ALMAN ULUS-DEVLET İNŞASININ TOPLUMSAL TARİHİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİHTER ÇELİKDEMİR

Danışman: BİLAL ERDEM DENK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Alman ulus-devletinin inşa sürecini tarihsel bağlamında ele almaktadır. Bunun için tarihsel sosyolojik bir yaklaşım izlenerek ulus-devlet inşasına yol açan tarihsel dönüşümler incelenmiştir. Hem ulus-devletlerin hem de devletler sisteminin üretim ilişkilerinin kapitalistleşmesiyle iç içe geliştiğini temel kuramsal varsayım olarak alan bu tezde, toplumsal sınıf yapısı ve üretim ilişkileri ile uluslararası sistemin birbirini karşılıklı olarak belirlediği savunulmuştur. Bu nedenle hem Alman coğrafyasındaki toplumsal yapı ve üretim ilişkilerindeki dönüşümler hem de 17. yüzyılın sonunda İngiltere'de tarımsal kapitalizmin ortaya çıkmasının Kıta Avrupası üzerinde yarattığı baskı birlikte ele alınmıştır. Buna göre, iktisadi ve toplumsal yaşamın kapitalist dönüşümü ile kapitalist üretim ilişkilerinin yayılmacı ve rekabetçi doğası, Alman ulus-devletinin inşasında belirleyici olmuştur. Avrupa kıtasında üretim ilişkilerinin kapitalist dönüşümüyle birlikte sermaye merkezileşip yoğunlaşmaya başlayınca, devletler pazar arayışıyla sömürgecilik yarışına girmişlerdir. Bu arka planla bakıldığında, Prusya mutlakiyetçi devletinin iktisadi ve siyasi çıkarları Alman coğrafyasına yayılmaktan geçtiği için Alman İmparatorluğu formunda kurulan siyasal birlik, iktisadi gereksinimlerin plansız bir ürünü şeklinde ortaya çıkmıştır. Alan yazınında Alman İmparatorluğu'na yönelik ilgi, çoğunlukla Nasyonal Sosyalizm felaketinin yaşandığı bir bugünden düne bakarak, sürekli bir standarttan sapmayı tespit etme gayretinden kaynaklanmaktadır. 1960'lı yıllardan itibaren hâkim paradigma olan ve Alman tarihsel gelişimini İngiltere ve Fransa'daki süreçlerden bir sapma olarak ele alan Sonderweg tezi, 1848'de burjuva devriminin yapılamaması, burjuvazinin zayıflığı, toprak soyluların süregelen hakimiyeti gibi açıklamalarla, Alman ulus-devlet inşa sürecinin aykırı bir örnek olduğunda ısrar etmiştir. Bu çalışmada ise Alman coğrafyasında yaşananların, kapitalistleşen üretim ilişkilerinin dönemin Avrupası'nda yarattığı yapısal dönüşümünün bir parçası olduğu gözlemlenmiştir. Kapitalist piyasa ekonomisinin yarattığı yayılma baskısı, toplumsal sınıfları da mevcut koşullara uyum sağlamaya itmiştir. Dolayısıyla alan yazınındaki yaygın kanının tersine, Prusya Junkerleri iktisadi yaşamın değişen yapısına uyum sağlamış ve topraklarında kapitalist tarıma geçerek zamanın ticari girişimcileri olmuşlardır. Yine egemen paradigmanın iddiasının tersine, Alman devleti Junker hakimiyetinin bir aracı olmamıştır. Devlet bürokrasisi, üretim ilişkilerinden çıkar sağlayan her kesimin uzlaşı sağladığı bir mecra olmuştur. Anahtar Kelimeler: Alman İmparatorluğu, Ulus-Devlet, Üretim İlişkileri, Toplumsal Yapı, Kapitalizm.