Polikistik over sendromlu hastalarda anoreksijenik peptid (leptin, obestatin, nesfatin-1) düzeyleri ve in vitro fertilizasyon-intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu sonuçlarına etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BULUT VARLI

Danışman: BATUHAN ÖZMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Polikistik Over Sendromu (PKOS) olan ve olmayan hastalarda anoreksijenik peptid düzeyleri arasındaki farklılıkları saptamayı ve bu peptidlerin İVF/İCSİ sonuçlarına olan etkilerini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 83 infertilite tanısı olan hasta iki grupta: Kontrol grubu (n=42) ve PKOS grubu (n=41) değerlendirildi. Kontrol grubunu erkek infertilitesi, tubal faktör veya izah edilemeyen infertilite nedeniyle İVF/İCSİ'ye yönlendirilen hastalar, PKOS grubunu ise 2003 Rotterdam Kriterleri'ne göre PKOS tanısı alan hastalar oluşturmaktaydı. GnRH agonist veya antagonist rejimi ile KOH (kontrollü ovaryen hiperstimülasyon) yapılmadan önce her iki gruptaki hastalardan bazal serum anoreksijenik peptid düzeylerini tespit etmek için serum numuneleri alındı ve saklandı. Toplanan oosit sayısı, MII oosit sayısı, en iyi kalitede embriyo sayısı, klinik gebelik ve OHSS oranları korele edildi. Sonuçlar: PKOS'lu hastalar da serum obestatin düzeyleri kontrol grubundan anlamlı derecede düşük saptandı. Toplanan oosit sayısı ve MII oosit sayısı PKOS grubunda her ne kadar daha yüksek olsa da en iyi kalite de embriyo sayısı ve klinik gebelik oranları iki grup arasında benzerdi. PKOS grubunda OHSS ile daha sık karşılaşıldı ve bu kişiler de obestatin düzeyleri anlamlı derecede daha düşüktü. Yorum: Serum anoreksijenik peptid düzeyleriyle PKOS'lu kişilerde ve normal kişilerde klinik gebelik oranları arasında korelasyon bulunmadığından bu peptidler İVF/İCSİ başarısını öngörmede uygun belirteçler olarak gözükmemektedir. Sadece obestatin OHSS gelişebilecek hastaları önceden belirleme de etkili olabilir.