Kemoterapi Alan Kanser Hastalarında Hastalık Algısı ve Kansere Verilen Tepki Tarzı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUFCAN YILMAZ
Danışman: FİLİZ ÇAY ŞENLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ülkemizde hastalık algısının kansere tepki tarzına etkisini inceleyen çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada kemoterapi alan hastalarda hastalık algısı, kansere tepki tarzı, bunları etkileyen faktörler ve hastalık algısının kansere tepki tarzıyla ilişkisi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: 01/11/2019-30/04/2020 tarihleri arasında, kemoterapi uygulanan 282 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, Kısa Hastalık Algısı Ölçeği (KHAÖ) ve Kansere Tepki Tarzı Ölçeği (KTTÖ) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 57,1'di (19-87) ve %53,9'u erkekti. Hastaların %66'sı 65 yaşından gençti ve %83,3'ünün ileri evre kanseri vardı. Hastaların tedavinin başarısına olan inançları ve hastalığı kendilerinin kontrol edebileceklerine olan inançları yüksekti. Ayrıca hastalıklarını iyi anladıklarını düşünüyorlardı. Geriatrik hastalar hastalıklarının daha uzun süreceğini düşünmekteydi, semptomlardan daha fazla yakınmaktaydı, daha endişeliydi. Tedavi başarısına ve hastalığı kontrol edebileceklerine inançları düşüktü. Kadınlar erkeklerden daha endişeliydi. Üniversite mezunları semptomlardan daha az yakınıyordu, daha az endişeliydiler, duygusallık daha geri plandaydı. Geliri giderinden fazla olan hastalar tedavinin başarısına daha çok inanıyordu. Kanser tipi ile hastalık algısı arasında ilişki yoktu. Tedavi başarısına olan inanç ileri evre hastalığı olanlarda erken evre hastalığı olanlara göre daha azdı. En sık seçilen en önemli kanser nedeni psikolojik sorunlardı. En belirgin tepki tarzı mücadeleci ruh, en geri planda olan tepki tarzı çaresizlik/ümitsizlikti. Geriatrik hastalarda çaresizlik/ümitsizlik, diğerlerinde mücadeleci ruh daha belirgindi. Kadınlarda mücadeleci ruh ve endişeli bekleyiş daha belirgindi. Üniversite mezunu olmayanlarda çaresizlik/ümitsizlik ve kadercilik daha belirgindi. Geliri giderinden fazla olanlarda kadercilik daha geri plandaydı. KTTÖ alt ölçekleri ile kanser tipi ve evresi arasında ilişki yoktu. Kişisel kontrole inancın, tedavi kontrolüne inancın ve hastalığı anlama düzeyinin mücadeleci ruha pozitif etki ettiği görüldü. Hastalık sonuçlarından etkilenme düzeyinin, beklenen hastalık süresinin, semptomların, endişe düzeyinin ve duygusallığın mücadeleci ruha negatif etki ettiği görüldü . Sonuç: Yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir durumu gibi özelliklerin hastalık algısı ve tepki tarzına etki ettiği görüldü. Kanser evresi hastalık algısına etkiliyken, tepki tarzına etkili değildi. Kanser tipiyle hastalık algısı ve kansere tepki tarzı arasında ilişki yoktu. Hastalık algısı ile kansere tepki tarzı arasında tüm alt değerlendirme ölçeklerini de içeren iç içe geçmiş yakın bir ilişki vardı. Leventhal ve arkadaşları tarafından geliştirilen Öz Düzenleyici Model'in kemoterapi alan kanser hastalarında da doğrulanmış oldu. Onkolojide biyopsikososyal bütüncül tıbbi yaklaşım ve destekleyici uygulamalar büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kanser hastalarının hastalıklarını nasıl algıladıkları ve bu süreci nasıl yönetmeye çalıştıklarının tespit edilmesi önemlidir. Böylece negatif başa çıkma yöntemlerini seçenler belirlenebilir, gerekli destekler verilebilir, hayat kaliteleri ve tedavi uyumları arttırılabilir. KTTÖ gibi çok sayıda sorudan oluşan, çözülmesi uzun ve anlaması zor ölçekler yerine, KHAÖ ile hem hastalık algılarının hem de lineer regresyon modelleri ile oluşturulan formüllerle kansere tepki tarzlarının değerlendirilebileceği görülmüştür. Bu değerlendirmelerin yapılarak uygun psikososyal desteğin erken dönemde yaşama geçirilmesini önermekteyiz. İleride bu hipotezi sınayacak yeni araştırmalar planlanabilir.