Alg esaslı doğal sindirim destekleyicisinin etlik piliçlerin performansı üzerine etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEVKET ÖZLÜ
Danışman: İBRAHİM ÇİFTCİ
Özet:Bu çalışmada normal ve düşük enerji içerikli etlik piliç yemlerinde alg esaslı doğal sindirim destekleyicisinin yem katkı maddesi olarak kullanılmasının, büyüme performansı, karkas verimi ve iç organlar üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Toplam 352 adet günlük yaşta Ross 308 erkek etlik civcivi her grupta 8 tekerrür olacak şekilde (her tekerrürde 11 civciv) 4 gruba tesadüf blokları deneme dizaynına uygun olarak rastgele dağıtılmıştır. Deneme grupları; T1) Alg içermeyen normal ihtiyaç düzeyinde (Ross 308 kılavuzu) besin maddesi içeren yem (pozitif kontrol), T2) T1+ %0.1 alg temelli katkı ilavesi, T3) T1 e göre sindirilebilir Lys %0.03 ve ME si 150 kcal/kg daha düşük olan yem (negatif kontrol), T4) T3+ %0.1 alg temelli katkı ilavesi olacak şekilde oluşturulmuştur. Performans verileri 10, 24 ve 41. günlerde ölçülmüştür. Denemenin sonunda karkas verimi ve iç organ ağırlıklarını tespit etmek amacıyla her tekerrürden 3 piliç örnek olarak seçilmiş ve kesilmiştir. Araştırma sonuçları, etlik piliç yemlerinde alg temelli yem katkısı kullanımının canlı ağırlık artışına, yem tüketimine, yem değerlendirme sayısına, karkas parametreleri ve organ ağırlıkları üzerine önemli etkisinin olmadığını göstermiştir (P>0.05). Bununla birlikte, alg katkısı kullanımından bağımsız olarak rasyon ME ve Lys düzeyinin düşürülmesi, canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yem değerlendirme sayısını olumsuz yönde etkilenmiş, abdominal yağ ağırlığını düşürmüş, pankreas ağırlığını ise artırmıştır (P<0.05). Sonuç olarak, normal ve düşük enerji içerikli etlik piliç yemlerinde alg esaslı doğal sindirim destekleyicisinin %0.1 oranında yem katkı maddesi olarak kullanılmasının büyüme performansı, karkas verimi ve iç organlar üzerinde önemli bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.