Sigara içen bireylerde cinsel perhiz süresinin spermatozoon parametrelerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHAR ŞAHİN CANSOY

Danışman: Sevim Aydın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Spermatogenez ve spermiyogenezden ejakülasyona kadar geçen süreçte testis, epididimis, vasdeferens ve yardımcı üreme bezleri fonksiyon görmektedir. Bu aşamalarda spermatozoonların maruz kalacağı toksik ajanlar spermatozoonların kalitesini etkileyerek, fertilizasyon, embriyo kalitesi, gebelik ve doğan yavrunun sağlık durumu gibi parametreleri olumsuz yönde değiştirebilmektedir. Bu etkileşim en çarpıcı şekilde spermatozoonların epididimisteki depolanma sürecinde meydana gelmektedir. Mortalite ve morbidite etiyolojisinde ilk sıralarda yer alan sigara tüketimi; vücutta reaktif oksijen radikalleri (ROR) başta olmak üzere çok çeşitli toksik ajanın aşırı üretimine sebep olmaktadır. Aynı zamanda sigara tüketiminin üremeye yardımcı tekniklerin (ÜYTE) başarı oranları üzerine etkisi de yoğun olarak araştırılmaktadır. Bu çalışmada ağır sigara tüketimi olan erkeklerde kısa cinsel perhiz (absinens) süresinin, spermatozoonların epididimisteki ROR maruziyetini azaltıp, semen parametreleri, sperm kromatin bütünlüğü ve sperm DNA fragmantasyonu üzerine muhtemel olumlu etkileri kontrol gruplarıyla karşılaştırılarak araştırılmıştır. Gereç ve yöntemler: Ağır sigara içicisi (≥20 adet) ve sigara içmeyen, spermatozoon konsantrasyonları >15 milyon/ml olan gönüllülerden 1 ve 7 günlük cinsel perhiz sonrası, semen örnekleri mastürbasyon yöntemiyle toplandı. Likefaksiyonu takiben spermatozoon konsantrasyonu (Neubauer hemositometresiyle), motilitesi (bilgisayar yardımlı sperm analiziyle), morfolojisi (Diff-Quick boyasıyla), persiste histon (anilin blue boyasıyla) ve canlılık (eosin nigrosin boyasıyla) oranları değerlendirildi. Akım sitometri yöntemiyle, DNA fragmantasyon (TUNEL işaretleme) oranları ve hücre içi ROR düzeyleri (DCFDA boyama) belirlendi. Ayrıca santrifüj sonrası elde edilen seminal plazmadaki malondialdehit (MDA) düzeyleri spektrofotometrik olarak ölçüldü. Bulgular: Tüm gruplarda semen hacmi cinsel perhiz süresiyle doğru orantılı olarak anlamlı şekilde artmıştır. Sigara içen ve içmeyen gönüllülerde konsantrasyon, motilite, morfoloji, persiste histon, canlılık, DNA fragmantasyonu, hücre içi ROR düzeyleri arasında anlamlı bir fark izlenmedi. Cinsel perhiz sürelerinin bu parametreler üzerinde anlamlı bir değişikliğe yol açmadığı tespit edildi. Sigara içmeyen grupta uzun cinsel perhiz süreleri sonrasında seminal plazma MDA düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulundu. Sonuç: Dünya Sağlık Örgütü tarafından semen analizi için başvuran erkeklerin 2 ila 7 gün arasında cinsel perhiz uygulamaları önerilmektedir. Çalışmamızda elde edilen bulgular ışığında, önerilen bu sürelerin optimal olduğu, ağır sigara tüketimine rağmen semen parametrelerinin, DNA fragmantasyon oranlarının ve kromatin paketlenme düzeylerinin etkilenmediği sonucuna varılmıştır. Bulgularımız literatürdeki benzer çalışmalarla uyum göstermekle birlikte, klinik verilerin de değerlendirildiği ve anormal semen parametreleri bulunan hastaların dahil edildiği çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamız sonucu ağır sigara içicisi bireyler ile sigara içmeyen bireyler arasında; kısa ve uzun cinsel perhiz sonrasının semen kalitesi üzerine etkilerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık oluşturmamasına rağmen, sigara içimi eksojen ROR kaynağı olması nedeniyle normal veya patolojik semen analizi ile vaka sayılarının artırılarak ileri çalışmaların yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.