Hindilerde (meleagris gallopavo) pilorik tonsil bölgesi üzerine histokimyasal ve immunohistokimyasal çalışmalar


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, VETERİNERLİK HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NUH YILDIRIM

Danışman: HİKMET ALTUNAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hayvansal gıdalar içerisinde kolesterol seviyesinin düşüklüğü, protein/kalori oranının yüksek olması ve içerdiği düşük sodyum miktarı ile insan sağlığı açısından önemli bir protein kaynağı olan ve tavuklara göre hastalıklara karşı daha az dirençli olan hindilerin savunma sisteminin araştırılması önem arz etmektedir. Yapılan bu çalışma ile kanatlılardaki GALT'ın önemli bir parçası olan ve kanatlılarda pilorik tonsil olarak adlandırılan alanın hindilerdeki şekil ve yapısal özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla çalışmada Ankara ilinde hindi yetiştiriciliği ve kesimi yapan işletmelerden 5 adet erkek 5 adet dişi olmak üzere toplam 10 adet erişkin hindi kullanılmıştır. Alınan bu materyallere %10 tamponlanmış formol, Bouin ve Maksimow tespit solüsyonları kullanılarak doku takip prosedürü gerçekleştirilmiştir. Dokuların bloklanması ve kesit alınması işlemlerinden sonra kesitler çeşitli boyalarla boyanarak incelenmiş ve tonsiler bölgenin histolojik yapısı ortaya konulmuştur. İmmunolojik yönden fonksiyonel olduğu varsayılan bu yapının genel özelliklerini ortaya koymak için histokimyasal, immunohistokimyasal ve immunofloresan boyamalar uygulanmıştır. Pilorik tonsil bölgesinin genel histolojik yapısını gösterebilmek için Crossman'ın modifiye üçlü boyası kullanılırken, mukus sentezleyen kadeh hücrelerinin yoğunluğunu ortaya koymak adına PAS (Periyodik asit-Schiff), foliküllerin etrafındaki kapsülü belirleyebilmek amacıyla ise Safranin O boyaması yapılmıştır. Işık mikroskobik düzeyde bu geçiş bölgesinin daha detaylı değerlendirilmesi amacıyla 1 μ'luk yarı ince kesitler incelemeye alınmıştır. İmmunohistokimyasal ve immunofloresan boyama yöntemleriyle de T-lenfositlerin bölgedeki varlığının belirlenmesi için CD3, foliküler dendritik hücrelerin belirlenmesi için Vimentin, germinal merkezin etrafındaki kapsül varlığını ortaya koymak ve böylece ilgili bölgenin lenfosit infiltrasyonundan ayrımının gösterilebilmesi için Collagen III antikoru, B-lenfositlerin belirlenmesi için CD79A ile CD268 antikoru ve M hücrelerinin varlığını belirleme denemesi için CK18 antikoru kullanılmıştır. Üçlü boyama sonucunda duodenumun bir parçası olan ve literatürde pilorik tonsil bölgesi olarak adlandırılan alanın hindilerde hem villus hem de kriptlere sahip olması nedeniyle normal bağırsak histolojisi gösterdiği tespit edildi. Savunmada görevli lenf foliküllerinin kriptler veya daha alt seviyelerde değil villusların içinde yerleşim gösterdiği gözlendi. Bahsi geçen ve eşit büyüklükte olmayan foliküllerin bir villus içerisinde tek ya da daha çok sayıda (5-6) olabileceği ortaya konuldu. Folikül sayısının sadece villus içerisindeki lokalizasyonu etkilemediği bunun yanısıra villusların hacimsel genişlemesini tetikleyerek çok sayıda folikülü içinde barındıracak kadar büyümesine yol açtığı anlaşıldı. Foliküllerin mevcut literatürden farklı olarak villusa lokalize olması bölgenin adlandırılmasında kullanılan klasik tonsil tanımına uymadığı ve bu yüzden bölgenin İntravillöz lenfoid doku (İVLD) olarak adlandırılmasının daha uygun olacağı düşünüldü. Üçlü boyamalardan elde edilen diğer önemli bulguda villusların farklı seviyelerde bazı noktalardan birbirleriyle kaynaşması ve hatta bu villusların tabana yakın yerlerde bir uçtan diğerine kadar uzanması olmuştur. Bu kaynaşmaların bölgeye has kendi içinde bir ağın oluşmasına yol açtığı ve bunun da savunma görevini yerine getiren yapının bünyesindeki hücrelerin daha hızlı ve etkili yanıt vermesine yardımcı olabileceği düşünüldü. Bunun haricinde villusun lümenle ilişkili olan herhangi bir yerinde örtü epitelinin şekil değiştirerek lenfoepitelyum oluşturduğu gözlemlendi. Yapılan PAS boyamasında lenfoepitelyal bölge içerisinde az sayıda da olsa kadeh hücreleri tespit edildi. Üçlü boyama bulgularıyla uyumlu olarak Safranin O boyamalarında germinal merkezlerin etrafında bir kapsül olduğu gösterildi. İmmunohistokimyasal boyamalarda ise bölgenin sıradan bir lenfosit infilitrasyon kümelerinden oluşmadığı ve organize bir lenfoid doku ihtiva ettiği ortaya kondu. Yarı ince kesitlerin incelenmesi sonucunda da tek katlı prizmatik epitelin lenfoepitelyuma dönüşmeden önce yapısal karakterini değiştirmesi sonucu farklı renkte boyandığı ve sonrasında boylarını kısaltma yoluna gittikleri gösterildi. Sonuç olarak yapılan bu çalışma ile kanatlılarda pilorik tonsil olarak adlandırılan bölgenin hindilerde hem tonsil tanımına uymadığı hem de literatürde açıklanan tavuk, kınalı keklik ve ördek pilorik tonsilinden yapısal olarak farklı özelliklere sahip olduğu tespit edildi. Araştırmanın sonucunda elde edilen ve mevcut literatürden farklı olan bulguların bu alandaki literatür bilgisine katkı sağlayacağı ve kanatlı sindirim kanalı immunolojisi üzerine çalışma planlayacak araştırıcılara yardımcı olabileceği düşünülmektedir.