Paradigma bağlamında sosyoloji disiplini: Sosyolojinin tarihsel sürecine dair epistemolojik bir çözümleme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN DAL

Danışman: ÖMER FAİK ANLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Thomas Kuhn'un bilim teorisini temellendirdiği Bilimsel Devrimlerin Yapısı eseri, sosyal bilimlerin -özelinde sosyolojinin- epistemolojisinde büyük dönüşümler yaratmıştır. Bunun temelinde, Kuhn'un bilim teorisini somutlaştırdığı paradigma kavramının sahip olduğu anlamlar vardır. Margaret Masteman'a göre, Kuhn eseri boyunca paradigma kavramını farklı anlamlara gelecek şekilde kullanmıştır. Masterman, bu farklı anlamlarının bazılarını 'sosyolojik' olarak nitelendirmiştir. Kuhn'un eserinin önsözünde paradigmaya dair yaptığı ilk tanımda kullandığı "bilimsel başarım" ve "bilimsel alışkanlıklar" anlamları, paradigmaya 'sosyolojik bir yön' katmıştır. Sosyal bilimlerin öncüsü konumundaki sosyoloji için, paradigmanın sahip olduğu sosyolojik vurgu, Kuhn'un bilim teorisini bu alanın metodolojisini açıklamak adına önemli bir yerde konumlandırır. Buradan hareketle, paradigma ve sosyolojinin uzlaştırılabilir olup olmadığı sorusu doğmuştur. Bu uzlaşının olanaklılığını inceleyebilmek adına, sosyolojinin tarihsel sürecine bakmak ve geçmişten günümüze kadar gelen kuramların, yöntemlerin, isimlerin, ana hatlarıyla alanın konularının ortaya konulması gerekmektedir. Bu inceleme sonucunda sosyolojide paradigma(lar) olduğu görülür: Kuhn'un bilim teorisinde bir bilimin sahip olması gereken tek ve hâkim tarzda bir paradigmanın yerine, sosyolojide birden fazla alana etki eden paradigmalar ortaya konulmuştur. Sosyoloji yapısı itibariyle 'çok sesli' bir bilim olmuştur ve kurulduğu andan itibaren bu şekilde gelişim göstermiştir. Bu yapısal özelliği kavramak adına, tez içerisinde alanın kurulduğu dönem (Comte, Durkheim, Marx, Weber bağlamında) incelenmiştir. Bu tarihsel süreç analiziyle birlikte, paradigma ve sosyolojinin uzlaştırılabilmesinin mümkün olup olmadığını ortaya koymak ve sosyolojinin geçirdiği metodolojik/paradigmatik dönüşümleri açıklamak amaçlanmıştır.