İç Anadolu bölgesindeki Tetranychid akarların (Acari: Tetranychidae) DNA barkodlaması ve Tetranychus urticae popülasyonlarının bazı akarisitlere karşı direnç durumlarının belirlenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE İNAK
Danışman: AHMET GÜRAY FERİZLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kırmızı örümcekler (Acari: Tetranychidae) tarımsal akarolojinin en yüksek ekonomik önemi olan akar familyası olarak kabul edilmektedir. Dünya genelinde kırmızı örümcek mücadelesinde en yaygın tercih edilen savaşım yöntemi kimyasal mücadeledir. Ancak, hem kırmızı örümceklerin yanlış teşhisi hem de akarisitlere karşı direnç oluşumu nedeniyle kimyasal mücadelede sıklıkla başarısızlıklar söz konusu olmaktadır. Bu çalışmada, kırmızı örümcek türlerinin moleküler karakterizasyonu sitokrom oksidaz I geni ve internal transcribed spacer gen bölgesi ile yapılmıştır. Her gen için 10 farklı türe ait 35 adet dizilim elde edilmiş ve her iki genin de tür teşhisinde başarılı bir şekilde kullanılabileceği (bazı istisnalar dışında) tespit edilmiştir. Ayrıca, İç Anadolu Bölgesi illerinden toplanmış 10 adet Tetranychus urticae popülasyonunda abamectin ve pyridaben direnci ve direnç mekanizması araştırılmıştır. Biyoassay denemeleri Potter spray kulesi kullanılarak ergin dişi akarlar üzerinde gerçekleştirilmiş ve sonuçlar probit analizine tabi tutalarak LC50 değerleri hesaplanmıştır. Test edilen popülasyonlar arasında 9-kat abamectin direnci tespit edilmiştir ve bütün popülasyonlar abamectine düşük oranda direnç göstermiştir. T. urticae popülasyonlarında 15-kata kadar pyridaben direnci tespit edilmiştir ve popülasyonların yarısından fazlasında ruhsatlı doz uygulamasında savaşımda başarısızlık beklenmektedir. Bu nedenle, pyridaben direnci tespit edilen bölgelerde, kimyasal savaşım farklı etki mekanizmasına sahip akarisitler ile rotasyonlu bir şekilde yapılmalıdır. Ayrıca başta biyolojik mücadele olmak üzere alternatif mücadele yöntemlerinin entegre bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Popülasyonların hiçbirinde daha önce direnç ile ilişkilendirilen hedef-yeri mutasyonları tespit edilmemiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar tetranychid akarların hızlı ve doğru teşhisinde ve direnç yönetimi programları oluşturmada katkı sağlayacaktır.