Behçet üveiti olan hastalarda mikroperimetri ve optik koherens tomografi bulgularının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET FATİH KAĞAN DEĞİRMENCİ
Danışman: FATİME NİLÜFER YALÇINDAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Çalışmamızda Behçet üveiti olan hastalarda mikroperimetre (MP) ve spektral domain optik koherens tomografi (SD-OKT) bulgularını değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamıza Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Uvea Birimi'ne başvuran Behçet üveiti tanılı 39 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, üveit tanı süreleri kaydedildi. Muayene bulgularından en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) ve göz içi basıncı (GİB) kaydedildi. MP test sonuçlarından maküler bütünlük endeksi, ortalama eşik değer ve fiksasyon stabilitesi kaydedildi. SD-OKT görüntüleri incelenerek santral makula kalınlığı (SMK), fotoreseptör zon (FZ) ve retina pigment epiteli (RPE) hasarı varlığı değerlendirildi. EİDGK, SD-OKT ve MP verileri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. BULGULAR Çalışmamızda 39 hastanın 66 gözü değerlendirildi. Hastaların ortalama yaşı 31,2±7,3 yıl olup 16'sı kadın (%41,1), 23'ü erkekti (%58,9). Çalışmaya dahil edilen gözlerin ortalama EİDGK skoru 0,42±0,14 logMAR idi. SMK ile EİDGK arasında istatistiksel anlamlı olarak pozitif korelasyon saptandı. FZ ve RPE hasarı bulunan gözlerde, EİDGK hasar bulunmayan gözlere kıyasla anlamlı olarak daha düşüktü. EİDGK ile maküler bütünlük endeksi arasında istatistiksel anlamlı olumlu yönde korelasyon, EİDGK ile ortalama eşik değer ve fiksasyon stabilitesi (P1 ve P2) ölçümleri arasında ise istatistiksel anlamlı pozitif korelasyon saptandı.SMK ile ortalama eşik değer ve fiksasyon stabilitesi (P1 ve P2) ölçümleri arasında istatistiksel anlamlı pozitif korelasyon mevcuttu. FZ ve RPE hasarı bulunmayan gözlerde ortalama eşik değer ve fiksasyon stabilitesi (P1 ve P2) sonuçları, hasar bulunan gözlere göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti. TARTIŞMA Behçet hastalığı (BH) Akdeniz, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinde diğer ülkelere göre daha sık görülmektedir. Ülkemiz de BH'nin sık görüldüğü ülkelerden biridir. Hastalığın karakteristik özelliklerinden biri olan göz tutulumu erkek hastalarda daha sık görülmektedir ve prognozu kadın hastalara kıyasla daha kötü seyretmektedir. Hastalığın prognozu önceki yıllara kıyasla günümüzde daha iyi seyretmektedir. Bunun temel sebebi hastaların erken tanı almasının yanı sıra tedavide kullanılan ilaçların gelişimidir. Kliniğimizin üçüncü basamak sevk merkezi olması ve nispeten dirençli olguların takip edilmesine rağmen ortalama görme keskinliğinin önceki çalışmalarla benzer olmasını inflamasyonun etkin bir şekilde kontrol edilmesine bağlayabiliriz. Behçet üveiti hastalarında SMK ile EİDGK ölçümleri arasındaki ilişki ile ilgili literatürde farklı sonuçlar bulunmaktadır. Bu durum SMK'nin hastaların takibinde sınırlı faydası olduğunu düşündürmektedir. Bizim çalışmamızda SMK ile EİDGK arasında anlamlı olarak görülen pozitif korelasyonu, hastalarımızın klinik olarak remiyonda olmasına bağlayabiliriz. Literatürle uyumlu olarak FZ ve RPE hasarı bulunan gözlerde ise EİDGK anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Klinik pratikte görsel fonksiyon değerlendirilmesinde görme keskinliği kullanılmaktadır; ancak çalışmamızdaki gibi görme keskinliği düşük olan olgularda yeterli değildir. MP birçok maküla hastalığında giderek artan kullanıma sahiptir. Özellikle görme keskinliğinin düşük olduğu yaşa bağlı maküla dejeneresansı ve santral seröz koryoretinopati, vb. hastalıklarda MP'nin görsel fonksiyonu çok daha iyi değerlendirdiği gösterilmiştir. Çalışmamızda MP sonuçlarının hastaların EİDGK ve SD-OKT bulguları ile uyumlu olduğu görülmüştür. SONUÇLAR Mikroperimetre, Behçet üveiti hastalarında görsel fonksiyonunun değerlendirilmesinde kantitatif ve objektif bir tetkik olarak kullanılabilir.