Çocuklarda kardiyak kateterizasyon sonrası gelişen trombotik komplikasyonların sıklığının, risk faktörlerinin ve prognozunun belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERDAL PAZAR
Danışman: ELİF İNCE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çocuklarda Kardiyak Kateterizasyon Sonrası Gelişen Trombotik Komplikasyonların Sıklığının, Risk Faktörlerinin ve Prognozunun Belirlenmesi Giriş, Gerekçe ve Amaç: Kardiyak kateterizasyon (KK), konjenital ya da edinsel kalp hastalığı olan olgularda tanı ve tedavide önemli yeri olan, sık kullanılan hızlı, güvenilir bir yöntemdir. Bu çalışmada: Kardiyak kateterizasyon yapılan hastalarda profilaktik heparin uygulaması sonrasında trombotik komplikasyonların gelişme sıklığının belirlenmesi, tromboz gelişen hastalarda risk faktörlerinin saptanması, tromboz gelişen hastalarda antitrombotik ve trombolitik tedavi başarısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda kliniğimizde 1990 yılından bu yana yapılan kardiyak kateterizasyon işleminin son 7 yıldaki hasta verileri derlenerek vaka sayısı ve tromboz dışı komplikasyon oranlarının saptanması amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: 2006-2012 yılları arasında AÜTF Pediatrik Kardiyoloji Bilim Dalı tarafından kardiyak kateterizasyon yapılan tüm hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Toplam 692 hastaya yapılmış olan 778 KK işlemi değerlendirildi. İşlem sonrası komplikasyon bilgisine ulaşılan 761 KK işleminde nabız farkı saptanma oranı %11,7 (89/761), tromboz saptanma oranı %3,7 (28/761) idi. Hastaların ortanca yaşı 2,84 yıl (0-20,069), vücut ağırlığı (VA) 13kg (2-81) idi. Hastaların 523'üne (%68,7) tanısal, 237'sine (%31,1) girişimsel işlem yapılmıştı. Nabız farkı gelişen hastalarda ortalama VA, yaş, vücut yüzey alanı (VYA) ve kateter boyutu gelişmeyen gruba göre daha küçüktü. Yaş ≤2, VA ≤10 kg, VYA ≤0,5 m², yenidoğan ve çoklu kardiyak defekti olan hastalarda nabız farkı saptanma oranı anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Çok değişkenli regresyon analizinde sadece VA ≤10 kg olanlarda nabız farkı gelişme riskinin 5,53 kat fazla olduğu görüldü. Tromboz gelişen hastalarda ortalama VA, yaş, vücut yüzey alanı (VYA) ve kateter boyutu gelişmeyen gruba göre daha küçüktü. Yaş ≤2, VA ≤10 kg, VYA ≤0,5 m² olan hastalarda tromboz gelişme oranı anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü. Çok değişkenli regresyon analizinde sadece VA ≤10 kg olanlarda nabız farkı gelişme riskinin 4,37 kat fazla olduğu görüldü. Tromboz gelişmiş olan hastalarda faktör V Leiden (FVL) mutasyonu taşıyıcılığı %29,1 (7/24), MTHFR gen mutasyonu homozigot olan %12,5 (3/24), heterozigot olan %25 (6/24) bulunmuştur. Trombolitik tedavi uygulanan 10 hastanın 3'ünde (%30) tam, 4'ünde (%40) kısmi tromboliz sağlanmış, 3 hastada (%30) ise tromboliz başarılı olmamıştır. Uzun süreli izlemde tromboz gelişen hastaların %71,4'ünün (15/21) tamamen normale döndüğü, %23,8'inde (5/21) femoral arterinde tedavi gerektirmeyen sekel kaldığı, %4,7'sine (1/21) iliofemoral by-pass operasyonu yapıldığı belirlendi. Sonuç: Hem nabız farkı hem de tromboz gelişimi için VA ≤10 kg olan hastalar önemli risk altındadır. Yaş ve VA küçük olan hastalarda işlem sırası ve sonrasında daha dikkatli olunmalı, nabız farkı gelişirse erken dönemde tromboz araştırılarak gerektiğinde endikasyonuna göre trombolitik tedavinin erken başlanması uygun olacaktır. Tromboz gelişmiş olan hastalarda sağlıklı Türk çocuklarına oranla FVL mutasyonu sıklığı daha yüksektir. Tromboz saptanan hastalarda trombofilik risk faktörlerinin araştırılması faydalı olmakla birlikte kesin öneri verebilmek için randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Kardiyak kateterizasyon, Arteryel Komplikasyon, Tromboz, Vasküler komplikasyon, Heparinizasyon.