Meme kanserli hastalarda sezaryen, normal vajinal doğum,laktasyon, gebelik sayılarının prognostik faktörlerle ilişkisinin retrospektif değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDA HANİFE OĞUZ

Danışman: GÜNGÖR UTKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Reproduktif faktörler ile meme kanseri prognozu arasındaki ilişki, birçok çalışmada gösterilmiştir. Bu çalışmada, yapmış oldukları doğumların tipi, diğer reproduktif özellikleri, endojen östrojen maruziyet göstergeleri ile meme kanseri prognostik belirteçleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmaya, 2012-2013 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji polikliniğinde takip edilmekte olan, en az bir adet canlı doğum yapmış, opere, her evreden 434 meme kanserli kadın hasta dahil edildi. Hastaların %17,3?ü (n=75) daha önce en az bir kez sezaryen ile doğum yapmıştı. Prognostik faktörlerle hasta özelliklerin arasındaki ilişki, Pearson-Ki kare testi, bağımsız örneklemli t-test ve çok değişkenli analizler ile değerlendirildi. Bulgular: Sezaryen grubunda, normal vajinal doğum (NVD) yapmış hasta grubuna göre, meme kanseri prognostik özellikleri açısından farklılık saptanmadı. Son doğum yapılan yaş ile meme kanseri tanısı arasında geçen süre, 2 ve daha fazla doğum yapmış olan 364 hastada değerlendirildi. Bu hastalardan 47?sinde son doğum sezaryen ile yapılmıştı. Sezaryen grubunda, son doğumdan tanıya kadar geçen ortanca süre 12,7±1,1 yıl iken, NVD grubunda bu süre 22,5±0,6 yıl idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Son doğumun yapıldığı yaş, gruplar arasında karşılaştırıldığında, arada anlamlı fark olmadığı görüldü (Sezaryen grubunda 30,94±0,6 ve NVD grubunda 28,55±0,3; p=0,19). Sezaryen grubundaki hastalar, NVD grubundakilere göre, meme kanseri tanısını daha genç yaşta almışlardı. Ortanca tanı yaşı, sezaryen grubunda 42,81±1 iken NVD grubunda 50,42±0,5 idi (p<0,001). Çok değişkenli analizde, tanı yaşı ?bias? yaratabileceği için dışarda bırakıldığında; sezaryen doğum yapmış olmak, son doğumun geç yaşta yapılmış olması, az sayıda doğum yapmış olmak, son doğumdan tanıya kadar geçen sürenin kısa olması ile ilişkili bulundu (sırasıyla p<0,001, p<0,001, p=0,001). Herhangi bir süre için OKS kullanmış olmak ile de benzer bir ilişki saptanmış olsa da, bu ilişki istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı (p=0,18). Son doğumdan tanıya kadar geçen sürenin 10 yıl ve altında olduğu hastalarda metastatik hastalık daha sıktı (p=0,032). İlk doğumunu ?20 yaşında yapanlarda ve toplam doğum sayısı ?3 olan grupta aksiller lenf nodu tutulumu daha fazlaydı (sırasıyla p=0,006 ve p=0,007). Obez hasta grubunda (VKİ ?30 kg/m^2) tümörün östrojen reseptörü pozitif olma sıklığı, obez olamayan hastalara göre daha fazlaydı (p=0,014). Lenfovasküler invazyon (LVİ) ve aksiller lenf nodu varlığı, metastatik hastalığı olanlarda daha sıktı (sırasıyla p <0,001 ve p=0,001).LVİ ise; aksiller LN pozitif (p<0,001), ekstrakapsüler yayılımı olan (p<0,001), HER-2 pozitif (p=0,008), 2 cm?den büyük (p=0,005), ve 2-3. dereceden tümörlerde (p<0,001) daha sıktı. Sonuç: Sezaryen doğum öyküsü olan kadınlarda, NVD doğum yapmış olanlara göre, meme kanseri tanı yaşı daha genç ve son doğumdan tanıya kadar geçen süre daha kısadır. Ayrıca, ilk doğumu erken yaşta yapmak ve doğum sayısının fazla olması ile meme kanseri kötü prognostik göstergeleri arasında ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.