Özel Hukuk tüzelkişilerinin idari işlemleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET İNANÇ

Danışman: KAYA BURAK ÖZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Modern devletlerde, kamu hizmeti sunumu devletin en önemli görevleri olarak görülmektedir. Devletin bu hizmetleri kendi imkanları ile yerine getirmesi mümkün görünürken, hizmetlerin sunumunda özel kişileri yetkilendirmesi de söz konusu olabilmektedir. Eğitimden, sağlığa, adaletten, güvenliğin sağlanmasına kadar mühim alanlarda, devletin yükümlü olduğu kamusal görevlerin yerine getirilmesi amacıyla, bugün özel kişilerin yaygın olarak kamu hizmet sunumunda "yetkilendirildikleri", yahut, kamusal faaliyetlerin yerine getirilmesinde bazı özel kişilerin, "kendiliğinden" vazifeler üstlendiği görülmektedir. Durum böyle olunca, devletin hizmet sunumundaki rolünü üstlenen bu özel kişilerin, hizmet kullanıcıları ile girdikleri "statüter" ilişkilerin niteliğinin idari sayılıp sayılmayacağı, idare hukuku açısından kritik bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunun yanıtlanabilmesi için de, çalışmamızda incelediğimiz bir dizi meselenin tartışılması zorunlu görülmüştür. Bu sebeple, tezimizin birinci bölümünde, yargı kararlarında idari işlem olarak nitelendirilmiş özel hukuk tüzelkişilerinin işlem görünümlerinden bahsederken, ikinci bölümünde, bu yargı kararlarının teorik anlamları, özel hukuk tüzelkişilerinin idari işlem yapabilmesinin meşruiyeti ve bu kişilerin idari işlemleri ile ilgili ölçüt sorunları ele alınmamıştır. İncelemeler sonucunda, özellikle yargı kararları açısından problem teşkil etse de idarenin yerine geçerek tıpkı idare gibi kamu gücü kullanan tüzelkişilerin meydana getirdiği işlemlerin, idari niteliğinin tespit edilmesinde hukuk devleti ilkesinin en etkin biçimde gerçekleştirilebilmesi adına faydalar bulunmuştur. Kamu gücü kullanan tüzelkişilerin idari nitelikteki faaliyetlerinin idari yargı denetimine tabi tutulabilmesi karşısında görülen engellerin öğreti ve içtihatla geliştirilen yöntemlere dayanılarak aşılabilmesinin mümkün olduğu görülmüş, özel hukuk tüzelkişilerinin de idari nitelikte işlem yapabildiği kabul edilerek, bu işlemlerin ölçütlerinin saptanması üzerine tartışmalar geliştirilmiş, yargı kararları ve öğretideki görüşlerin yorumlanmasıyla belirleyici ölçütün tespiti üzerine çalışılmıştır.