Yatırımcı psikolojisi: İMKB üzerine ampirik bir çalışma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İŞLETME ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERPİL DÖM
Danışman: YALÇIN KARATEPE
Özet:ÖZET Ekonomide bireyler, devamlı olarak kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan rasyonel varlıklar olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda, rasyonel varlıklar olarak insanlar kendi hatalarını sistematik olarak tekrar etmekten kaçınmaktadır. Beklenen Fayda Teorisi (EÜT) ve Etkin Pazar Kuramı (EMH) gibi temel ekonomik teoriler rasyonel bireyler olarak tercihlerini optimize etme çabası içerisinde olduğunu öne sürmektedir. Psikolojiyi kendine dayanak alan davranışsal yaklaşımda ise, bireylerin irrasyonel davranış ve tekrarlanan yargı hataları gösterdiğine ilişkin birçok durum deneysel olarak ortaya konulmuştur. Davranışsal finansta; rasyonel karar verici modeline alternatif olarak irrasyonalite ya da sınırlı rasyonellik (bounded rationality) yaklaşımı benimsenmiştir. Bu anlamda, irrasyonel davranışların geçici olmadığı, aksine sistematik olarak etkilediği ve düzenlilik gösterdiği de ifade edilmektedir. Geniş anlamda finansal kararlar, dar anlamda ise yatırım kararlan; büyük karmaşıklık ve belirsizlik içermesi nedeniyle, sezgilerin ve hislerin alman kararlarda etkin olduğu görülmektedir. Buna temel gerekçe olarak ise, insan bilişi (human cognition) gösterilmektedir. KT Beklenti Teorisi (Prospect Teori), sınırlı rasyonalite teorileri (theories of bounded rationality) ile hevristikler ve bilişsel önyargılara ilişkin çalışmalar bilişsel noksanlıklara (sınırlılıklara) dayalı yaklaşımın sonucunda ortaya çıkmıştır. 267Yapılan araştırmalar insanların yatırım kararlarında rasyonel olarak riskten kaçınmak, tercihlerini optimize etmek ve portföyünü çeşitlendirmek istemekle birlikte, bunu uygulamada gerçekleştiremediğini ortaya koymaktadır. Buna temel gerekçe olarak ise; hevristikler, bilişsel önyargılar ve duygusal faktörleri kapsayan psikolojik önyargılar gösterilmektedir. Psikolojik önyargılar sonucunda, bireysel yatırımcılar; kazananları çok çabuk elden çıkarırken, kaybedenleri ise çok uzun süre elde tutmakta, sürü davranışı göstermekte, aşın güvenli olarak çok sık ve zararına işlem yapmakta, aşina oldukları hisselere duygusal olarak bağlanmakta ve onları izlemekte, aşın ya da düşük reaksiyon göstermekte, kendi inançlarını destekleyici bilgiyi arama ve diğer bilgileri reddetme eğiliminde olmaktadır. Sonucunda da; daha fazla vergi ve komisyon ödemekte, daha büyük kayıplara maruz kalmakta, daha düşük getiri elde etmekte, uzun vadede daha yüksek getiri elde etme şansım kaybetmekte ve yatırımcıyı yüksek fiyatlı satın alma ve düşük fiyatlı satmasına neden olan fiyat köpüklerine katılmasına yolaçmaktadır. Bir başka deyişle; yatırım kararlan rasyonel temelli olmaktan ziyade, sezgilere ve hislere dayalı alınmaktadır. Bu çalışmada, literatürde ortaya konulan temel bulgular çerçevesinde; İMKB bireysel yatırımcılarının davranışları ve psikolojik yönelimleri belirlenmeye çalışılmaktadır. Mevcut bulgular; ÎMKB bireysel yatırımcısının yatırım kararlan alırken ortak yargı hataları gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda literatürdeki bulgular ile çalışmada elde edilen bulgular büyük ölçüde örtüşmektedir. 268