SOSYAL BİLİMLERDE MEKANSAL DÖNÜŞ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, COĞRAFYA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR YURDADÖN
Danışman: Nuri Yavan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez çalışması, "sosyal bilimler" ve "mekân" arasındaki özel bir gündem olan "mekânsal dönüş" (spatial turn) hakkındadır. Mekânsal dönüş, sosyal bilimler alanında mekânsal/coğrafi boyutun öne çıkması, mekânın yaklaşımlara, açıklamalara dahil edilmesi ve yeniden bir analiz birimi olarak dikkate alınması süreci olup, uzun süre geri plana itilmiş olan mekânın yeniden talep edilmesidir. Çalışma kapsamında mekân, yalnızca fiziksel ya da geometrik değil, aynı zamanda bilgi, iktidar ve anlam üretiminin kurucu bir bileşeni olarak kavramsallaştırılmakta, sabit bir zemin olarak değil; çelişkili, oluşsal ve tarihsel bir olgu olarak ele alınmaktadır. Mekân, söylemsel olduğu kadar maddi gerçekliğe içkin kolektif eylemin topografyası, eleştirel bilginin kurucu bir öğesi olarak görülmektedir. Mekânsal dönüş, yalnızca teorik bir yeniden yönelim değil, sosyal bilimlerin bilgi üretimine ilişkin köklü bir yeniden düşünüş biçimi olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamdan hareketle "mekânsal dönüşün 'kendimizi ve dünyayı' anlama ve anlamlandırma uğraşında kökensel bir yaklaşıma işaret ettiğini göstermek ve bunu kuramsal-kavramsal ve empirik bakımlardan, sistematik bir açıklama ile ortaya koyabilmek mümkün müdür?" sorusu tez çalışmasının başlıca problem noktasıdır. Buna göre kavramsal-kuramsal altyapı ve arka plan belirli yaklaşımlarla, genel anlamda konu ve kapsam ise tez çalışması sınırlarına çekilerek, çalışmanın empirik kısmı Türkiye ölçeğinde irdelenmiştir. Tezin amacı, Türkiye ve uluslararası düzeyde mekânsal dönüşün seyrini, nitelik ve dinamiklerini, mekân tartışmasına dönüşün koşullarını tespit etmektir. Tezin kuramsal-tarihsel arka planı dört ana bölümde sunulmuştur. Her bölümde farklı dönemlerin kuramsal yönelimler üzerinden mekânın toplumsal teorideki yeri, nasıl teorize edildiği ve toplumsal dinamiklerle nasıl ilişkilendiği tartışılmıştır. Tezin empirik ayağı ise, Türkiye bağlamında gerçekleştirilen mülakatlara dayanmakta olup, farklı disiplinlerden katılımcıların akademik ve entelektüel yönelimleri doğrultusunda mekâna nasıl yaklaştıklarını, mekânsal düşünmenin hangi koşullarda geliştiğini ve disipliner bakış açılarının nasıl şekillendiğini anlamayı, tezin tümüne yönelik olarak ise Türkiye bağlamında sosyal bilimler alanında mekânla kurulan düşünsel ve kişisel ilişkileri açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, bu kapsamda 7 farklı disiplinden (sosyoloji, kamu yönetimi ve siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, iktisat, edebiyat, felsefe ve iletişim) amaçlı/kasıtlı seçilen 19 katılımcı ile görüşmeler yapılarak ve kendilerine yarı-yapılandırılmış sorular yöneltilmiştir. Katılımcıların mekânsal dönüş sürecini nasıl anlamlandırdıkları, hangi ihtiyaca karşılık böylesi bir yakınlaşmaya girdikleri, kişisel akademik geçmişleri, öz yaşam öyküleri ve düşünsel yönelimleri üzerinden mekâna dair kavrayışları, kuramsal konumlanmaları ve epistemolojik duyarlılıkları gibi birbiriyle ilişkili pek çok husus ile yalnızca mekânın kavramsal temsillerinin değil, aynı zamanda onun yaşamsal inşasının ve entelektüel üretime içkin yerinin açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Görüşme metinleri içerik analizi ile çözümlenmiş ve yorumlanmış olup, bu noktada bilgisayar destekli nitel veri analiz programı olan MAXQDA 2024 Pro kullanılmıştır. Verilerin çözümlemesinde ise kod-kategori-tema izleğinde kodlamalar yapılarak yalnızca verili içerik değil, ilişkisel yoğunluklar, kavramsal boşluklar ve söylemsel süreklilikler temel alınmış; veri, düz anlatımın ötesine geçerek, bir düşünsel topoloji içinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk temel sonucu, mekânsal dönüşün tekil değil; çok koldan ilerleyen, çok yönlü, eşzamanlı ve çelişkili dönüşlerden oluşan bir kavramsallaştırmaya sahip olduğudur. İkinci olarak hem uluslararası hem de Türkiye bağlamında mekânsal dönüşe yön veren aktör ve yaklaşımlar belirlenmiş; Türkiye'de sürecin çoğunlukla coğrafya dışı disiplinler üzerinden yürüdüğü ve yerel bilgi rejimleri ile küresel entelektüel akımlar arasındaki gerilimli ilişkiyle şekillendiği tespit edilmiştir. Üçüncü olarak ise mekânın sabit ve mutlak bir kavram değil; toplumsal ve kültürel olarak inşa edilen, disiplinlere göre değişen ve ilişkisel anlamlarla yüklü olduğu görülmüştür. Mekân ve ilgili kavramların her disiplinde aynı şekilde içerilmediği, ilişkilendiği disipline göre bir temsil dili oluşturduğunu söylemek mümkündür. Tezde mekânsal dönüş, yalnızca bir dönüş değil, zaman-mekân ilişkilerinin diyalektiği içinde bir yeniden doğum (palingenesis) olarak konumlandırılmaktadır. Tez, mekânsal dönüşü sadece anlamakla kalmayıp onu yeniden anlamlandırmaya çalışmakta ve bu yönüyle özgünlük taşımaktadır. Özellikle Türkiye'de sürece aktif katılan faillerin görüşlerinin dahil edilmesi, çalışmayı hedeflerine ulaşma noktasında yaratıcı ve tutarlı kılmıştır. Ayrıca, mekânın 1980–1990'larda "post" ön ekli teorilerle doğal bir şekilde ilişkilendirilmesine yönelik eleştirel bir duruş geliştirilmiş olup, mekânsal dönüşün, kültürelci ya da tarihselci okumalardan farklı olarak, eleştirel bir coğrafi perspektifle yeniden ele alınması gerektiği vurgulanmıştır. Çalışmanın önerileri ise mekânsal dönüşün kapsamını derinleştirmek için coğrafyacılarla görüşmeler yapılarak karşılaştırmalı analizler gerçekleştirilmesi ve konunun Batılı bağlamın dışına genişletilmesine yöneliktir.