Sarkoidozda prognoz ve prognoza etki eden faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLGE BİLGİN
Danışman: ÖZLEM ÖZDEMİR KUMBASAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Sarkoidoz etyolojisi bilinmeyen, non-kazeifiye granülomatöz inflamasyonla karakterize multisistemik bir hastalıktır. Sarkoidoz olgularının özelliklerini ve prognozunu belirlemek, prognoza etki edebilecek faktörleri ortaya koymak hasta yaklaşımında çok önemlidir. Bu çalışma ülkemize ait prognoz verisi elde etmeye ve prognozu etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda Ocak 2012-Aralık 2017 tarihleri arasında başvuran 394 hastadan 3 yıl veya daha uzun süredir düzenli takibi olan 188 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, sigara öyküsü, semptomları, laboratuvar ve radyolojik bulguları, akım spirometri ölçümleri, difüzyon testi ve ekstrapulmoner organ tutulumları değerlendirildi. Takipte radyolojik bulgularda artış, fonksiyonel bozulma ve tedavi başlanmayı/değiştirmeyi gerektirecek klinik durumlardan herhangi birinin olması progresyon olarak kabul edildi. Hastaların son takiplerindeki klinik durumları tedaviyle remisyon, spontan remisyon, stabil hastalık, progresyon, kronik olgu ve nüks olarak tanımlandı. Spontan ve tedavi ile remisyon, regresyon, stabil hastalık, tedavi gerektirmeyen, semptom veya organ fonksiyon bozukluğuna neden olmayan nüksler iyi prognoz grubunda; progresyon, tedavi kesilemeyen kronik olgu, tedavi gerektiren nüksler kötü prognoz grubunda değerlendirildi. Sonuçlar: Çalışmamızda %79.8 ile kadınlar daha fazla olup kadın/erkek oranı 3.94 bulundu. Medyan tanı yaşı 44.0 olup kadınlara göre erkeklerin daha genç yaşlarda tanı aldığı (46'ya karşı 35) görüldü. Erkeklerdeki sigara içme oranı daha yüksek olup tüm hastaların %64.4'ünün hiç sigara içmediği görüldü. Başvuru anında hastalarımızın %28.2'si evre I, %54.8'i evre II, %1.6'sı evre III ve %15.4'ü evre IV ile uyumlu bulundu. Hastalarımızın %58'i iyi prognozlu, %42'si kötü prognozlu olarak değerlendirildi. Takiplerde spontan remisyon %20.2, Pulmoner hipertansiyon (PH) gelişimi %10.6, mortalite oranı %4.25 hesaplandı. Düşük radyolojik evre, yüksek spirometri ve difüzyon değerleri, asemptomatik olma ve önceden tedavi almamış olma spontan remisyon ve iyi prognoz ile ilişkili bulundu. Takiplerinde PH gelişen olguların prognozunun daha kötü olduğunu gördük. Serum anjiotensin dönüştürücü enzim (sACE) ve C-reaktif proteindeki (CRP) artışın, spirometri ve difüzyon değerlerindeki düşüşün progresyonla ilişkili olduğunu bulduk. Hastaların %36.7'sinde takipleri sırasında herhangi bir vizitte progresyon izlendi. Progresyon ve başvuru takiplerindeki değerleri karşılaştırıldığında sACE ve CRP düzeyinde artış; spirometri ve difüzyon değerlerinde düşüş izlendi. Sonuç olarak sarkoidozda hastalığın seyrini öngörebilmek, tedavi gereksinimi belirleyebilmek, gereksiz tedavi ile ilişkili komplikasyonları önleyebilmek açısından önemlidir. Bu grubu belirlemeye yönelik geniş serilerle yapılan prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Fibrozis, Mortalite, Prognoz, Pulmoner Hipertansiyon, Sarkoidoz