NAZOLAKRİMAL KANAL TIKANIKLIĞI OLAN HASTALARDA BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İLE LAKRİMAL DRENAJ SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ANATOMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU KAZANCI
Danışman: Nihal Apaydın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızda canalis nasolacrimalis tıkanıklığı olan hastalarda, tıkanıklık olan ve olmayan taraflardaki apparatus lacrimalis'e ait yapıların morfolojik ve morfometrik özelliklerini BT görüntülerinde karşılaştırmalı olarak belirlemeyi, inflamasyonun etkisi ile intranasal mukoza kalınlığının tıkanık tarafta sağlam taraftan farklılık gösterip göstermediğini incelemeyi, sutura frontozygomatica ve frontonazal açının canalis nasolacrimalis'in boyutu ve çapına etkisi olup olmayacağını değerlendirmeyi amaçlanmıştır. Çalışmaya Mart 2019- Ocak 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Oküloplasti polikliniğine tek taraflı epifora şikayeti ile başvuran ve "eksternal dakriyosistorinostomi (EDSR)" yapılmış takipli hastaların cerrahi öncesi değerlendirme için çekilen paranazal sinus bilgisayarlı tomografileri (BT) retrospektif olarak taranmış ve dahil edilme kriterlerine uygun 37 hasta dahil edilmiştir. BT görüntüleri üzerinde, 25 yıl ve 10 yıl deneyime sahip olan iki radyolog tarafından, canalis nasolacrimalis'in uzunluğu, kalınlığı, fossa sacci lacrimalis'in vertikal uzunluğu, crista lacrimalis anterior'un kalınlığı ve cellulae ethmoidales'e uzaklığı, intranazal mukoza kalınlığı, frontonazal açı ve her iki sutura frontozygomatica'lar arası uzaklık gibi parametreler değerlendirilmiştir. Aynı hastada bile farklı taraflarda canalis nasolacrimalis'te darlık olması klinikte kronik dakriyosistit olarak karşımıza çıkmaktadır. Fossa lacrimalis'in vertikal genişliğine göre kemik pencereyi belirlememiz gerektiğini ve çalışmamızın Türk toplumunda normal sayısal verilerinin kısmen elde edilmesi açısından özellikle önemli olduğunu düşünüyoruz. Türk toplumunda crista lacrimalis anterior ile cellulae ethmoidales arasındaki mesafeyi belirleyen bir çalışma bilgimize göre daha önceden yapılmamıştır. Ancak bu mesafenin bilinmesi özellikle ameliyat sırasında gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek için çok önemlidir. Gelecekte yapılacak çalışmalara cellulae ethmoidales'in farklı tiplerinin analiz edilerek varyasyonlarının EDSR ameliyatları açısından değerlendirilmesinin de cerrahlar için yol gösterici olduğunu düşünüyoruz.