Tek Ebeveynli Ailelere Yönelik Sosyal Hizmet Müdahalesinde Yapısal Aile Terapisi Yaklaşımının Kullanılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECE PARLAK ÜNLÜ

Danışman: Ayşe Sezen Serpen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmanın amacı, yapısal aile terapisi temelinde tek ebeveynli ailelere yönelik yapılandırılan ve uygulanan sosyal hizmet müdahalesinin, tek ebeveynli ailelerin aile işlevselliklerine etkisinin incelenmesidir. İç içe karma desen, deneysel yöntem ve ön- test son-test kontrol gruplu randomize desen ile tasarlanan bu araştırma kapsamında, tek ebeveynli ailelerin aile işlevselliklerinin artırılmasına yönelik sosyal hizmet planlı müdahale sürecini içeren 6-8 oturumdan oluşan sosyal hizmet müdahalesi geliştirilmiştir. Sosyal hizmet müdahalesinin süreç analizi ve tematik analizi için MAXQDA 24 Analytics Pro, aile işlevsellik düzeyine etkisine yönelik analizleri için IBM SPSS Statistics 30 kullanılmıştır. Sosyal hizmet müdahalesi kapsamında, tanışma/bağlantı kurma basamağında ailelerle ilk temas kurulmuştur. Ön değerlendirme basamağında, tek ebeveynli ailelerin yapı, sınırlar, kurallar, hiyerarşi, koalisyon ve alt sistemlerini içeren aile dinamiklerindeki işlevsiz etkileşimler incelenmiştir. Planlama basamağında, ailelerin öncelik ve önem sıralamasına göre üzerinde çalışılacak işlevsiz etkileşimlere yönelik hedefler belirlenmiştir. Aile rolleri ve kurallarındaki belirsizlik, iç içe geçme örüntüleri, hiyerarşi, duygusal tepki verme, iletişim, problem çözme, ebeveyn becerilerinde yetersizlik ve sınırlardaki belirsizlik tek ebeveynli ailelerde işlevsiz etkileşimlerin göstergeleri olarak hedefler kapsamında ele alınmıştır. Uygulama basamağında, yapısal aile terapisi, sistem ve ekosistem yaklaşımı, güçlendirme yaklaşımı, feminist aile terapisi, KSÇOAT, BDAT ve terapötik yöntem ve tekniklerden yararlanılarak tek ebeveynli ailelerde farkındalık geliştirme ve yeniden yapılandırma sağlanmıştır. Son değerlendirme ve sonlandırma basamaklarında, tek ebeveynli ailelerin, sosyal hizmet müdahale sürecine yönelik genel değerlendirmelerinin ve kazanımlarının incelenmesiyle süreç tamamlanmıştır. Son olarak, izleme basamağında, tek ebeveynli ailelerdeki değişim, elde edilen kazanımların sürdürülmesi ve aile işlevselliği üzerindeki olumlu etkileri değerlendirilmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarında, tek ebeveynli ailelerin, gereken ilgiyi gösterme, duygusal tepki verme, davranış kontrolü, aile rolleri ve problem çözme alanlarında zorluklar yaşadığı gözlemlenmiştir. Aile işlevsellik boyutları bağlamında, problem çözme, iletişim ve duygusal tepki verme becerilerinde yetersizlik, iç içe geçmeye dayalı örüntüler, aile kural ve rollerindeki belirsizlik, hiyerarşideki dengesizlik ve ebeveynleşme, tek ebeveynli ailelerde öne çıkan işlevsiz etkileşim kalıpları olarak belirlenmiştir. Sosyal hizmet müdahalesi aracılığı ile tek ebeveynli ailelerin, sahip olduğu işlevsiz etkileşim kalıplarına yönelik farkındalık kazanmaları ve işlevsiz etkileşim kalıplarının yeniden yapılandırılmasıyla aile işlevselliğinin artırılması sağlanmıştır. Araştırma nicel verilerle desteklenerek grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalar sonucunda, istatistiki olarak deney grubundaki tek ebeveynli ailelerin, aile işlevsellik puan ortalamalarında anlamlı bir değişim gerçekleştiği tespit edilmiştir. Tek ebeveynli ailelerin dezavantajlı konumu, yeni sosyal risklere açık olmaları, yoksulluk ve ekonomik yetersizliklerle mücadele etmeleri, ayrımcılık ve damgalanmaya maruz kalmaları, sosyal yardım ve hizmetlere erişimde yaşadıkları güçlükler, kadının tek ebeveyn olduğu aile oranlarındaki artış günümüzde tek ebeveynli ailelerin refah ve iyilik halinin geliştirilmesine, güçlendirilmesine ve aile işlevselliğinin artırılmasına duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu araştırma kapsamında gerçekleştirilen sosyal hizmet müdahalesi, tek ebeveynli ailelerle çalışırken uygulayıcılar için bir rehber niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda ulusal düzeyde tek ebeveynli ailelere yönelik sosyal hizmet müdahalelerin yaygınlaştırılması önerilmektedir.