Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPER HAKKI YAZICI
Danışman: HAKAN KARAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gemi satım sözleşmesi, gemi mülkiyetinin devri amacıyla akdedilen bir sözleşmedir. Bu sözleşme esas olarak Borçlar Kanununun satım sözleşmesine ilişkin hükümlerine tâbidir. Bununla birlikte, ?Norwegian Saleform? gibi uygulamada kullanılan matbu gemi satım sözleşmeleriyle taraflar bu hükümlerin dışında hükümler de benimseyebilmektedirler. Satıcının bu sözleşme gereğince borçlanmış olduğu aslî edim yükümü, gemiyi teslim ve mülkiyetini alıcıya nakil borcudur. Çalışmanın esas olarak inceleme konusu da bu borcun ifası kapsamında gemi mülkiyetinin devri olarak belirlenmiştir. Bilindiği üzere taşınır mülkiyetinin devri Türk Medeni Kanunu 763. maddesi gereğince zilyedliğin nakli suretiyle gerçekleşmektedir. Gemi söz konusu olduğunda ise bu genel düzenlemeden farklı bir usulün benimsendiği görülmektedir. Türk deniz hukukunda gemi mülkiyetinin devri geminin süratle elden çıkartılabilme ihtiyacı gerekçe gösterilerek, alelâde taşınırların devrine nazaran daha basit bir hukukî rejime tâbi kılınmıştır. Bu noktada geminin bir Türk gemi siciline kayıtlı olup olmadığı hususu da ayrıca önem arz etmektedir. Bir Türk gemi siciline kayıtlı geminin mülkiyeti Türk Ticaret Kanununun 868. maddesi gereğince zilyetliğin devrine lüzum olmaksızın, şekle bağlı olmayan bir anlaşmayla alıcıya intikal edebilmektedir. Buna karşılık sicile kayıtlı olmayan gemilerde ise genel taşınırlara ilişkin düzenlemelerin geçerli olacağı belirtilmekle birlikte, taraflara mülkiyetin yalnızca anlaşma yoluyla devredilebileceğini kabul imkanı da tanınmıştır (TK. m. 867). Türk Ticaret Kanununun benimsediği hukukî çerçeve bu şekilde olmakla birlikte, bu düzenleme tarzının uygulamada kabul gördüğünü ifade etmek oldukça güçtür. Zira gemi gibi önemli bir ekonomik değer taşıyan malın, şekle bağlı olmayan bir anlaşmayla mülkiyetinin devri hâlinde, hukukî güvenlik açısından bir takım sakıncalarla karşılaşmak muhtemeldir. Bu sebeple, uygulamada hemen her zaman mülkiyetin intikalini sağlayan anlaşma şekle bağlı olarak yapılmakta ve dahası geminin sicil kaydında da yeni malik adına sicil kaydı tashih edilmektedir. Bu sebeple güncelliğini kaybetmiş olan bu düzenlemelerin değiştirilmesi gerekliliği muhakkaktır. Bu bağlamda, hâlihazırda Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda bulunan ve kısa sürede yasalaşması beklenen Türk Ticaret Kanunu Tasarısının öngörmüş olduğu düzenlemelerin bu gerekliliği karşılar nitelikte olması sebebiyle olumlu olduğunu belirtmek gerekmektedir.