Anılarda Takrir-i Sükûn Dönemi uygulamaları (1925-1929)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER METE

Danışman: HAKAN UZUN

Özet:

ÖzetMilli Mücadele sonucunda elde edilen zafer, Lozan Barış Antlaşması ile uluslararası bir siyasi dayanağa kavuşmuştur. Bununla birlikte bu süreç beraberinde bir takım anlaşmazlıkları da getirmiştir. Başta Rauf Bey ile İsmet Paşa arasında kendini gösteren uyuşmazlık, cumhuriyetin ilanının ardından daha da belirgin hale gelmiştir. Oluşan fikir ayrılıkları, zamanla, göz ardı edilemeyecek bir muhalefete dönüşmüştür. Söz konusu muhalefet Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurulmasıyla beraber siyasi bir yapıya bürünmüş ve muhalif basınla beraber hareket ederek Cumhuriyet Halk Fırkası iktidarını çok sert bir şekilde eleştirmeye başlamıştır. Yaşanan gelişmelere Şeyh Sait İsyanı'nın da eklenmesiyle siyasi ortam son derece gerilmiştir. Artık bu ortamda hedeflenen inkılâpların gerçekleştirilemeyeceğini düşünen CHF içerisindeki sertlik yanlısı kesim, Mustafa Kemal Paşa'nın da desteği ile iktidarı ele almıştır. Bu aşamada iktidarın ilk işi iki yıl yürürlükte kalmak üzere 4 Mart 1925'te Takrir-i Sükûn Kanunu çıkararak İstiklal Mahkemelerini kurmak olmuştur. İktidar, İstiklal Mahkemeleri vasıtasıyla bir yandan Şeyh Sait İsyanı'nı bastırırken, öte taraftan muhalefet ve basını tasfiye etmek suretiyle inkılâplar için uygun ortamı hazırlamıştır. Sonuçta iktidar, inkılâplar önünde engel olarak gördüğü unsurların etkisiz hale getirilmesi üzerine, icabında yeniden oluşturma gücünü elinde bulundurduğunu hissettirerek İstiklal Mahkemelerinin görevini sonlandırmıştır. Diğer yandan, Takrir-i Sükûn Kanunu için aynı yol izlenmemiş, iki yıl daha yürürlükte kalması tercih edilmiştir. Ancak son iki yılında neredeyse hiç kullanılmayan Takrir-i Sükûn Kanunu'nun yürürlüğü 4 Mart 1929'da sona ermiştir.Abstract The victory which was obtained by the War of Independence attained an international political support thanks to Loussane Peace Treaty. Nevertheless, this process brought some disagreements too. The incongruity occured in the beginning between Rauf Bey and Ismet Pasha became more apparent after the proclamation of the republic. The conflicts on the points of views gradually turned to conflicts. This dissidence became a political structure especially after the foundation of the Progressive Party of Republic (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası), and it began to critisize the National Party of Republic (Cumhuriyet Halk Fırkası ) severly in a cooperation with the opposing press. In addition to these incidents, the Insurgence of Sheikh Sait strained the political atmosphere excessively. The group among the National Party of Republic, which thought that the revolutions could not be obtained under these circumstances, captured the power by the support of Mustafa Kemal Pasha. The first task of the ruling party was to found the Courts of Independence by enacting the Law on the Maintenance of Order (Takrir-i Sükûn Kanunu) on 4th of March,1925. The ruling party prepared the suitable environment for the revolutions by rectifying the dissidence and the press while oppressing the Insurgence of Sheikh Sait thanks to the Courts of Independence. At the end, the ruling party ceased the duty of the Courts of Independence, after eliminating the structures which were seen as obstacles before the revolutions while demostrating that the power to found them again in case of necessity is stil in hand. Nonethless, the ruling party prefered the Law on the Maintenance of Order to be continued for two years more, on the contrary. However, the Law on the Maintanence of Order, which had not been used in its last two years, ended on the 4th of March,1929.