki etkileri tartışılmıştır. Sonuç bölümünde ise tez çalışması boyunca tespit edilen önemli noktalar ve elde edilen neticeler sunulmuştur.