Dejeneratif Mitral Kapak Hastalığı Olan Köpeklerde Kan Serum Mg Düzeylerinin Araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ender Efe

Danışman: Ekrem Çağatay Çolakoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dejeneratif mitral kapak hastalığı atriyoventriküler (AV) kapaklarda glikozaminoglikan birikimi (miksamatöz proliferasyon), kapak yapraklarında ve korda tendinaeda fibrozis ile karakterize bir hastalıktır. Bu durum miksamatöz mitral kapak hastalığı, kronik dejeneratif valvular hastalık, kronik valvular hastalık, kazanılmış mitral regürgitasyon ve mitral yetmezlik gibi çok sayıda isme sahiptir. Kapakçıklarda gelişen bu dejenerasyon kapakların düzgün şekilde kapanamamasına, mitral regürgitasyona ve bazı hayvanlarda konjestif kalp yetmezliğine neden olabilmektedir (Haggström, 2010). Hastalık köpeklerde en yaygın görülen edinsel kalp hastalığı olarak belirlenmiştir. Küçük ırk köpeklerde daha sık görülmekle birlikte büyük ırk köpeklerde de görülebilmektedir. Hastalığın prevalansının yaş ve ırk ile ilişkisi bulunmaktadır. Hastalık çoğunlukla ileri yaştaki köpeklerde görülmektedir. Cavalier King Charles, Daschund ırklarında hastalık gelişimine yatkınlık bulunmaktadır. Erkek köpeklerde hastalık dişilere göre daha erken yaşta şekillenebilmektedir (Borgarelli ve Haggstrom, 2010). Hastalığın en önemli klinik bulgusu sol apikal sistolik kalp murmuru olarak belirtilmektedir. Kardiyomegaliye yol açan şiddette valvüler regürgitasyonlarda genişleyen kalbin bronşlara yaptığı baskı sonucunda öksürük şekillenebilmektedir. Aynı zamanda hastalıkta konjestif kalp yetmezliği bulguları oluşabilmektedir ve çoğunlukla sol kalp yetmezliği görülmektedir. Bu bulgular arasında öksürük, solunum güçlüğü, letarji, anoreksi, egzersiz intolerans, senkop, kilo kaybı ve asites bulunmaktadır. Hastalığın tanısında anamnez, fiziksel muayene bulguları, torasik radyografi, tam kan sayımı, serum biyokimyasal analizler ve ekokardiyografiden yararlanılmaktadır. Torasik radyografi hastalığın teşhisi için direkt olarak kullanılamasa da hastalığın sonuçlarının (kardiyomegali, pulmoner ödem, plöral efüzyon gibi) belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Tam kan sayımı ve serum biyokimyasal analizler ile hastalığa bağlı sekonder oluşabilecek pre-renal azotemi, elektrolit dengesizlikleri ve anemi belirlenebilmektedir. Ekokardiyografik muayene ile hastalığın kesin tanısı ve mitral regürgitasyonun şiddeti belirlenebilmektedir. Ekokardiyografik bulgular arasında mitral kapak yaprakçıklarında kalınlaşma ve/veya prolapsus, sol atriyal genişleme ve mitral kapaklarda regürgitant akım bulunmaktadır (Haggström, 2010). Hastalığın sınıflandırılması Amerikan İç Hastalıkları Derneği (ACVIM) tarafından oluşturulmuş sınıflandırmaya göre yapılmaktadır. Bu sınıflandırma sistemine göre hastalar evre-A, evre-B1, evre-B2, evre-C ve evre-D olarak 5 grup altında toplanabilmektedir (Keene ve ark., 2019). Hastalığın tedavisi ve hastanın yönetimi hastanın bulunduğu evreye göre değişiklik göstermektedir. Serum magnezyum düzeyinde azalmanın (hipomagnezemi) mitral kapak hastalığı olan insanlarda yaygın görülen bir bulgu olduğu belirtilmektedir. Aynı durum ile mitral kapak hastalığı olan köpeklerde de karşılaşılabilmektedir (Pedersen ve Haggstrom, 2000).