Tip 2 diyabet hastalarında bakım kalitesi ve tedaviye uyum düzeyi ile yaşam kalitesi ve yatış maliyetleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET IŞIK

Danışman: Yasemin Akbulut

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde yatarak tedavi gören Tip 2 DM hastalarının sosyodemografik ve hastalık özelliklerini ortaya koymak, sunulan kronik hastalık bakımını, hastaların ilaç uyum seviyelerini, diyabete bağlı yaşam kalitesini değerlendirmek, Tip 2 DM hastalarına sunulan kronik hastalık bakımının, ilaç uyumunun, yaşam kalitesi ve yatış maliyetlerinin hastaların sosyodemografik, hastalık özelliklerini göre farklılıklarını ortaya koymak, kronik hastalık bakımı, ilaç uyumu, yaşam kalitesi ve hastaneye yatış maliyetleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve hastaların yatış maliyetlerini hesaplamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesinde birinci tanısı Tip 2 DM olan ve yatarak tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırma için örneklem büyüklüğü 1.079 kişilik evrenden %95'lik güven düzeyinde, 283 hasta olarak hesaplanmıştır. Veri toplama aracı olarak; sosyodemografik ve hastalık özelliklerine yönelik bilgi toplama formu, kronik hastalık bakımını değerlendirme ölçeği, ilaç uyumunu bildirim ölçeği ve diyabet ile ilişkili yaşam kalitesini değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Maliyetler, geri ödeme kurumu perspektifinden hizmet başı ödeme yöntemi ile hesaplanmıştır. Verilerin analizinde; Kruskal Wallis H testi, Mann Whitney U testi, Post-hoc olarak Bonferroni düzeltmesi ile Mann Whitney U testi ve çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kronik hastalık bakımını değerlendirme skoru 2,37 (±0,84) olarak saptanmıştır. Hastaların eğitim seviyesi yükseldikçe kronik hastalık bakımını değerlendirme skoru (β=0,312, p<0,001) ve ilaç uyum düzeyleri (β=0,302, p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmektedir. Tedavisinde sadece insülin kullanan Tip 2 DM hastaların kronik hastalık bakımını değerlendirme skoru, tedavilerinde sadece OAD ilaç kullanan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur (β=0,140, p=0,009). Tavsiye edilen aralıklarla hekim kontrolüne giden Tip 2 DM hastalarının kronik hastalık bakımını değerlendirme skoru (β=0,304, p<0,001) ve ilaç uyum düzeyleri (β=0,225, p<0,001) tavsiye edilen aralıklarla hekim kontrolüne gitmeyen hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir. Tip 2 DM hastalarının diyabete bağlı komplikasyon sayısı artıkça, kronik hastalık bakımını değerlendirme skoru (β=-0,157, p=0,003) ve ilaç uyum düzeyleri (β=-0,211, p<0,001) düşmekte, diyabet ile ilişkili yaşam kalitesini (β=-0,176, p=0,002) olumsuz etkilemektedir. Tip 2 DM, diyabet ile ilişkili yaşam kalitesi ölçeğinde yer alan tüm yaşam kalite aktivite alanlarını olumsuz etkilemektedir. Araştırma kapsamındaki Tip 2 DM hastalarının yaşam kalitesi ağırlıklı etki puanı -2,02 (±1,55) olarak saptanmıştır. Tip 2 DM hastalarını olumsuz etkileyen en yüksek yaşam kalite aktivitesi sırasıyla yeme içme özgürlüğü, bedensel aktivite ve yaşam şartları olarak saptanmıştır. Tip 2 DM hastalarının gelir seviyesinin artması, olumsuz yaşam kalitesindeki azalma ile ilişkilendirilmiştir (β=-0,133, p=0,023). Hastalık süresinin artması, diyabet ile ilişkili yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir (β=-0,118, p=0,040). Hastaların ilaç uyum düzeylerinin artması, diyabet ile ilişkili yaşam kalitesini artırmaktadır (β=0,459, p<0,001). Araştırma kapsamında Tip 2 DM hastalarının geri ödeme kurumu perspektifinden ortalama fatura tutarı 1.291,15 TL (115,17$) olarak hesaplanmıştır. En yüksek ortalama maliyet sırasıyla %27,32 (99.077,07 TL) yatak, %24,15 (87.601,30 TL) ilaç ve %21,84 (79.200,91TL) diğer kalemler (damaryolu açılması, steril tüp birleşmesi vb.) oluşturmuştur. Geri ödeme perspektifinden en yüksek işlem maliyetinin hemodiyaliz 2.188,2 TL (±1496,77), en düşük işlem maliyetinin ise konsültasyon 21,71 TL (±19,04) olduğu bulunmuştur. Tip 2 DM bağlı bir komplikasyonu olan hastaların yatış maliyeti, komplikasyonu bulunmayan hastaların yatış maliyetinin yaklaşık 3,4 katı, iki ve üç komplikasyonu olan hastaların yatış maliyeti ise, komplikasyonu bulunmayan hastaların yatış maliyetinin yaklaşık 6,5 katı olarak hesaplanmıştır. Tip 2 DM hastalarının yatış gün sayısı artıkça, hastane yatış maliyetleri artmaktadır (β=0,656, p<0,001). Tip 