Tam Yargı Davasında Dava Açma Süresi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET BAĞRIAÇIK
Danışman: MUSTAFA AYHAN TEKİNSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dava açma süresi mevzuatta detaylı bir biçimde düzenlenmiş ve doktrinde yeterince incelenmiş konuların başında gelmektedir. Aynı şekilde kuruma ilişkin içtihadi nitelikte ilkeler yerleşmiştir. Bu kapsamda dava açma süresi niteliği itibariyle hak düşürücü süre olarak kabul edilmektedir. Ayrıca idari yargıda sürenin kamu düzenine ilişkin olması, uzun dava açma süresinin idareyi sürekli dava tehdidi altında bırakacağı ve bu durumun idarenin istikrarını etkileyeceği gibi gerekçeler öne sürülerek kısa dava açma süreleri savunulmaktadır. Söz konusu düşünceler, idari yargıda dava açma süresinin idari yargıya özelliğini veren iptal davaları kapsamında ele alınmasının bir sonucudur. Nitekim idari yargıda açılabilecek davalar (vergi uyuşmazlıklarına ve idari sözleşmelere ilişkin davalar çalışma kapsamında ayrıca incelenmiştir) iptal ve tam yargı davasıdır. Bu iki dava, davayı açabilecek kişiler, davanın muhatabı, konusu ve sonucu itibariyle ayrışmaktadır. Özetle iptal davaları objektifte iken tam yargı davaları sübjektif nitelikte davalardır. Dolayısıyla dava açma süresi iptal ve tam yargı davası için ayrı ayrı düşünülmelidir. Mevzuata bakıldığında (idari eylemden kaynaklanan tam yargı davalarında ön karar başvuru süresi bir yana bırakılırsa) iptal ve tam yargı davası için dava açma süresi eşittir. Bu çalışmada tam yargı davasında dava açma süresinin kısıtlanmasının sonuçları incelenmiş ve tavsiyelere yer verilmiştir. Bu çerçevede çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tam yargı davasının özelliklerine yer verilmiş ve bu davaya iptal davasından ayrışan eda davasına yaklaşan bir perspektiften bakılmıştır. İkinci bölümde ise dava açma süresiyle ilgili mevzuat hükümleri, zarara sebep olan hukuksal araç temelinde ve 2577 sayılı Kanun kapsamında ele alınarak problemli noktalar tespit edildikten sonra çözüm önerileri sunulmuştur.