YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE SEPSİS İLİŞKİLİ DELİRYUM SIKLIĞI VE HEMŞİRE İŞ YÜKÜNE ETKİSİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Hemşirelik Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞERİFE ALICI
Danışman: Ayşegül Öztürk Birge
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Araştırma yoğun bakım ünitesinde sepsis ilişkili deliryum sıklığı ve hemşire iş yüküne etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı, kesitsel tipteki bu araştırma, 28 Ekim-28 Temmuz 2022 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Kadın-Doğum Hastanesi Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi'nde 158 hastanın katılımıyla yapıldı. Verilerin toplanmasında; Hasta Tanıtım Formu, Yoğun Bakım Ünitesinde Konfüzyon Değerlendirme Ölçeği (YBÜ-KDÖ), Ramsay Sedasyon Skalası (RSS), Ardışık Organ Yetmezliği Değerlendirme Skoru (SOFA) ve Terapötik Girişim Puanlama Sistemi-28 (TISS-28) araçları kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ki-kare/fisher's exact, bağımsız örneklem t-testi, korelasyon analizi, basit ve çoklu lineer regresyon analizleri kullanıldı. Araştırmada hastaların %12,7'sinde sepsis, %39,9'unda deliryum ve %10,1'inde Sepsis İlişkili Deliryum (SİD) saptandı. SİD'in erkeklerde (%19) daha fazla görüldüğü, hastaların %56,3'ünün üniteye acilden kabul edildiği belirlendi (p 1,2 mg/dL olduğu ve bu değişkenlerin anlamlı düzeyde fark yarattığı belirlendi (p 0,05). Araştırmada yoğun bakım hastalarında sepsis, deliryum ve SİD varlığının hemşire iş yükü TISS-28 puan ortalamasını anlamlı düzeyde arttırdığı saptandı (p<0,001). SİD gelişen hastalarda ortalama hemşire bakım zamanının 5,5 saat olduğu ve SİD gelişmeyen hastalara göre bakım için ek 1,8 saate gereksinim olduğu sonucuna ulaşıldı (p<0,001). Ayrıca hemşire iş yükünü etkileyen değişkenlerden; sadece sepsis varlığının TISS-28 puanındaki toplam varyansın %14,2'sini (R2=0,142) sadece deliryum varlığının %24'ünü (R2=0,240) ve SİD varlığının %22,8'ini (R2=0,228) açıkladığı saptandı (p<0,001). Ayrıca hemşire iş yükünü etkileyen diğer faktörleri belirlemeye yönelik yapılan çoklu lineer regresyon modelinde; erkek cinsiyet, enfeksiyon, hipoksi ve komorbit hastalık varlığı, OAB<65mmHg olması, antibiyotik, vazopressör ve invaziv mekanik ventilasyon kullanımı, kreatinin≥1,2 mg/dL olması, fiziksel-kimyasal kısıtlama ve uyku siklusunda bozulma ile TISS-28 puanı arasında anlamlı bir ilişki olduğu (F=20,329; p=0,001) ve bu bağımsız değişkenlerin TISS-28 puanındaki toplam varyansın %59,6'sını (R2=0,596) açıkladığı belirlendi. Buna göre antibiyotik, vazopressör ve invaziv mekanik ventilasyon kullanımı değişkenlerinin hemşire iş yükünü anlamlı olarak arttırdığı saptandı (p<0,05). Sonuç olarak araştırmada YBÜ'de SİD gelişme oranı literatür ile karşılaştırıldığında düşük olduğu buna rağmen hemşire iş yükünü anlamlı düzeyde arttırdığı saptandı. SİD hastalık şiddetini arttıran faktörlerden etkilenmektedir ve bu risk faktörlerinin tanımlanıp kontrol altında tutulması SİD gelişme oranını ve hemşire iş yükünü azaltabilir. Anahtar Sözcükler: Deliryum, hemşire iş yükü, sepsis, sepsis ilişkili deliryum, yoğun bakım