2 DM hastalarının yatış maliyetleri ile hastaneye yatış yerleri (β=0,225, p<0,001) arasında istatistiksel anlamlı olarak pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Acil servisten yatış yapan Tip 2 DM hastalarının ortalama maliyeti, poliklinikten yatış yapan hastaların maliyetinin yaklaşık 4 katı olarak hesaplanmıştır. Tip 2 DM, dünyada ve Türkiye'de prevalansı artış gösteren kontrol altına alınmadığında yaşamı tehdit edebilen, ülkelere ciddi maliyetlere sebep olan bir hastalıktır. Alınacak çeşitli önlemlerle hastalığın kontrol altında tutulması mümkün olabilir. Bu bağlamda, ulusal düzeyde obezitenin mevcut durumun tespit edilerek, eyleme yönelik istek ve kararlılık sağlanması ve bir an önce uygulamaya geçilmesi, uygulamaya yönelik gerekli finansal desteğin ilgili Bakanlıklar tarafından sağlanması önerilebilir. Tip 2 DM hastalarının hekime ulaşma konusunda kısıtlı olduğu dönemlerde (pandemi kısıtlamaları, randevu yoğunluğu gibi), diyabet hastalarının kendi takip ve bakımlarına yönelik sorularına cevap bulabilecekleri iletişim alt yapısı oluşturulması, evde bakım hizmetine ihtiyaç duyan bakıma muhtaç diyabetlilere yönelik hizmetlerin yerel yönetimler ile iş birliği içerisinde sağlanması önerilebilir. Hastanelerde diyabet hemşiresi sayısının en az ikiye çıkarılması, bu hemşirelerin görev tanımları yapılarak başka görevler verilmemesi önerilebilir. Hastanın takibi ve koordinasyonu maksadıyla "Diyabetli Hasta İzlem Programı" nın oluşturulması, Tip 2 DM hastalarının tavsiye edilen aralıklarla hekim kontrolüne gitme davranışını kolaylaştırıcı uygulamaların yaygınlaştırılması, diyabet poliklinikleri sayısının artırılması, diyabet hastalarının periyodik kontrol randevularının yıl içerisinde belirlenmesi önerilebilir. Tip 2 DM hastalarının beslenme programlarının diyetisyen tarafından hazırlanması, glisemik kontrolü yanı sıra hastanın metabolik kontrol sonuçlarını iyileştiren, beslenme alışkanlığının ve gelir durumlarının da dikkate alındığı beslenme programlarının hazırlanması, ekonomik yönden dezavantajlı diyabetlilere özellikle yerel yönetimler vasıtasıyla ekonomik destek, beslenme yardımı, sağlık hizmetlerine ulaşım gibi desteklerin sağlanması, hastaların özyönetim becerilerinin artırılması amacıyla klinik yönergeleri takip eden klasik tedavi metotları yerine, hasta merkezli bireysel sosyal ve kültürel farklılıkları dikkate alan, karar verme ve tedavi süreçlerinde hastaya danışan, ihtiyaçları konusunda fikirlerini alan bir yaklaşım benimsenmesi, uygulamaya dönük ilgili paydaşları da içine alan "Ulusal Diyabet Önleme Programı" nın hazırlanması, aile hekimlerinin kendi nüfusuna kayıtlı kişilerin diyabet risk analizlerini yapması ve Tip 2 DM yönünden riskli grupların belirlenmesi, uygulama sonuçların Sağlık Bakanlığı "Ulusal Diyabet Önleme Programına" aktarılması, tespit edilen risk grubu aile hekimlerine davet edilerek invaziv yöntemlerle test edilmesi önerilebilir. Gıda güvenliğine yönelik enerji yoğun gıdaların, hızlı tüketilen yiyeceklerin, yoğun şeker ile tatlandırılmış içeceklerin ve trans yağ içeren gıdaların ulaşılabilirliğini ve tüketimini azaltacak yasal ve ticari önlemlerin alınması, diyabet hastalarının egzersiz yapacakları spor alanlarının oluşturulması, yürüyüş parkurlarının yapılması, diyabet hastalarını fiziksel aktivitelerini teşvik etmek amaçlı özel spor eğitmenleri tarafından diyabet hastası gruplarına özel egzersiz programlarının oluşturulması önerilebilir. Diyabet okulu uygulaması yerine eğitimin kişiselleştirildiği kanıta dayalı eğitimin sağlandığı, diyabet eğitim merkezlerinin açılması, diyabet ve obeziteye yönelik farkındalık çalışmaları yapılması, diyabete yönelik ulusal düzeyde teknolojik ve dijital uygulamalar geliştirilmesi, geri ödeme kurumunun karşılamakta olduğu mikro infüzyon pompası, seti ve rezervuarın geri ödeme payı arttırılması, ayrıca sürekli kan şekerini takip sensörlerinin geri ödeme kapsamına alınması önerilebilir. Bu bağlamda, tedavi konusunda hasta merkezli, bireysel sosyal ve kültürel farklılıkları dikkate alan, karar verme ve tedavi süreçlerinde hastaya danışan, ihtiyaçları konusunda fikirlerini alan bir kronik hastalık bakım yaklaşımının benimsenmesi ve hastaların ilaca uyumunun sağlanması beraberinde komplikasyonlarının önlenmesi ya da geciktirilmesi ile hastaların yaşam kalitesinin artırılması ve hastane maliyetlerinin azaltılması sağlanabilir.